3. Ceza Dairesi 2015/26763 E. , 2016/6531 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Sanık hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayıl…
**3. Ceza Dairesi 2015/26763 E. , 2016/6531 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Sanık hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem uygun olarak ONANMASINA, 2) Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a) Sanık savunması, mağdur beyanı, olay yerine ilişkin görüntüler ile fotoğraflar ve dosya kapsamına göre sanığın nişanlısına mağdur ...'un erkek kardeşi Nihat'ın mesaj atması üzerine, sanığın mağdur ve kardeşinin işlettiği işyerine giderek mağdur ...'un kardeşi ile konuşmak istediği, sanığın 'ı dışarı çağırdığı ve aracına geçerek beklediği esnada sanığın araca çağırması üzerine mağdurun kardeşini geriye çekip sanığa senin derdin ne diyerek yumruk atmaya çalıştığı, sanığın mağduru itekleyerek kapıyı kapatmaya çalıştığı sırada mağdur ve yanındakilerin sanığın bulunduğu araca saldırmaları ve mağdurun sanığa küfretmesi üzerine sanığın mağduru kasten yaralaması eyleminde sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması, b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14/03/2016 gününde oy çokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Sanık ...'ın, ile evlenmek için her ikisinin birlikte kaçtıkları, 'nın daha evvel mağdur ...'un kardeşi olan ...'ın iş yerinde görevli olarak çalıştığı, tanık ....'ın da Whatsapp yolu ile anlaşılmayan bir mesajı ...'ya göndermesi üzerine sanık ...'ın buna kızıp olay günü 'ın iş yerine giderek dükkanın camında bulunan telefon numarasının kime ait olduğunu ...'dan sorduğu ...'ın da bu telefon bana aittir demesi üzerine sanık ... dükkan ayrılmıştır. 10 dakika sonra sanık ...'ın tekrar dükkana gelip 'ı dışarıya çağırdığı, ikisi birlikte dışarıya çıktıkları sırada olaydan şüphelenen mağdur ...'un küçük kardeşi olan Nihat'ı tutup gitmesini engellediği ve sanık ...'a hitaben ''senin derdin ne'' diye sorması üzerine sanık ...'ın tabanca ile mağdurun hayati bölgesini hedef alıp 1 el ateş ettiği, öldürme kastı ile onu yaraladığı, dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Tebliğnamede belirtildiği gibi sanığın kastının öldürmeye yönelik bulunduğu, ayrıca tahrik yönünden ise mağdurdan gelen bir haksız hareket mevcut bulunmadığı gibi, yerel mahkemesinin tahrike yönelik uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden ve CMUK 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakı saklı kalmak kaydı ile hükmün bozulması görüşünde olduğumdan, çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.