2. Ceza Dairesi 2019/14222 E. , 2020/2328 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-19/10/2015 tarihli keşif tutanağı, keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi tutanağı içeriğine göre motosikletlerin çalındığı yerin konut niteliğinde bulunmadığının belirtildiği, bilirkişi raporuna istinaden konut dokunulmazlığını bozma suçundan suça sür…
**2. Ceza Dairesi 2019/14222 E. , 2020/2328 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-19/10/2015 tarihli keşif tutanağı, keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi tutanağı içeriğine göre motosikletlerin çalındığı yerin konut niteliğinde bulunmadığının belirtildiği, bilirkişi raporuna istinaden konut dokunulmazlığını bozma suçundan suça sürüklenen çocuklar hakkında beraat kararı verildiği ve suça konu motosikletlerin sabit bir yere kilitlenerek park edilmediği de nazara alındığında suça sürüklenen çocukların eylemlerinin TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında Uludağ Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığınca 21/08/2015 tarihinde düzenlenen raporda, sanığa hafif derecede mental retardasyon tanısı konduğunun ancak hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 32/1-2. maddesi uyarınca sanığın “suç tarihi itibariyle akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve bu hastalığı nedeniyle işlediği hırsızlık fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı veya aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtildiği üzere birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususunda” Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan ya da tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04/04/2017 tarihli, 2014/13-518 Esas ve 2017/208 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, suç tarihinde 15 yaşını bitirmemiş olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı TCK’nin 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddeleri uyarınca, işlediği eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğine ilişkin rapor aldırılmadan başka bir suç için alınan rapora dayanılarak yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesi, 4- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan suça sürüklenen çocuklar hakkında bir başka dosyaya ait sosyal inceleme raporuna dayanılarak eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,