3. Hukuk Dairesi 2016/6260 E. , 2016/9617 K. MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dilekçesinde; davalı ile evli olduklarını, davalının evin ihtiyaçla…
**3. Hukuk Dairesi 2016/6260 E. , 2016/9617 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dilekçesinde; davalı ile evli olduklarını, davalının evin ihtiyaçlarını karşılamadığını, kendisinin ev hanımı olup, bir gelirinin bulunmadığını ileri sürerek, aylık 600 TL tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, yakınlarının yardımı ile geçindiğini, davacının çocuk bakıp para kazandığını, ayrı yaşamakta haklı olmadığını bildirerek, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 250 TL tedbir nafakasına karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Yargılama sırasında, davacı adli yardım talebinde bulunmuş, mahkeme tarafından, "... davacının ekonomik durum araştırması sonucunun beklenilmesine ve araştırma sonucu geldikten sonra, adli yardım talebi hakkında bir karar verilmesine ..." şeklinde bir ara karar oluşturulmuş; ancak, sonraki aşamalarda, mahkemece adli yardım talebi hakkında bir karar verilmediği gibi, sanki talep kabul edilmiş gibi, yargılama sürdürülmüştür. 6100 sayılı HMK.'nun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. Maddesinde; “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl... çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükmü getirilmiştir. Öte yandan, HMK.'nun 114/g maddesi gider avansını dava şartı olarak düzenlemiştir. ./.. -2- Ayrıca, HMK'nun 448.maddesine göre: “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” düzenlemesi yer almakta olup, anılan düzenlemeye göre; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girecektir...." şeklinde bir düzenleme getirilmiştir. Davacı tarafından, dava açılırken, bu madde hükmüne göre, gerekli harç ve gider avansının yatırılması gerektiği halde, bu harçlar alınmadan davaya devam edilmiştir. Öyle ise mahkemece, öncelikle davacının adli yardım talebi hakkında bir karar verilmesi, oluşan şartlara göre, bu talebin kabul edilmemesi durumunda davacı tarafa HMK. madde 120 gereği, harç ve avansı yatırması için 2 haftalık kesin süre verilerek, sonucuna göre karar verilmesi, adli yardım talebinin kabul edilmesi durumunda ise, esas hakkında inceleme yapılması gerekirken, bu usuli eksiklikler giderilmeden, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...