T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/52 - 2025/1515 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/52 KARAR NO : 2025/1515 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.10.2023 NUMARASI : 2022/772 Esas 2023/691 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat) KARAR TARİHİ : 28.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ :…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/52 - 2025/1515 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/52 KARAR NO : 2025/1515 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.10.2023 NUMARASI : 2022/772 Esas 2023/691 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat) KARAR TARİHİ : 28.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde;14.12.2021 tarihinde, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın seyir halinde iken olay yerindeki ışıklı sistemlere geldiğinde, aracının sol ön kısımlarıyla, orta refüjden karşıya geçmek isteyen davacı ...'a çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünde bulunduğunu, davalının, davacının zararlarından sorumlu olduğunu, ileri sürerek HMK'nın 107. Maddesi gereğince fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL ve bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş, 06.09.2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile, kalıcı iş göremezlik tazminatı taleplerini 51.155,59, TL'ye, bakıcı gideri taleplerini 1.615,95 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın ve zararın oluşumunda, davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, zarar görenin kazanın ve zararın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, meydana geldiği iddia olunan zarar ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının sürekli iş göremezlik zararı oluşmadığını, geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı ve tedavi giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin hukuka uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına tarafından düzenlenen 22.05.2023 tarihli bilirkişi raporlarında; "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerinde; 5. Bölüm 14. maddesinde; “30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıflar bu yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır.” hükmü gereğince "Özürlülük Ölçütü. Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerince % oran bildirir engellilik raporu düzenlenmesinin uygun olduğu kanaatine varılarak değerlendirme yapıldığı, buna göre kişinin özür oranının % 3(yüzdeüç) olduğu, erişkin olması halinde 2(iki) ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı ve 3(üç) hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun bildirildiği; kusur bilirkişisinden alınan raporda; olayın meydana gelişinde yaya ...'un %80, araç sürücüsü ...'ın % 20 kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi raporunda, maluliyet raporu ile kusur raporu ve TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alındığında ...'un sürekli iş göremezlik zararının 51.155,59TL, bakıcı giderinin 537,88TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle; “Davanın Kısmen kabulü ile 51.155,59TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 537,88TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 51.693,47 TL'nin temerrüt tarihi olan 11.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; meydana gelen kaza nedeniyle, davacının kalıcı iş görmezliği bulunmadığını, maluliyet durumunun ÇÖZGER'e göre değerlendirilmesi gerektiğini, aksi durumda ise "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerinin uygulanması ve alınacak raporun yönetmelikte belirtilen kurullardan alınması gerektiğini, Üniversitelerin resmi bilirkişi sıfatının bulunmadığını, AÜTF Adli Tıp Kurumundan alınan rapora itirazları değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda, kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, alınan maluliyet/engellilik raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, geçici bakıcı giderine yönelik olarak ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm maluliyet raporunun, dosya kapsamına uygun olmadığından bahisle davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin maluliyet/engellilik raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, maluliyet durumunun tespiti yanı sıra, kaza sonrası tedavi evraklarının da değerlendirilmesi ile maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Ayrıca, TBK'nın 54. maddesindeki düzenlenen çalışma gücü kaybı ve yitirilmesine yönelik zararların tespitinde alınacak maluliyet/engellilik raporunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatları ile benimsediği Yönetmelik hükümlerine göre alınmalıdır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacı 14.12.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle cismani zararlarını talep etmiş olup Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, TBK'nın 54. maddesi gereğince davacının maluliyetinin olay tarihinde uygulanmakta olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Zarar görenin 18 yaşından küçük olması halinde de, erişkin olduğunda oluşacak maluliyeti nazara alınacağından, ayrıca "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerinde özür oranı belirlenmesine yönelik cetvel bulunmadığından, açıklanan Yönetmelik uygulanacaktır. İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 06.04.2023 tarihli raporda; davacının maluliyet durumunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Davacı 18 yaşından küçük olduğundan "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre de, kazaya bağlı maluliyet oranın tespit edilmesi imkanı bulunmadığından, "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre engel/maluliyet oranı tespit edilmesi gerekirken, Yönetmelik (ÇÖZGER m.14) hükmü hatalı değerlendirilmek suretiyle mülga Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre rapor tanzim edilmiş olması nedeniyle maluliyet/engellilik raporu denetime ve karar vermeye elverişli değildir. Bu durumda, davalı vekili tarafından rapora itiraz edildiğinden (Her ne kadar ÇÖZGER'e göre rapor tanzimine yönelik itirazı yerinde değil ise de, maluliyet/engel oranına itiraz edildiğinden), davacıya ait tüm tedavi evrakları dosyaya getirilerek Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan, davacının meydana gelen kaza nedeniyle çalışma gücünün azalmasına veya yitirilmesine neden olabilecek maluliyetinin/özürünün meydana gelip gelmediği, gelmiş ise oranının "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre tespit edildiği, ayrıca geçici ya da sürekli bakıcı ihtiyacının olup olmadığının değerlendirildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, açıklandığı üzere maluliyet/engellilik durumunun tespit edildiği rapor alınarak, karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/130 D.iş dosyasından verilen icranın geri bırakılması kararına istinaden, Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/256902 Esas sayılı dosyasına depo edilen 120.000,00 bedelli nakit teminatın yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.