10. Hukuk Dairesi 2024/6997 E. , 2025/6350 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2846 E., 2024/769 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/826 E., 2023/499 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor
**10. Hukuk Dairesi 2024/6997 E. , 2025/6350 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2846 E., 2024/769 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/826 E., 2023/499 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işveren nezdinde 1996 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, meslek hastalığına yakalandığını Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesine müracaatıyla düzenlenen doktor raporunda lomber diskopetî ve bilateral karpal tünel sendromu teşhisi konulduğunu belirterek 1.000,00TL maddi tazminat ile 80.000,00-TL manevi tazminatın malüliyet tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin dava değerini 982.292,75 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; meslek hastalığı iddiasını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " maddi tazminat davasının kabulü ile 982.292,75 TL maddi tazminatın 08.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın 08.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davacının meslek hastalığı iddiasını kabul etmediklerini, davacıda meslek hastalığı bulunmadığını, davacının hastalığının meslek hastalığı olmadığının SGK tarafından tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu Üst Kurul Raporu esas alınarak davacının hastalığının meslek hastalığı olduğunun kabul edilemeyeceğini, hastalığın davalı iş yerindeki çalışması sırasında meydana gelmediğini, iş yerinden ayrıldığı tarih ile dava tarihi arasında uzun zaman bulunduğunu, davacının rahatsızlığı ile iş yeri koşulları arasında illiyet bağı bulunmadığını, Mahkemece gerekli inceleme yapılmadığından davalının tam sorumlu olduğu kanaatiyle kurulan hükmün hakkaniyetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, ücret bordroları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken emsal ücrete göre hesaplamanın hatalı olduğunu, raporun denetlenebilirlikten uzak olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, meslek hastalığı tespitini ortaya koyan kesin rapor olan Adli Tıp Kurumu Raporu tarihinin dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamından; davacının 20.05.1996 ile 31.08.2001 ve 01.05.2003- 22.03.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinden 24.10.2002- 25.04.2003 tarihleri arasında dava dışı ... Yedek Parça Ltd. Şti. işyerinden çalışmalarının bildirildiği, ÇSGB İş Teftiş Kurulunun 28.12.2012 tarihli raporunda, meslek hastalığına yakalandığı, Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi tarafından teşhisi konan meslek hastalığı karpal tunel oluşumu ile işçinin iş yerinde 1996 yılı ile Ekim 2009 arası fabrikanın arka aks üretim hattında seri üretim tezgah işçisi olarak yaptığı işin tekrarlayıcı ve zorlayıcı hareketler içermesi nedeniyle yaptığı çalışmalar arasında illiyet bağı olduğu, seri üretim tezgâh işçisi olarak ...de çalışan davacının aks hattına getirilen 9-20 kglık çelik dövme aks parçalarını eğilerek paletten eli ile kaldırıp eksenleme makinesine koyarak burada eksenlenmesi, eksenlenmiş parçayı eli ile kaldırarak CNC tezgahına yerleştirmesi, işlemi biten parçayı CNC tezgâhından alarak yine eğilerek palete yerleştirmesi, bütün bu işlemleri el ile taşıyarak ve eğilip doğrularak yapmasının yakalandığı meslek hastalığında etkin bir rol oynamış olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesinin 08.03.2012 tarihli raporunda tanı kısmında davacıda lomber diskopati ve bilateral karpal tunel sendromu hastalıkları olduğu ifade edilmiş, Sosyal Güvenlik Kurumunun 25.06.2015 tarihli kararında davacıda tespit edilen lomber disk hernisi ve karpal tünel sendromu hastalıklarının mesleki olmadığı belirtilmiştir. Yüksek Sağlık Kurulu 13.07.2017 tarihli kararında, "Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesinin 09.05.2012, 04.07.2012, 02.09.2014 tarihli sağlık kurulu raporlarına istinaden Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre incelendiğinde, karpal tunel sendromunun mesleki olmadığına, düzeltme kaydıyla lomber disk hernisi hastalığının mesleki olduğuna, maluliyet gerektirmediğine, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına, kontrol muayenesi gerekmediğine" karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 18.09.2020 tarihli raporunda," servikal ve lomber disk hastalığının mevcut olduğu, mevcut belgelere göre servikal ve lomber disk hastalığının mesleki olup olmadığının belirlenemediği, kişide bilateral (çift taraflı) karpal tunel sendromu mesleki hastalığı mevcut olduğu, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle grup 1 (bir) kabul olunarak E cetveline göre %23.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, meslek hastalığının başlangıç tarihinin “Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesinin 08.03.2012 tarih ve 165 numaralı sağlık kurulu raporu”nun tarihi olan 08.03.2012 kabulü gerektiği"nin ifade edildiği, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu 20.1.2022 tarihli kararında "servikal ve lomber disk hastalığının mevcut olduğu, kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği, ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de toplumda sık olarak görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında; kişinin çalıştığı iş kolunun disk hernisi hastalığı için yönetmelikte tanımlanan meslek grupları arasında yer almaması, işi gereği yaptığı eylemler ve mevcut tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde hastalığının meslek hastalığı olarak değerlendirilmediği, disk hernisinin oluşmasında ve gelişmesinde pek çok etkenin bir arada görüldüğü dikkate alındığında da çalışma ortamı koşulları nedeniyle doğal seyri değişebilen “işle ilgili hastalık” olarak değerlendirildiği, bilateral (çift taraflı) karpal tünel sendromu olup meslek hastalığı olarak değerlendirildiği, bu meslek hastalığı nedeniyle; 11.10.2008 tarihli yönetmelikten yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle meslek grup numarası 1 (bir) kabul olunarak E cetveline göre %23.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, meslek hastalığının başlangıç tarihi olarak Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesine ait Sağlık Kurulu Raporunun tarihi olan 08.03.2012’nin kabulü gerektiği" belirtildiği görülmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından maluliyeti tespit edilemediği için davacıya gelir bağlanmadığı, hükme esas alınan hesap raporunda davacının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen %23 meslekte kazanma gücü kaybı oranı esas alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, Yüksek Sağlık Kurulu kararında, davacıda tespit edilen lomber disk hernisi ve karpal tünel sendromu hastalıklarından sadece lomber disk hernisi hastalığının mesleki olduğuna karar verildiği, öte yandan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından ise davacının disk hernisi hastalığının meslek hastalığı olmadığı, ancak karpal tünel sendromu hastalığının meslek hastalığı olarak değerlendirildiği görüldüğünden, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine meslek hastalığı tespiti davası açmak ve Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu Raporunda tespit edilen %23 meslekte kazanma gücü kaybına sebep olduğu bildirilen karpal tünel sendromu rahatsızlığının meslek hastalığı olduğuna dair karar tesisi elde etmek üzere usulüne uygun kesin önel vermek, tespit davasının verilen kesin önel içinde açılması halinde bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Öte yandan, Mahkemece tarafların kusur oranlarını irdeleyen bir kusur raporu alınmaksızın, davalının %100 kusurlu olduğu kabulü ile alınan hesap raporuna göre hüküm kurulması hatalı olmuştur. Mahkemece, davacının çalışmalarının geçtiği işyerlerinde gerek sigortalının gerekse de bu işyerinde çalışan diğer sigortalılar yönünden meslek hastalığı yönünden Kurum tahkikat raporlarının varlığı araştırılıp, düzenlenmiş raporların varlığı halinde dosya kapsamına dahil edildikten sonra, davalı ve dava harici işverenlerin işyerinde gerçekleşen çalışma esnasında meslek hastalığının gerçekleşmesini önlemek için ne tür önlemler aldıkları ibraz edilecek delillerle tespit edilmeli ve dosyanın A sınıf iş güvenliği uzmanı ve meslek hastalıkları uzmanı (kişide meydana gelen meslek hastalığına göre alanında uzman doktor) ve iş yeri hekimi bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmesi ile bilirkişi heyetinden çalışmaların geçtiği dönemdeki işyeri koşullarına, o tarihte alınmış olan önlemlere göre her bir iş yeri yönünden, iş yerlerinin meslek hastalığı üzerindeki etkisi yönlerinden araştırma yaptırılarak, iş yeri çalışma koşulların meslek hastalıklarının gelişmesi üzerinde olumsuz etkilerin varlığı halinde, çalışmanın geçtiği tarihte yürürlükte bulunan iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı hükümleri ile işçinin çalışması nedeniyle maruziyet süreleri de gözetilerek her bir işveren nezdinde yapılan çalışma nedeniyle işverenlerin kusur oranlarını ayrı ayrı tespit ettirilmeli, öte yandan her bir işverenin kendi kusurundan ayrı ayrı sorumlu olacağı hususu gözetilerek, davalı işverenin tespit edilecek kusuru oranında dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirilip davalı işverenin tazminat alacaklarından sorumluluğu hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.