3. Hukuk Dairesi 2020/110 E. , 2020/6282 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 10/11/2020 tarihinde davalı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karar…
**3. Hukuk Dairesi 2020/110 E. , 2020/6282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 10/11/2020 tarihinde davalı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; elektrik abonesi olduğu davalı şirketin 01/05/2011 ila 30/11/2014 dönemlerinde düzenlediği faturalar ile kendisinden kayıp-kaçak bedeli ile bu bedel üzerinden belediye tüketim vergisi, enerji fon bedeli, ... payı ve KDV tahsil ettiğini, işbu bedellerin tüketim ve hizmet karşılığı olmaması nedeniyle tahsilinin mevzuata aykırı olduğunu, zira kayıp-kaçak bedelinin elektrik enerjisinin nakli sırasında meydana gelen kayıplarla, başkaları tarafından yasal olmayan yollarla kullanılan elektrik enerjisinden oluştuğunu, kaçak elektrik bedelinin hem dürüst abonelerden hem de kaçak elektrik kullananlardan tahsil edilmesinin mükerrer tahsilata neden olduğunu, bu itibarla kayıp-kaçak bedeli ve ferilerinden sorumlu olmadığını, gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/05/2014 tarih ve 2013/7-2454 E. 2014/679 K. sayılı kararı gerek Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin aynı yöndeki kararları ile elektrik abonelerinden tahsil edilen bu bedellerin iadesinin gerektiğine karar verildiğini ileri sürerek; 199.445,20-TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, istirdadı istenilen bedellerin ilgili mevzuat çerçevesinde abonesi olan davacı şirkete yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 198.705,13-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine Dairece verilen 17/04/2018 tarihli ve 2016/13881 E. 2018/4135 K. sayılı kararla; karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve dava konusu yapılan bedeller ile ilgili olarak halen devam eden davalarda da uygulanması gereken hükümler içeren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17 nci, geçici 19 uncu ve 20 nci maddelerinin somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi için bozulmuştur.