Başvuru, ihmal sonucu bir hükümlünün yaşamını yitirmesi ve bu olayla ilgili olarak etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ihmal sonucu bir hükümlünün yaşamını yitirmesi ve bu olayla ilgili olarak etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/1/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen belgeler ile Bakanlık görüş yazısının ekindeki belgelere göre olaylar özetle şöyledir: Mahkûm olduğu 6 yıl 8 aylık hapis cezası Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz edilmekte olan başvuruculardan Fatma Güler'in eşi, diğer başvurucuların ise babası olan A.G., Düzce Devlet Hastanesinin 2014 yılında verdiği rapora görehipertansiyon, kalp kapak hastalığı, koroner arter hastalığı, diabetes mellitus, geçirilmiş serebrovasküler hastalığa bağlı sağ hemipleji, sağ ayak 2, 3, parmak MTF hizasından ampute ve işitme kaybı nedenleriyle %91 oranında engellidir. Başvurucular, vekilleri aracılığıyla infazın sağlık nedenleriyle ertelenmesi talebinde bulunmuşlardır. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Uzmanlar Kurulundan alınan raporda ''şahsın HT, DM, KAH, SVO, ve CABG öyküsü olduğu, sağ ayak D2-D3 MTF eklem seviyesinden ampute olduğu, kol[t]uk değneği ve benzeri yardımcı araçlar ile kendi başına günlük ihtiyaçlarını karşılayabileceği, mevcut hastalıkların şahsın yaşamını tek başına devam ettirmesine engel teşkil etmediği, mevcut hastalıkları nedeni ile şahsın resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde cezasının uygun olduğu, infazın geri bırakılmasının gerekli olmadığına'' karar verilmesi nedeniyle infazın ertelenmesi talebi reddedilmiştir. Bu rapor doğrultusunda Adli Tıp Kurumu Düzce Şubesinden alınan raporda, A.G.nin mevcut hastalıkları nedeniyle resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümünde cezasının infazının uygun olduğu bildirilmiştir. A.G.nin, alınan bu rapor doğrultusunda Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada başvurucular, vekilleri aracılığı ile yeniden infazın ertelenmesi talebinde bulunmuşlardır. Bu taleple ilgili olarak A.G. önce Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesine, bu Kurumun görüşü doğrultusunda da Abant İzzet Baysal Üniversitesi Hastanesi Sağlık Kurulu Başkanlığına sevk edilmiştir. Sağlık Kurulunun anılan raporların Ankara Numune Hastanesinden alınmasının faydalı olacağı şeklindeki görüşü doğrultusunda A.G. sağlık nedeniyle infazının ertelenmesi taleplerinin değerlendirilmesi ve tedavi amacıyla Ankara 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna 26/11/2014 tarihinde nakledilmiştir. Ceza İnfaz Kurumu, Ankara Numune Hastanesinden sağlık kurulu raporu alınması için işlemlere başlamıştır. A.G.nin tedavisine ve rapor alınmasına yönelik işlemlerin devam ettiği bu süre içinde başvurucular, A.G. hakkında denetimli serbestlik hükümlerinin sağlık nedeniyle uygulanması talebi için Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine 28/4/2015 tarihinde başvuruda bulunmuşlardır. İnfaz Hâkimliği 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesinin fıkrasının (b) bendi kapsamında hükümlünün salıverilme tarihinin üç yılın altında olması nedeniyle Adli Tıp Kurumundan da rapor aldırılmasına karar vermiştir. A.G., hakkında anılan raporların aldırılması için işlemlere başlandığı ve tedavilerinin yapıldığı bu dönemde kaldırıldığı Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesinde 21/5/2015 tarihinde ölmüştür. Hükümlü dosyasına göre A.G. adli tıp raporunun alınması sürecinde hasta tutuklu ve hükümlülerin kaldığı C-9 koğuşunda ve Ankara Numune Hastanesinin mahkûm koğuşunda barındırılmıştır. Kurum Hekimliğinin yazısına göre A.G.nin bu Ceza İnfaz Kurumuna gelmesinden itibaren kendisinde var olan rahatsızlıklarla ilgili olarak Kurum Hekimliği ile Numune Hastanesinin ilgili polikliniklerinde tedavisine devam edilmiş hatta bu kapsamda 19/1/2015-26/1/2015 tarihleri ve 10/3/2015-30/3/2015 tarihleri arasında bu Hastanenin ilgili servislerine yatırılmıştır. A.G.nin ölümü nedeniyle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı derhâl soruşturma başlatmıştır. Yapılan ölü muayenesinde A.G.nin diyabet, kalp ve tansiyon rahatsızlıklarının bulunsa da kesin ölüm sebebinin belirlenebilmesi için klasik otopsi yaptırılmasına karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı tarafından yapılan otopsi sonrasında 6/11/2015 tarihinde düzenlenen ayrıntılı otopsi raporunda; maktulün kesin ölüm nedeninin diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi, koroner arter hastalığı ve kalp yetmezliği rahatsızlıklarından dolayı kendisinde mevcut iskemik ve aterosklerotik kalp damar hastalığı olduğunun, maktulün vücudundan alınan örnekler üzerinde yapılan incelemede şüpheli bir maddeye rastlanmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir. Başsavcılık tarafından yazılan talimat ile başvuruculardan Fatma Güler ve Emin Güler'in ifadelerine başvurulmuştur. Başvurucular; A.G.nin cezasının infazının ertelenmemesi, kalp krizi geçirdiğinin kendilerine haber verilmemesi ve rahatsızlıkları bulunmasına rağmen ceza infaz kurumunda kalabileceğine dair rapor düzenlenmesi nedenleriyle sorumlulardan şikâyetçi olmuştur. Hükümlü dosyasından yapılan incelemede başvurucuların olay nedeniyle tazminat davası açtıkları tespit edilmiş ise de başvurucular bu davanın sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunda herhangi bir bilgi vermemiştir. A.G.nin mevcut rahatsızlıklarına bağlı olarak Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesinde tedavi gördüğü sırada 21/5/2015 tarihinde öldüğü, maktulün ölümünde şüpheli bir durumun mevcut olmadığının anlaşılması nedeniyle Başsavcılık tarafındankovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucular A.G.nin ceza infaz kurumunda kalmasına engel teşkil edecek derecede rahatsızlıkları olmasına rağmen bu olgunun aksi şekilde rapor verilmesi, raporda A.G.nin resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde cezasının infazının uygun olacağı bildirilmesine rağmen kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilmesi ve infazına devam olunması, ayrıca Numune Hastanesindeki tedavi sürecinde uygun şartların sağlanması gerektiği şeklinde görüş bildirilmesine rağmen bu şartların sağlanmaması ve yapılan soruşturmada eksiklikler bulunması nedenleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmişlerdir. İtiraz üzerine Ankara Batı Sulh Ceza Hâkimliği 11/12/2015 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Bu kararın başvurucular vekiline 22/12/2015 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine başvurucular 15/1/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. A. Ulusal Hukuk Konuyla ilgili ulusal hukuk, Anayasa Mahkemesinin Murat Karabulut (B. No: 2013/2754, 18/2/2016, §§ 27-30, 33, 44, 65, 66) başvurusu hakkında verdiği kararda yer almaktadır.B. Uluslararası Hukuk Konuyla ilgili uluslararası hukuk, Anayasa Mahkemesinin Temur Eskibağ ve Mehmet Rıza Eskibağ (B. No: 2014/5098, 20/12/2017) başvurusu hakkında verdiği kararda yer almaktadır.