4. Ceza Dairesi 2023/1290 E. , 2025/498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇTAN ZARAR GÖREN : Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü SUÇ : İmar kirliliğine neden olma KARAR : Temyiz talebinin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine verilen ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durum
**4. Ceza Dairesi 2023/1290 E. , 2025/498 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇTAN ZARAR GÖREN : Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü SUÇ : İmar kirliliğine neden olma KARAR : Temyiz talebinin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine verilen ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bozma üzerine Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Yerel Mahkemenin 12.04.2022 tarihli ek kararıyla suçtan zarar gören vekilinin temyiz başvurusu hakkında, "temyiz hakkı bulunmadığından reddine" karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteğinin, kendilerine tebligat yapılmadığına, ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, taşınmazın vakıf adına kayıtlı olduğuna, katılma taleplerinin kabulü ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, mahkemece davanın esası yönünden verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğuna bu nedenlerle ve resen gözetilecek sebeplerle ek kararın kaldırılarak asıl kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. III. GEREKÇE Suçtan zarar gören kurumun usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmesine karşın, yöntemince kamu davasına katılmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatı bulunmayan suçtan zarar gören ve vekilinin aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, aynı Kanun'un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, suçtan zarar gören vekilinin ek karara yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin ek kararında, suçtan zarar gören vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.