(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/12071 E. , 2007/13730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar in
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/12071 E. , 2007/13730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 3136 parsel sayılı sayılı taşınmazına davalının 40 metrekare elatması bulunduğunu, davalının kendisine ait 3133 parselin sınırını belirlerken kendisine ait yerde hak iddia ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve muarazanın giderilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuş, davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, çapa bağlanmış tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Medeni Kanunun 683 (önceki Medeni Kanun 618) maddesi uyarınca, taşınmaz maliki haksız olarak taşınmazına yapılan elatmanın önlenmesini isteyebilir. Ancak, çapa bağlanmış taşınmazın maliki bu davayı açabileceği gibi, geçerli bir nedene dayalı olarak taşınmazı kullanan kişilerin de dava açma hakları vardır. Bu tür davalarda; çap kaydının sağlıklı bir şekilde uygulanması uyuşmazlığın çözümündeki en önemli unsurdur. Anılan nedenle, tarafların dayandıkları tapu ve çap kayıtları getirtilerek, varsa delilleri de toplandıktan sonra, keşif yapılmalıdır. Yapılan keşifte, taraflar ve yerel bilirkişi aracılığıyla çekişmeli taşınmaz ya da taşınmazlar saptanmalı, dayanak tapu ve çap kayıtları uzman bilirkişi veya bilirkişilere varsa nirengi noktalarından, bunlar yoksa paftada ve zeminde mevcut sabit noktalardan yararlanılarak ölçüm yaptırılmalıdır. Bilirkişilere keşfi izlemeye elverişli, varsa elatmayı ve miktarını da gösterir, infazı sağlamaya yönelik kroki ve rapor hazırlattırılarak sonuca gidilmelidir. Eldeki davada taşınmaz başında yapılan keşifte davalı tarafından davacıya ait taşınmazda toprak işlemesi yapılmadığı, zeminde basit bir çitin bulunduğu, çitten itibaren davacı taşınmazına 23 metrekarelik çıkıldığı, bu alanın yabani otlarla kaplı olduğu saptanmıştır. Davalı dava konusu alanı kullanmadığını belirtmiştir. Mahkemece de, davalının kullanımı olmamakla birlikte sınırı geri çekmediği gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Mahkemece yapılan inceleme yeterli görülmemiştir. Şöyle ki, davalının fiili elatmasının bulunmadığı sabittir. Ancak, dava konusu alanda muaraza yaratmaya devam ettiği bu alanda hak iddia ettiği hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Taraflar arasında 2006/35 sayılı davada davalının davacıya karşı elatmanın önlenmesi davası açtığı ve derdest olduğu da anlaşılmaktadır. Mahkemece bu dosyada incelenerek davalının gerçekten davacıya ait yerde bir muaraza yaratıp yaratmadığı saptandıktan sonra sonuca gidilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır. Kabule göre de, hüküm de davanın kabulüne denilmiş ancak, kabulün konusunun ne olduğu belirtilmemiş, davalının yükümlülüğü hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemiş, diğer bir anlatımla HUMK.nun 388. maddesi uyarınca infaza elverişli hüküm tesis edilmemiştir. Bu yönde ayrıca doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 9.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.