İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH:10/12/2025 YAZILDIĞI TARİH:10/12/2025 Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2022/228 Esas 2024/557 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davacının kullanm…
T. C. K A Y S E R İ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1869 KARAR NO: 2025/2006 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/05/2024 NUMARASI: 2022/228 Esas 2024/557 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH:10/12/2025 YAZILDIĞI TARİH:10/12/2025 Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2022/228 Esas 2024/557 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davacının kullanmış olduğu ... plakalı motorsiklet ile davalı ...’a ait davalı ...’ın kullandığı ...plakalı aracın ... tarihinde kaza yaptığını ve bu kaza neticesinde davacının bacağında kırık oluşacak şekilde ağır yaralandığını, ...plakalı aracın ... A.Ş tarafından sigortalandığını, davacının kullanmış olduğu motorda meydana gelen hasar, geçici ve sürekli iş göremezlik, maddi ve manevi tazminat taleplerin karşılanması için sigorta şirketine gerek kargo gerekse mail ile müracaat edildiğini fakat olumlu dönüş olmadığını, kazanın tamamen davalının kusurundan kaynaklandığını, kaza anında kamera kayıtları incelenemediğinden tutanakta davacının kusurlu olarak yazıldığını ancak meydana gelen kazada davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, Kayseri 15.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2021/474 Esas sayılı dosyasında alınan raporda davalı sürücü ...’ın asli kusurlu bulunduğunu, davacının meydana gelen kazada bacağından parçalı kırıklı olarak hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığını, bacağına platin takıldığını, yaklaşık 4 ay alçıda kaldığını, hiç yürüyemediğini, bacağının çok uzun süre iyileşemediğini, okula ve staja gidemediğini, uzun süre koltuk değneği kullandığını, 14 ay sonra aksayarak ancak yürümeye başladığını, geçici ve sürekli iş gücü kaybına uğradığını, davacının meydana gelen kaza sonrasında sosyal çevresinden uzak kaldığını, günlük ihtiyaçlarını karşılayamadığını ve en büyük hayali olan polis ya da askeri personel olma umudunu yitirdiğini, davacının hala normal şekilde yürüyemediğini ve çalışmakta zorlandığını, meydana gelen kaza sonrasında davalı tarafça davacının ve ailesinin hiçbir şekilde aranmadığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın, 400,00 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat, 100,00 TL araçta meydana gelen hasar ve 1.000,00 TL ekonomik geleceğin sarsılması ve çatışma gücünün azalması ile sürekli kısmi iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla kaza tarihi olan...tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 02/04/2024 tarihinde bedel artırım dilekçesi sunarak talebini 266.814,34 TL olarak belirlemiştir. Davalı ... A.Ş vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul olması sebebiyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, delillerin tarafına tebliğinin gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebi ile taleplerin reddinin gerektiğini, maluliyet tazminatına ilişkin tazminat hesabının ZMM Sigortası Genel Şartları A.5/C maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, davacının yaşı dikkate alındığında geçici iş göremezlik tazminatı talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, dosyada başvuranın güncel SGK hizmet dökümünün bulunmadığını, güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca kesintisiz maaş alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, usulüne ilişkin belgeler ile müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, dava konusu aracın sigortalısı tarafından Kasko Poliçesi primleri ödenmediğinden müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının müvekkiline sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu iddiasıyla davayı açtığını, dosyada kazanın ne şekilde meydana geldiğine ilişkin kaza tespit tutanağı dışında başkaca bilgi, belge bulunmadığından ve dolayısıyla kaza tespit tutanağının aksi ispat edilemediğinden sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle sigortalı aracın maliki ve sürücüsüne kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının aracında seyrettiği sürücünün ehliyetinin olmadığı sabit olup, hasar dosyasında davacı tarafa ehliyetsiz araç kullandığı için ceza kesildiği anlaşılmakla ehliyeti olmayan bir sürücünün araç kullanması halinde müterafik kusurlu olacağını, davacının faize ilişkin taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının avans faizine ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 213.010,51-TL sürekli iş göremezlik zararı (%20 müterafik kusur indirimi ile) ve 551,20-TL araç hasar zararı olmak üzere toplam 213.561,71-TL maddi tazminatın ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminatı olan 390.000,00-TL'lık poliçe limitinden başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile karşılanması, diğer davalıların 213.010,51-TL sürekli iş göremezlik zararı (%20 müterafik kusur indirimi ile) ve 551,20-TL araç hasar zararı olmak üzere toplam 213.561,71-TL maddi tazminatın tamamından trafik kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... A.Ş. İMMS poliçesi yönünden maddi ve manevi tazminat isteminin reddine, davalı ... A.Ş. yönünden hükmedilen maddi tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin davacı isteminin reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... A.Ş vekili; mahkeme kararının gerekçesiz olup, yargılama esnasında sunulan hiçbir itiraza değinilmediğini, incelenmediğini, müvekkili nezdinde sigortalı araç sürücüsünün uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığına ve kusur çelişkisinin giderilmesi gerektiğine dair itirazları değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükme dayanak alınan raporun yönetmeliğe uygun olmadığına dair itirazları değerlendirilmeden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacıda maluliyet oluşmadığına ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, yargılama esnasında alınan maluliyet raporunun ...firma tarafından denetlendiğini ve davacıda maluliyet oluşmadığının tespit edildiğini, hesaplanan tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ehliyetsiz bir sürücünün araç kullanmasının zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet vereceğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili; müvekkilinin davadan kendisine tebliğ edilen bilirkişi raporu ile haberi olduğunu, müvekkiline söz konusu yargılamanın başından beri çıkartılan fiziki tebligatların usulsüz olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/474 Esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, davacının motosikleti ehliyetsiz olarak kullandığını ve aşırı hızlı surette aracı kullandığını, müvekkilinin ise dava konusu kazanın meydana geldiği gün tüm trafik kurallarına riayet ederek aracı sürmekteyken, davacının müvekkilinin arkasından hızlı surette gelerek, müvekkiline ait araca çarptığını ve müvekkiline ait aracın hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, dosyada aldırılan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu ve kaza tespit tutanağı ile çelişir mahiyette olduğunu, mahkemece aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporları ile kaza tespit tutanağının açıkça çelişir mahiyette olduğundan, bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, bu husus göz önünde bulundurularak mahkemece dava konusu somut olaya ilişkin gerekirse yeniden keşif ve akabinde İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek, konusunda uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan dava konusu kazadaki kusur oranının tespiti için rapor aldırılması talebi dikkate alınmadan, söz konusu bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli görüldüğünü, müvekkilinin kazadan sonra davacı tarafı ve ailesini ziyaret etmek için davacının evine gittiğini ancak davacı taraf ve ailesinin müvekkilinin yüzüne dahi bakmadıklarını, davacı tarafa hükmedilen manevi tazminat tutarının davacı tarafın zenginleşmesine sebebiyet verecek mahiyette olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. ... günü davacı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobil arasında dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (6098 sayılı Kanun 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir (6098 sayılı Kanun 163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı Kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (6098 sayılı Kanun 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur. Kusura yönelik istinaf talepleri yönünden; ... tarihli kaza tespit raporunda "... günü saat 23:20 sıralarında... girişi, ... Caddesi ve ...kavşağında meydana gelen, çift taraflı yaralanmalı trafik kazasında, ...plakalı araç sürücüsü ...'ın kullanmış olduğu bu aracıyla, ... Caddesi üzerinden seyirle gelip bağlantı varyant yan kısmında bulunan ... Sokak istikametine kendi beyanına göre geçiş yaptığı esnada arkasından seyirle gelen sürücü ...'un kullandığı ... plakalı motosikletin ön kısmıyla ...plakalı aracın sol köşe kısmına (arka) çarpması neticesi çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olup bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ..., 2918 sayılı KTK'nın 56/1-c "Önlerinden giden aracı güvenli ve yeterli mesafeden takip etmemek" kuralını ihlal ettiği " belirtilmiştir. Dava konusu kazadaki kusur oranının tespiti için aldırılan, 30/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...’ın, 2918 sayılı KTK Madde 53/b-1,2 ve Madde 84/f kurallarını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı tarafın da 2019 sayılı KTK Madde 36 ve Madde 52/a,b kuralını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yine işbu dosyada aldırılan 13/02/2024 tarihli rapor ve 19/02/2024 tarihli düzeltme raporunda davalı sürücünün %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı tarafın da %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu sonuç ve kaanatine varılmıştır. Ayrıca, soruşturma aşamasında savcılık tarafından aldırılan 08/10/2020 tarihli kusur raporunda da davalı sürücünün asli kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise tali kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Gerek savcılık gerekse ilk derece mahkemesince yargılama esnasında aldırılan kusur raporlarıyla, kusur hususunda çelişki giderilmiştir. Bu sebeple davalılar vekillerinin bu yöne değinen taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü Yönetmeliği hükümlerine, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndan maluliyet yönünden rapor aldırılmış, ... tarihli raporda; ...'un dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, tıbbi şifa süresinin dört ay olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının veya engel oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava ... tarihinde meydana gelen cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğundan ilk derece mahkemesince haksız fiilin gerçekleştiği bu tarih itibarı ile yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu aldırılması isabetlidir. Sözü edilen rapor, dosya içinde ve ceza mahkemesi dosyası içinde bulunan tıbbi belge, kayıt ve raporlarla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişlidir. Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı emsal ilamı). İlk derece mahkemesince görevlendirilen Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ve ek raporda özetle; "Davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici İş göremezlik zararının hesaplanmadığı, davacının sürekli iş göremezlik zararının; %3 engel oranına göre (11.833.917,57 x %3) : 355,017,52 TL, %25 kusur indirimi (355.017,52 x %75) : 266.263,14 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin ...plakalı aracın hem ZMMS hem de Kasko/İMM sigortacısı olduğu, ... kaza tarihinde sakatlık halinde kişi başına ZMMS poliçe limitinin 410.000,00 TL olduğu, hesaplanan zararın ZMMS poliçe limiti kapsamında kaldığı, ZMMS poliçesi ile Kasko/İMM poliçesi arasındaki sorumluluğun sıralı sorumluluk olduğu, bu nedenle sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin Kasko İMM poliçesinden dolayı sorumluluğun doğmadığı, manevi zararların ise ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabileceği, Kasko İMM poliçesinin incelenmesinde manevi zararların teminat kapsamına alındığına dair bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle manevi zararların teminat kapsamı dışında olduğu yönünde rapor sunulmuştur. Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu, bilimsel verilere dayandığı, mevcut yargı ve mevzuat uygulamasına uygun olduğu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir. Manevi tazminat yönünden; Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'nca düzenlenen , ... tarihli adli raporunda kaza ile oluşan arıza arasında illiyet bağı olduğu, sürekli özürlülük oranının %3 olduğu, dava dosyasının ve ekli ceza mahkemesi dosyasının kapsamı ve toplanan bütün delilere göre uyuşmazlığa konu haksız fiilin oluş şekli ve oluşumu hakkında ilk derece mahkemesince alınan kusur raporlarına göre davalı sürücü ...'ın %75 oranında ve davacı sürücü ...'un %25 oranında kusurlu olduğu hususları dikkate alındığında bu kaza nedeniyle; bu nedenle davacının 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesinin 1. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu değerlendirilmiştir. Bu olay nedeniyle davacının duyduğu elem ve üzüntüler, davacının olay tarihindeki yaşı, %3 oranında kalıcı işgöremezlik kaybı, zararlandırıcı olayın oluşumundaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nın 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davada hükmedilen manevi tazminatın kusur oranlarıyla uyumlu, hükmedilen manevi tazminat miktarının da dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin bu konudaki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Kamu düzeni yönünden; 6100 sayılı HMK'nın "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297. maddesi uyarınca hüküm, davanın tarafları ve talepleri hakkında verileceği gibi hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Buna göre, mahkemece, davacının dava dilekçesinde yer alan taleplerinin ve dava nedenlerinin her birinin ayrı ayrı tartışılarak bunlar hakkında hangi sonuca ulaşıldığı ve verilen kararın ne olduğu hükümde tek tek açıklanarak gösterilmesi gerektiği gibi her bir davalı hakkında neye hükmedildiğinin de yer alması gerekmektedir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup istinaf incelemesinde re'sen nazara alınmalıdır. Davacının her talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilerek her talebinin ayrı ayrı belirtilmek suretiyle gerekçelendirilmesi gerekmesine rağmen mahkemece kararın gerekçesinde ve hüküm kısmında davacının "400,00-TL geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat" talebi hususunda açıklama yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı, mahkemece davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla bu haliyle kararın, 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesindeki unsurları içermediği anlaşılmaktadır. Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre, geçici işgöremezlik tazminatı belirlenirken kişinin gelir elde eder ya da edebilecek olması gerekir. Yani fiilen çalışan, ya da çalışarak gelir elde edebilecek olması gerekir. Bu kapsamda, kişiler 18 yaşını doldurması, yani reşit olması ile gelir elde edebileceği kabul edilmiştir. 18 yaşından küçükler için bir gelir elde etmediği için geçici işgöremezlik tazminatı alamazlar. Ancak 16 yaş ve sonrası için fiilen herhangi bir yerde çırak olarak çalıştığı ispatlanması durumunda geçici işgöremediği süre içinde çıraklık ücretinden yoksun kalmış ise geçici işgöremezlik tazminatı alabilecektir. Somut olayda, davacının kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olması nedeniyle Yargıtay yerleşik uygulamaları gereğince geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kararındaki yukarıda belirtilen eksiklik ve hatalar bakımından 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak dairemizce duruşma yapılmaksızın yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda izah edilen sebeplerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/2 uyarınca yargılamada bir eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya yargılamada bulunan eksikler duruşma yapılmadan tamamlanacak nitelikte ise Bölge Adliye Mahkemesince düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi mümkün olduğundan, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi uyarınca esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararındaki yukarıda belirtilen kamu düzenine ilişkin eksiklik ve hatalar bakımından 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak dairemizce duruşma yapılmaksızın yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ; A-)Davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, B-) KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2022/228 Esas 2024/557 Karar sayılı kararının kamu düzeni yönünden yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE, 1-)Davacının davalılar hakkındaki davasının KISMEN KABULÜ ile 213.010,51-TL sürekli iş göremezlik zararı (%20 müterafik kusur indirimi ile) ve 551,20-TL araç hasar zararı olmak üzere toplam 213.561,71-TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren davalılar ..., ...'dan, 06/07/2020 tarihinden itibaren davalı ... A.Ş'den işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-)Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, 3-)Davacının davalı ... A.Ş. İMMS hakkındaki maddi tazminat davasının REDDİNE, 4-)Davacının davalı ... A.Ş. İMMS hakkındaki manevi tazminat davasının REDDİNE, 5-)Davacının davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davasının KABULÜ ile 20.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-)Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davacıdan alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 80,70-TL peşin harç ve 4.537,74-TL ıslah harcından mahsubuna, bakiye harcın 4.190,84 TL olarak DEĞERLENDİRİLMESİNE, 7-)Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davacıdan alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen (bakiye) 4.190,84-TL peşin harçtan mahsubuna, bakiye harcın 3.763,24-TL olarak DEĞERLENDİRİLMESİNE, 8-)Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 14.588,40-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen (bakiye) 4.190,84-TL peşin harçtan mahsubuna, bakiye 10.397,56-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir KAYDINA, 9-)Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.366,20-TL ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 10-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.138,47-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, bakiye 261,53 TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA, 11-)Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 4.537,74-TL ıslah harcı, 3.800,00-TL bilirkişi ücreti, 734,75-TL posta ücreti ve 300,00-TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 9.533,89-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre; 7.752,92-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 12-)6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen GÖNDERİLMESİNE, 13-)Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 34.034,26-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ÖDENMESİNE, 14-)Maddi tazminat talebinin red edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar ... ve ... A.Ş'ne ÖDENMESİNE, 15-)Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ÖDENMESİNE, 16-)Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2. maddesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ...'ya ÖDENMESİNE, 17-)Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive KALDIRILMASINA, Ç-)Davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusu reddedilmiş olmakla; 1-)Alınması gereken 14.588,40-TL istinaf karar harcından davalı ... A.Ş tarafından peşin yatırılan 3.647,11-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 10.941,29-TL harcın bu davalıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA, 2-)Alınması gereken 15.954,60-TL istinaf karar harcından davalı ... tarafından peşin yatırılan 3.988,65-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 11.965,95-TL harcın bu davalıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA, 3-)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-)Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, D-)1-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana İADESİNE, 2-)Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği işlemlerinin Dairemizce yapılmasına, Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/12/2025