8. Hukuk Dairesi 2010/4500 E. , 2011/2475 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Şanlıurfa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 17.06.2010 gün ve 623/662 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, dava dışı kişiler adına tapuda kayıtlı bul…
**8. Hukuk Dairesi 2010/4500 E. , 2011/2475 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Şanlıurfa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 17.06.2010 gün ve 623/662 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, dava dışı kişiler adına tapuda kayıtlı bulunan 101 ada 1 parselin 34 dönümlük kısmının vekil edeni tarafından zilyet ve tasarruf edildiğini, toplam 100 dönüm olduğunu, vekil edeniyle davalılar arasında rızai taksim sonucu herkesin kendilerine düşen yeri kullandıklarını, 34 dönümlük kısım üzerinde vekil edeni tarafından tarım yapıldığını, ekilen buğdayların davalı ... ile oğlu Halil tarafından gizlice biçilip götürdüklerini, ayrıca diğer davalıların buraya mısır ekerek tecavüzde bulunduklarını açıklayarak 34 dönümlük yere yapılan müdahalenin önlenmesine, davalıların ektiği mısırın tohum bedeli ile ekim masrafının asgari bedelinin tespiti ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesine ve davalılarca ekilen mısırın davacıya mal edinilmesine karar verilmesini istemiş, 12.05.2010 tarihinde ıslah dilekçesiyle de toplam 5328,26 TL ecrimisil gelirinin davalılardan alınarak vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamışlardır. Mahkemece, “davalı ...’a karşı açılan müdahalenin önlenmesi davasının kabulüne, taşınmazın 34 dönümlük kısmındaki haksız işgaline son verilerek buradan men’ine, boş olarak davacı tarafa teslimine, diğer davalılara karşı açılan müdahalenin önlenmesi davasının reddine, 5328,26 TL zararın davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini ve yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, 1 yıllık yargılama süresinin yokluğunda yapıldığını, ecrimisile hükmedilmesinin ve davanın kabulüne karar verilmesinin haksız olduğunu belirterek hükmün esastan bozulmasına karar verilmesini istemiştir. Temyiz üzerine yapılan incelemede; davalı ... adına dava dilekçesinin tebliğine ilişkin tebligat işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesince yapıldığı, tebligat mazbatasının köy muhtarı ...’e bırakıldığı, 2 nolu ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı açıklanmış, ancak komşusuna haber verilmediği saptanmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21.maddesi uyarınca; “… Adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir” açıklamasına yer verilmiştir. Aynı Kanuna bağlı