DAVACI : ....VEKİLİ : ... DAVALI : ...DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ortağı ve müdürü ..., TTK M.626 uyarınca özen yükümlülüklerine, bağlılık yükümlülüklerine ve rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, davalı şirket müdürünün rekabet yasağını, özen ve bağlılık yükümlülüklerini ihlal ederek kötü niyetli hareket ettiğini beyanla davacının hak kayıplarının ve telafisi imkansız zararlarının önüne
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2013 yılında İş Güvenliği alanında hizmet vermek amacıyla kurulduğunu, müvekkili şirketin diğer ortakları olan ... ile ...'ın ... ile 2006 yılından beri tanıştıklarını, çok yakın dostluk ilişkileri olan ...’ün ...’da çalışmak istediği için ... adı altında bir şirket kurduklarını, süreç içinde diğer kurucu ortaklarla şirketin yolları ayrıldığı halde ... ile ...’ın şirkete ve ...’e maddi ve manevi destekleri hep devam ettiğini, kuruluş sonrası ilerleyen süreçte kendisi iş güvenliği uzmanı olduğu, işi bildiği için tüm yetkilerin ...’e devredildiğini, müvekkili şirketin diğer ortakları olan ... ve ... iyi niyetleriyle ...’ü şirkette her türlü tasarrufta bulunabilmesi, hisseleri alıp satabilmesi ve karar alabilmesi için ... 48. Noterliğinden tasdikli ...tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname aracılığıyla yetkilendirdiklerini, ...'ün müvekkili şirketin müdürü ve ortağı iken, aynı alanda ve aynı yerde faaliyete geçen başka bir şirkete müdür sıfatıyla ortak olduğunu, aynı tarihlerde her iki şirkette müdürlük görevini üstlendiğini, diğer ortakların olaya vakıf olması sonrasında da müvekkili şirketlerindeki müdürlük görevinden istifa ettiğini, ... diğer şirkete ortak olmasından önce işlerin kötü gittiği, müvekkili şirketi devretmeleri gerektiği yönünde diğer şirket ortaklarına karşı sürekli telkinlerde bulunduğunu, bu telkinlerinden istediği sonucu alamayınca da kendilerine ... ile bir şirket kurduğunu ve müvekkili şirketlerini çalışmış olduğu firmalarla birlikte kurmuş oldukları yeni şirkete devretme çabası içerisine girdiğini, şirketlerinin müdürlüğünden noter aracılığı ile istifasından sonra şirketlerinin sözleşmeli firmalarının müvekkili şirketle olan sözleşmelerini ...’ün firmaları gerek bizzat gidip ziyaret etmesi, gerekse araması ve şirketlerine yönelik asılsız ithamları sonucunda fesih ettiklerini ve ...’ün kurmuş olduğu yeni firma ile anlaştıklarını, yapılan sözleşmelerin kendi şirket kayıtlarında mevcut olduğunu, ...'ün, şirketin devrinin yapılması gerektiği ve işlerle ilgili sıkıntıların olduğu söylemlerinde Ocak 2014'ten itibaren bulunmaya başladığını, sorumlu müdür kendisi olduğundan, tüm yetkiler kendisinde bulunduğundan ve diğer ortakların kendisine güveni de sonsuz olduğundan yapılan işin kapasitesi, çalışan firmalar ve gelir gider durumları ile ilgili herhangi bir araştırmanın diğer ortaklarca yapılmadığını, ...’ün müdürlük görevinden istifa etmesi ve müvekkili şirkete yeni sorumlu müdür olarak atanmasın yapılmasının akabinde yapılan araştırmada ..., tam zamanlı çalışan şirket doktoru ve diğer uzmanla birlikte hareket ederek sözleşme kapsamında yer almayan bir çok firmaya müvekkili şirket üzerinden görevlendirmeler yaptığını, yapılan görevlendirmelerin gelirlerini şirket hesabına aktarmadığını, kaldı ki görevlendirmelerle ilgili şirketleri üzerinden kesilmiş bir faturanın da bulunmadığının anlaşıldığını, son aylarda yeni bir firma ile sözleşmenin neredeyse imzalanmadığını, önceki firmaların işlemlerinde ise aksamaların yaşandığı da ...’ün kasıtlı hareket ettiğinin ve kendi menfaatine olacak şekilde müvekkili şirketlerini zarara uğratmaya çalıştığının bir diğer göstergesi olduğunu, ...'ün, bir taraftan müvekkili şirketin sözleşmeli firmalarına şirkete olan güveni sarsıcı, görevi suiistimal ve ihmal edici davranışlar sergileyerek şirketin ticari itibarını olumsuz etkilerken diğer taraftan yeni anlaşılan firmalarla müvekkili şirketlerin adına sözleşme imzalamayıp, müvekkili şirketleri üzerinden çalışanlarını kullanarak geçici görevlendirmeler yapıp kendi kurduğu şirket lehine müvekkili şirketleri üzerinden kazanç sağladığını, ...'ın, şirketin sürekli zararda olduğunu söyleyip işlere yetişmekte zorlandığını beyan ederken, aslında son zamanlarda kesilen faturaları tahsil etmediği ve tahsilâtlarla ilgilenmeyerek geliri düşük gösterip şirketi dar boğaza sürüklediğini, bütün bu süreçte aslında bütün emeğini ve zamanını şirket çalışanları ile birlikte kendi kurdukları yeni şirkete harcadığının da müvekkili şirketlerini maddi açıdan etkileyen bir diğer husus olduğunu, ... ve ...'nun müvekkili şirketin faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı, lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülediklerini, bu anlamda bir kişinin rakibinin ticari itibarını bozmak ve onun müşterileri üzerinde olumsuz etkide bulunmak amacıyla sözde suçlamalarda bulunmasının da haksız rekabet olduğunu, bu kötülemeler nedeniyle müvekkili şirketin sözleşme yapmış olduğu tüm şirketlerin sözleşmelerini tek taraflı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın feshedip ... ve ...’nun kurdukları şirketle yeni sözleşme yaptıklarını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda limited şirket ortakları için bağlılık (sadakat) yükümlülüğü öngörüldüğünü, bir limited şirket ortağı, bağlılık yükümüne herhangi bir şekilde aykırı davrandığı takdirde, şirketin veya ortakların uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğunu, bağlılık yükümlülüğü kapsamında ortakların/müdürlerin şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunmaları yasak olduğunu, ortakların/müdürlerin özellikle kendilerine özel bir menfaat sağlaması veya şirketin amacına zarar veren işlemlerde bulunması ya da sır saklama yükümlülüğüne aykırı davranması hallerinde bu yükümlülüğün ihlal olunduğunun ortada olduğunu, ileri sürerek müvekkili şirket aleyhine haksız olarak müdür ve ortak sorumluluğuna ve iyi niyet kurallarına aykırı şekilde rekabet içerisinde bulunmak suretiyle evvelce müvekkili şirketle sözleşme yapan ve bu yüzden sözleşmesini feshederek davalı ile anlaşan müşterilerden elde edilen gelir miktarı kadar ve alacak miktarları belirsiz olduğundan ve asıl alacak miktarları yargılama sırasında belirleneceğinden şimdilik ilk aşamada dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 10.000.00- TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) maddi tazminat taleplerinin kabulüne, Mezkur haksız davranış nedeniyle şirketlerinin uğradığı manevi zararlara karşılık gelmek üzere davalının şimdilik ilk aşamada dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 10.000,00 TL manevi tazminat ödemeye mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretine mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili, maddi tazminat talebini 35.664,56-TL olarak ıslah etmiştir.