Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/1541 E. , 2024/5863 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/1541 Karar No:2024/5863 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Ürünleri Tekstil Akaryakıt Ticaret
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/1541 E. , 2024/5863 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/1541 Karar No:2024/5863 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Ürünleri Tekstil Akaryakıt Ticaret ve Sanayi A.Ş. (... A.Ş.) adına Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen idari para cezasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 541.758,00-TL'lik kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının asıl amme borçlusu ... A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olduğu ve ödeme emrinin dayanağı Kurul kararına konu alacağın yargı denetiminden geçerek kesinleştiği, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda, tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyen amme alacaklarının tüzel kişiliği temsil eden kanuni temsilcilerin şahsi mal varlığından tahsil edileceği, davalı idarece asıl amme borçlusu şirket hakkında haciz işlemlerinin uygulandığı, haciz işlemleri neticesinde alınan takyidat kayıtlarından şirketin taşınır ve taşınmazları üzerinde çok sayıda ve yüklü miktarda hacizler bulunduğunun anlaşıldığı, bir kısım hacizlerin davalı idarenin hacizlerinden önce geldiğinin görüldüğü, idarece yapılan tahkikat neticesinde düzenlenen 06/11/2017 tarihli tutanakla şirketin tüzel kişiliğine ait mal varlığının amme alacağını karşılamaya yetmeyeceğinin tespit edildiği, bu durumda asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan söz konusu kamu alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; bahse konu amme alacağının tahsili amacıyla ilk olarak asıl borçlu ... A.Ş. adına ödeme emri düzenlendiği, anılan ödeme emrinin şirkete tebliğ edildiği, buna rağmen amme alacağının ödenmediği, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmalarının sonuçsuz kaldığı ve söz konusu borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle davacı hakkında takip işlemlerine başlanarak dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasına göre şirketin, ... Mahalle'sinde bulunan ..., ..., ..., ..., ... parsel numaralı taşınmazların sahibi olduğu, söz konusu taşınmazlarla ilgili Kahramanmaraş ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde taşınmazların yaklaşık 6.000.000,00-TL değerinde olduğunun tespit edildiği, alacağın öncelikle haczedilen taşınmazların kabzı suretiyle şirketten tahsili yoluna gidilmesi gerektiği, bunun içinde haczedilen taşınmaz üzerindeki (varsa) geçerli tüm hacizlerin miktarı konusunda bir çalışma yapılarak şirketin mevcut aktifinin ödeme emrine konu borcu karşılayıp karşılayamayacağı, karşılayacaksa ne miktarda karşılayacağı, karşılamayacaksa davacının sorumlu olacağı kısım ortaya konulduktan sonra davacının sorumluluğuna gidilebileceği göz önüne alındığında, yetersiz tespitlerle ve üzerinde birçok taşınmaz bulunan şirketten henüz tahsil imkansızlığı ortaya konulmadan söz konusu kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması neticesinde, şirket mal varlığının borcu karşılamayacağının tespit edildiği, dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 03/07/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği 01/09/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden, kapatılan Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Ankara Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesinin birinci fıkrasında, "Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder." kuralı bulunmaktadır. 02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Avukatlık ücretinin kapsadığı işler" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez. ..."; "Uygulanacak tarife" başlıklı 21. maddesinde, "(1) Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin birinci fıkrasına göre, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade ettiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğu ve avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarifenin esas alınacağı kuşkusuzdur. Dosyanın incelenmesinden, ... A.Ş. adına ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla verilen idari para cezasının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen davaya konu ödeme emrinin 541.758,00-TL'lik kısmının iptali istemiyle 27/02/2018 tarihinde açılan davada, davacı tarafından Av. ...'ya verilen vekaletnamenin 24/03/2018 tarihinde dosyaya sunulduğu, ardından ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından 02/08/2018 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduğu, anılan avukat tarafından dosyaya sunulan ve 05/06/2020 tarihinde kayda giren dilekçeyle davacı vekilliğinden istifa ettiğinin bildirildiği, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, ancak anılan kararın hüküm fıkrasında davacı vekili istifa ettiği ve kararda da belirtilmediği halde davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir. Bakılan davada, davacı vekili tarafından, temyize konu kararın verildiği tarihten önce davacı vekilliğinden istifa ettiğine dair dilekçe sunulduğu, dolayısıyla nihai kararın verildiği tarih itibarıyla davanın, davacı vekili tarafından değil davacı asil tarafından takip edildiği anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince vekillikten çekilen avukat dolayısıyla davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ibaresinin çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu düzelterek onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.