Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5520 E. , 2024/3886 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5520 Karar No : 2024/3886 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek boz
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5520 E. , 2024/3886 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5520 Karar No : 2024/3886 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına asıl borçlu ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2013 yılının Ocak ila Mart dönemlerine ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının asıl borçlu şirketteki hisselerini noter hisse devir sözleşmesiyle 18/01/2013 tarihinde devrettiğinin anlaşıldığı olayda gerek beyanname verme zamanında gerek ödeme zamanlarında şirketi temsil ve ilzama yetkisi bulunmadığından kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 18/01/2013 tarihine kadar ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirketin 1910/2015 tarihinde ticaret sicilinden kaydı silinerek tüzel kişiliğinin sona erdiği, bu tarih itibarıyla hukuk aleminden kalkmış olan şirket hakkında idari işlem tesisine ve bu işlemlerin hukuk düzeninde sonuçlar doğurmasına olanak bulunmadığı, her ne kadar dava konusu ödeme emrinin 1 ila 8., 14 ila 16. sıralarındaki amme alacağının dayanağı tarh işlemlerinin gerçekleştirildiği tarihte asıl borçlu şirketin tüzel kişiliği mevcut olmakla birlikte ihbarnamelerin 09/11/2018 tarihinde tebliği usulsüz olduğundan ortada usulüne uygun olarak tahakkuk etmiş amme alacağından söz edilemeyeceği, ödeme emri içeriği diğer amme alacağının şirket tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra şirket adına yapılan tarhiyatlardan kaynaklandığı, ilgili dönem kanuni temsilcisi adına yapılması gerekirken tüzel kişiliği bulunmayan şirket adına salınan cezalı vergiler hukuki sonuç doğurmayacağından 2013 yılına ait amme alacağının 31/12/2018 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıdan kanuni temsilci sıfatıyla takibine ilişkin şartlar oluştuğundan dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının asıl borçlu şirketteki hisselerini noter hisse devir sözleşmesiyle 18/01/2013 tarihinde devrettiği, dosya içerisinde yer alan vergi inceleme raporlarında, sözü edilen şirketin 18/01/2013 tarihinde itibaren düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının saptandığı, değinilen vergi inceleme raporlarına dayanılarak salınan cezalı vergilerin kesinleştiği ve asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin tanzim edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık konusu olayda, kanuni temsilcilik sıfatı 18/01/2013 tarihinde sona eren davacının, bu tarihten sonra asıl borçlu şirketin sahte fatura düzenleme eyleminden kaynaklanan amme alacağından sorumlu tutularak adına kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık bulunmadığından dava konusu ödeme emrini iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun yazılı gerekçeyle reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.