1. Ceza Dairesi 2025/8870 E. , 2026/2032 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3536 E., 2025/2990 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz eden…
1. Ceza Dairesi 2025/8870 E. , 2026/2032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3536 E., 2025/2990 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 92. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli ve 2025/133 Esas, 2025/166 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/3536 Esas, 2025/2990 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 27... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve ilk derece mahkemesinin hüküm duruşması ve sanıklar müdafilerine ek savunma hakkı tanınan celse tarihinde yürürlükte bulunan 7532 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 226/4.maddesine göre "Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, sanığa ve varsa müdafie yapılır. Müdafi sanığa tanına haklardan onun gibi yararlanır. Sanığın dosyada var olan son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi halinde müdafine yapılan bildirimler yeterli kabul edilir." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak iddianamede bulunmayan, Cumhuriyet savcısının mütalaasında yer almakla birlikte sanıkların yüzüne okunmayan 5237 sayılı Kanun'un 87/2-b maddesinin uygulanması ihtimaline binaen sanıklara anılan yasal düzenlemeye uygun biçimde ek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 191/1-b ve 226. maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının sınırlandırılması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/3536 Esas, 2025/2990 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklandığı üzere sanıkların savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanık ...'ın tutuklulukta geçirdiği süre ve bozma ilamının içeriği dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 92. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.03.2026 tarihinde karar verildi.