Başvuru, tam yargı davasında hakkaniyete uygun karar verilmemesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tam yargı davasında hakkaniyete uygun karar verilmemesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/12/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Muğla'nın Yatağan İlçe Jandarma Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapmaktayken önleyici kolluk hizmeti kapsamındaki asayiş görevi sırasında bir otomobilin çarpması sonucunda ağır bir şekilde yaralanmıştır. Tedavi süreci sonunda askerliğe elverişli olmadığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) görev yapamayacağı yönünde karar verilmesi nedeniyle başvurucunun TSK ile ilişiği kesilmiştir. Başvurucu 19/4/2006 tarihinde 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat talebiyle Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde Jandarma Genel Komutanlığı tarafından 142 TL tazminat ödendiğini ancak yapılan ödemenin az olması nedeniyle dava açmak zorunda kaldığını ifade etmiştir. Başvurucu dava dilekçesinde 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'u hukuki deliller kısmında belirtmiştir. Mahkeme 28/6/2006 tarihli kararı ile dava konusunun 2330 sayılı Kanun'a göre eksik ödenen tazminata ilişkin mi olduğunun veya idarenin hizmet kusurundan kaynaklı tazminat davası mı olduğunun anlaşılamadığı gerekçesiyle yeniden dilekçe düzenlenerek davanın açılması gerektiği gerekçesiyle dilekçenin reddine karar vermiştir. Başvurucu 28/8/2006 tarihli dilekçe ile davanın 2330 sayılı Kanun'a göre eksik ödenen tazminata ilişkin olduğunu belirtmek suretiyle dava dilekçesini yenilemiştir. Mahkeme 23/1/2008 tarihli kararıyla uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili mahkemenin Muğla İdare Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Muğla İdare Mahkemesinin 7/5/2008 tarihli kararıyla Ankara İdare Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Danıştay Onuncu Dairesinin 19/9/2008 tarihli kararıyla Ankara İdare Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirlenmesi üzerine Mahkemenin 28/1/2010 tarihli kararıyla davanın esastan reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından belirlenen sakatlık derecesinin esas alınması suretiyle 2330 sayılı Kanun kapsamında hesaplanan nakdi tazminat miktarının davacıya ödendiği, dosya kapsamındaki sağlık kurulu raporunda aksi yönde bir sakatlık durumunun tespit edilmemiş olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Manevi tazminat yönünden 2330 sayılı Kanun kapamında manevi tazminat talebinin karşılanma olanağının bulunmadığı ifade edilmiştir. Danıştay Onbeşinci Dairesinin 27/2/2018 tarihli kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Başvurucunun temyiz kararına karşı karar düzeltme talebi aynı Dairenin 23/10/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 30/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir, başvurucu 14/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.