11. Hukuk Dairesi 2009/2832 E. , 2010/8862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2007/97 - 2008/302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2009/2832 E. , 2010/8862 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2007/97 - 2008/302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından taşıma rizikolarına karşı sigortalanan emtianın gümrükten davalı antreposuna davalıya ait kamyonlarca taşınması sırasında hasara uğradığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rucuan tahsili amacıyla yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, gümrük aşamasına kadar sigortalı emtianın taşınmasının başka firmaca yerine getirildiğini, hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin belli olmadığını, müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, dava hakkının düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, emtianın yurtdışından yurtiçine gümrüğe kadar başka firmaca taşındığı, buradan da davalı antreposuna davalı tarafından taşımasının gerçekleştirildiği, hasarın bu aşamada ve davalı kusuru ile gerçekleştiği hususunun davacı tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm doğru değerlendirmeler içermediği gibi temel alınan bilirkişi raporu da karar vermeye yeterli değildir. Davacının taşıma rizikolarına karşı sigortaladığı aydınlatma emtiasının dava dışı firma tarafından havayolu ile Çin’den, Türkiye’ye Atatürk Hava Limanı gümrük alanına kadar taşındığı, buradan da davalı tarafından gümrük antreposuna taşımasının gerçekleştirildiği, 09.12.2005 tarihinde tutulan tutanakla mal sahibi sigorta ettirene iki adet aydınlatma aracının dış kısımlarında bulunan muhafazalarının hasarlı olarak teslim edildiği ve bu tutanakta davalının temsilcisi konumundaki antrepo yetkilisinin imzasının bulunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, hasarın davalının sorumluluğunun başladığı kesitte meydana geldiğini iddia etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin taşıyıcı olmadığını, sigortalı malların gümrük işlemlerini yerine getirdiğini, araçları ile gümrük antreposuna taşıdığını savunmuştur. Taraflar arasındaki çekişme, hasarın, davalının sorumluluğu kesitinde meydana gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı, dava dışı hava taşıyıcısının malları teslim etmesi sonrasında ihtirazi kayıtsız şekilde eşyaları teslim alarak gümrük entreposuna götürmüş ve hasarlı teslim etmiş ise karine olarak bu hasarın kendi taşıma kesitinde meydana geldiğinin kabulü gerekir. Bu halde, davalı hasardan dolayı sorumsuzluğunu kanıtlamalıdır. Ancak, mahkemece, dava dışı hava taşıyıcısının sorumluluğunun ne zaman sona erdiği, gümrük komisyoncusu olan davalının sorumluluğunun ne zaman başladığı, gümrük mevzuatı bakımından davalının konumu, 09.12.2005 tarihli tutanağın kural olarak davalıyı bağlayacağı hususları üzerinde hiç durulmamıştır. Esasen, bilirkişi kurulu raporunda da anılan hususlara hiç değinilmemiştir. O halde, taşınan emtialara ilişkin gümrük belgelerinin onaylı örneği getirtilip, aralarında taşıma hukuku ve gümrük mevzuatı alanlarında uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.