6. Ceza Dairesi 2007/22636 E. , 2010/13432 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’a ait nüfus kaydının, müdür veya veri hazırlama memuru tarafından imzalanmadığı görülmüş ise de, sanığın hazır bulunduğu 05/06/2001 tarihli oturumda okunması ve sanığın da kaydın kendisinin olduğunu belirtmesi karşısında tebliğnamedeki
**6. Ceza Dairesi 2007/22636 E. , 2010/13432 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’a ait nüfus kaydının, müdür veya veri hazırlama memuru tarafından imzalanmadığı görülmüş ise de, sanığın hazır bulunduğu 05/06/2001 tarihli oturumda okunması ve sanığın da kaydın kendisinin olduğunu belirtmesi karşısında tebliğnamedeki (2) nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ... yakalandığında, suça konu tabancayı bırakmış olduğu sanık ...’nin ismini kolluk güçlerine bildirerek, iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 168/4-1. maddesi uyarınca, kısmi iade nedeniyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yakınanın rıza gösterip göstermediği sorulmadan, yazılı biçimde karar verilmesi, 2- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522, sanık ... hakkında 59, sanık ... hakkında 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, sanık ... hakkında 62, koşulların gerçekleşmesi halinde 168/4-1, 116/2, 119/1-c maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, işyeri dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili 5271 sayılı CMK'nun 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri de gözetilerek, yapılacak uygulamaya göre lehe yasanın saptanması zorunluluğu, 3- 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/07/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.