10. Hukuk Dairesi 2024/13358 E. , 2025/6676 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1127 E., 2023/2102 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/118 E., 2022/28 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafın…
**10. Hukuk Dairesi 2024/13358 E. , 2025/6676 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1127 E., 2023/2102 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/118 E., 2022/28 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 25.11.1996 tarihinde işe giriş bildirgesi verilerek Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesinde öğretim görevlisi olarak işe başladığını, hizmet döküm cetvelinin incelenmesinden 6870 gün prim ödemesi yapıldığını, davalı üniversite tarafından 25.11.1996 tarihinden 30.06.2002 tarihine kadar kısa vadeli sigorta kollarının yatırıldığını, yaşlılık, malüllük ve ölüm sigortasının yatırılmadığını, davalı üniversite işlemi nedeni ile davacının emekli olabilmek için uzun süre çalışması gerektiğini, davacının hak kaybına uğradığını belirterek davacının 01.01.1997 tarihinden 30.06.2002 tarihine kadar çalışmalarının uzun vadeli sigorta sigorta kollarına tabi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, tespiti talep edilen dönemde davacının Üniversite Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesinde sahne uygulayıcısı olarak görev yaptığını, davacının 28.11.1996 tarihi itibari ile sigorta girişinin yapıldığını, davacının isteğinin olmaması nedeni ile kısa vadeli sigorta primlerinin yatırıldığını, davacının talebinden sonra uzun vadeli sigorta primlerinin ödendiğini, üniversitenin bir hatasının bulunmadığını, işe giriş bildirgesinin yazılı başvuru yerine geçmesinin mümkün olmadığını, kurum işleminin yerinde olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımına uğradığını, Kurumun fer'i müdahil olduğunu, resmi kayıtların geçerli olduğunu, kurumun resmi belgeleri göre işlem yaptığını, ücretin yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini ve açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-Davacının davasının kabulü ile Davacının davalı ... Üniversitesine ait işyerinde 01.01.1997-30.06.2002 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4. Eldeki davada, davacı 01.01.1997-30.06.2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini talep etmiş olup Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 5. Dava konusu, kısa vade sigorta kollarından yapılan bildirimlerin uzun vadeli sigorta kollarından sayılması tespitine yönelik olup temyiz incelemesi sırasında davacının kısa vadeden herhangi bir sigorta bildiriminin bulunmadığı kurum yazısından anlaşılmış olup Mahkemece bu husus araştırılmadan karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece, davacının kısa vade sigorta kollarından yapılan bildiriminin bulunup bulunmadığı hususu davalı Üniversiteden de sorulmak suretiyle araştırılmalı, bildirim yoksa davacının talebinin hizmet tespiti olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususu davacının da beyanı alınarak açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.