11. Hukuk Dairesi 2008/5427 E. , 2010/1538 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2007 tarih ve 2005/784 - 2007/557 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan .... avukatı ... ve .... avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıkta…
**11. Hukuk Dairesi 2008/5427 E. , 2010/1538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2007 tarih ve 2005/784 - 2007/557 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan .... avukatı ... ve .... avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı ... şirketlerine sigortalı olup, 08.08.2005 günü Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde meydana gelen aşırı yağışlarda işyerinin sular altında kaldığını, ihtarnameye rağmen hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte 2.220.000 YTL tazminat ile 470.000 YTL KDV'nın en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı .... vekili, davacı tarafç a belirtilen hasarın fahiş olup, toplam 118.785 Euro dışındaki hasar bedelinden müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili, hasar ihbarından sonra makul bir süre içerisinde ekspertiz incelemesi yapılarak, 14.09.2005 tar8ihli rapor ile gerçek zararın belirlendiğini, poliçe kapsamındaki gerçek zararın ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin rizikoyu müşterek sigortayı düzenleyen TTK'nun 1285.maddesine göre müştereken paylaştıkları, her iki sigorta şirketinin de sigorta poliçelerine sel ve su baskını hasarlarından dolayı ayrı ayrı muafiyet hükmü koyduğu, toplam muafiyetin 50.000 Euro ile sınırlı olduğu, toplam zarar miktarından 1.945.179,72 YTL'nın 19.07.2007 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karar, Davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava, davalı ... şirketlerine müştereken sigortalı işyerinde meydana gelen zarar nedeniyle sigorta alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirkete ait işyerinde 06.08.2005 tarihinde yağan aşırı yağmur nedeniyle zarar meydana gelmiş, olaydan hemen sonra 08.08.2005 günü davacı taraf mahkeme aracılığı ile delil tespiti yaptırmıştır. Tespit sonrası alınan 12.08.2005 tarihli bilirkişi raporunda tamamen zayi olan boya nedeniyle uğranılan zarar miktarının 1.069.507 YTL olduğu belirtilmiştir. Ancak, davalı ... AŞ vekili tarafından 30.11.2007 havale tarihli dilekçe ekinde sunulan ve davacı vekilince de karşı çıkılmayan iki ayrı zarar bildirim formunda davacı, tam zayi olan boya bedelinin 65.035 YTL olduğunu bildirmiştir. Bu formlardan birisinde “Çıkabilecek diğer hasarlar saklı kalmak kaydıyla” şerhi olduğu halde, her iki formda da “Diğer kısmen hasarlı olan kumaşlarımızın hala kurtarma çalışmaları devam etmektedir.” denilmektedir. Davacı taraf, tam zayi olan boyanın 65.035 YTL değerinde olduğunu iki kez davalı tarafa bildirdikten sonra, boyalardaki zarar miktarında bundan sonra nasıl bir artış olduğuna dair yeterli delil ibraz etmemiş, bu konuda davalı tarafa başka bir bildirimde de bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece davacıyı, davalı tarafa gönderdiği hasar bildirim formlarında yazılı miktarlarda zararı benimsemiş olarak kabul edilerek, bu kalemler üzerinden gerçek zararın belirlenmesi amacıyla uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından gönderilen hasar bildirim formları dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 2-Öte yandan; davacı tarafa ait işyeri davalı ... şirketleri tarafından TTK'nun 1285.maddesi gereğince müştereken sigortalamış olup, anılan madde hükmüne göre davalı ... şirketlerinin sorumlu olduğu miktarın hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, davalıların hükmedilen toplam zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.