21. Hukuk Dairesi 2015/13528 E. , 2016/6953 K. "" Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi…
**21. Hukuk Dairesi 2015/13528 E. , 2016/6953 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 19/04/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI GÖRÜŞ Dava, iş kazası nedeniyle davalılar aleyhine açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, CMK 253. maddesi gereğince ceza koğuşturması sırasında uzlaşma sağlandığından davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yüksek Özel Daire ilk derece Mahkemesi kararını oy çokluğuyla onamıştır. Aşağıda anlatılacak gerekçelerle Yüksek Özel Daire sayın çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum. ./.. Davacı 29.08.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini iddia ederek 2.000 TL maddi 100.000 TL manevi tazminat talepli dava açmıştır. Davacı, hazırlık soruşturması sırasında 25.000 TL maddi-manevi tazminat bedeli karşılığında şüpheli ile davalı şirket temsilcileriyle uzlaştığını, ancak bu uzlaşmanın olay tarihinden iki ay sonra yapıldığını, o tarihlerde müzayaka halinde olduğunu, bu nedenle uzlaşmanın geçerli olmadığını iddia etmiştir. Uzlaşma tutanağının incelenmesinde, davacının, uzlaşma edimi olarak 30 gün içinde havale ile şubesi adına gönderilmek üzere 25.000 TL (Yalnız yirmibeş bin) maddi manevi tazminat talep ettiği, aynı olayda 'inde yaralandığı, bu işçide 8.000 TL (Yalnız Sekizbin) maddi-manevi tazminat talep ettiği, ödemelerin çalıştıkları şirket . tarafından yapılacağının kararlaştırıldığı, uzlaşma tutanağının ve uzlaştırmacı tarafından imzalanıp 07.11.2013 tarihinde onaylandığı anlaşılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler C.. Ö.. ve hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan dolayı 11.11.2013 tarihinde, uzlaşmada kararlaştırılan edimin 07.12.2013 tarihine bırakılması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, daha sonra ise edimlerin yerine getirildiğinden bahisle 21.11.2013 tarihinde de koğuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği anlaşılmıştır. Dava; TBK’ nın 28. maddesinde gösterilen aşırı yararlanma hukuksal nedenine bağlı sözleşmenin hükümsüzlüğü ve buna bağlı olarak iş kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini davasıdır.