14. Ceza Dairesi 2015/8927 E. , 2016/2348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilip re'sen de temyize tabi hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 02.03.2016 Çarşamba saat 13:30'a duruşma günü verilerek sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti. Bell
**14. Ceza Dairesi 2015/8927 E. , 2016/2348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilip re'sen de temyize tabi hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 02.03.2016 Çarşamba saat 13:30'a duruşma günü verilerek sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 16.03.2016 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi. Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Mağdurenin, babasında bulunan rahatsızlık nedeniyle sık sık okula götürülüp getirilmesi için sanığa teslim edildiği, sanığın ise mağdureye yönelik eylemlerini koruma ve gözetimi altında bulunduğu zamanlarda gerçekleştirdiği anlaşıldığından, hakkında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK'nın 103/3. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Dosya içeriğne göre, sanık ile mağdurenin yakın komşu oldukları, babasında bulunan rahatsızlık nedeniyle mağdurenin üç yıl boyunca sanık tarafından okuluna götürülüp getirildği, sanığın bu süre içerisinde mağdureye yönelik öpme, okşama ve sürtünme şeklinde basit cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu olayda genital muayene raporu da nazara alındığında sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine veya teşebbüs ettiğine dair, mağdurenin beyanları dışında cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, mevcut haliyle sanık hakkında 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan ceza verilmesi yerine gerekçe dahi gösterilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden re'sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 10.03.2016 tarihinde verilen işbu karar 16.03.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Mehmet Şahin hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.