Başvurucular, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurlarına tazminat ödenmesine neden oldukları iddiasıyla Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada tazminata hükmedilmesinin adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.
Başvurucular, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurlarına tazminat ödenmesine neden oldukları iddiasıyla Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada tazminata hükmedilmesinin adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir. Başvuru, 25/2/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 28/11/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm 25/2/2014 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar vermiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 25/2/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı 26/3/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: İçişleri Bakanlığı, 18/3/2006 tarihindeki eylemleriyle Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurlarına tazminat ödenmesine neden oldukları iddiasıyla, 9/7/2007 tarihinde başvurucular aleyhine Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Aynı olaylarla ilgili olarak Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2006 tarih ve E.2006/47, K.2006/221 sayılı kararıyla örgüt propagandası yapmak suçundan başvurucuların mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Polis memurlarının başvuruculara işkence/kötü muamele yaptıkları şikayetiyle ilgili soruşturmada Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/11/2006 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 6/3/2012 tarih ve E.2007/352, K.2012/133 sayılı kararıyla başvurucuların 586,48 TL tazminatı müştereken ve müteselsilen ödemelerine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi sonunda Yargıtay Hukuk Dairesinin 17/12/2012 tarih ve E.2012/13188, K.2012/19491 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. Tebligat belgelerine göre onama kararı 23/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvuru formunda ise onama kararının 24/1/2013 tarihinde tebliğ edildiği/öğrenildiği belirtilmektedir. 25/2/2013 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Bu kanun kapsamına girenlerden;a) Ölenlerin kanuni mirasçılarına, en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarında,b) Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malül olanlara 200 katı, diğer engelli hâle gelenlere (a) bendinde belirtilen tutarın % 25'inden % 75'ine kadar, yaralananlara ise % 20'sini geçmemek üzere engellilik ve yaralanma derecesine göre,Nakdi tazminat ödenir.”