11. Hukuk Dairesi 2013/3538 E. , 2013/20536 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2012 tarih ve 2007/195-2012/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2013/3538 E. , 2013/20536 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2012 tarih ve 2007/195-2012/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların, şirket müdürü olarak görev yaptıkları dönem içinde; 17/04/1999 ile 26/09/1999 tarihleri arasında, altı kez her defasında 9.500 YTL, olmak üzere toplam 57.000 YTL’nin "un fabrikası tesisi avansı" adı altında, davacı şirket kasasından para aktarması yapıldığını, niçin para aktarıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığını, davacı şirket hesabından aktarılan bu paranın şirket mal varlığının azalmasına, şirketi fiilen ve hukuken yönetim yetkisine sahip davalıların mal varlığının artmasına neden olduğunu, yukarıda belirtilen tarihlerde her üç davalının da imzaya yetkili müdür sıfatına haiz olduğunu, davacı şirket için harcanmayan bu paradan davalıların, müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu nedenlerle; davanın kabulü ile fazlaya ait haklar saklı kalmak üzere 57.000 YTL'nin davacı şirket kasasından çıkış tarihlerinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar M. ... ve ... vekili, müvekkillerinin 17/04/1999 ile 26/09/1999 tarihleri arasında şirketten avans çektiklerini, dolayısıyla davanın 5 yıllık zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili Av. ..., öncelikle olayda zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin göz önüne alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, TTK'nın 611. (TTK'nın 661) mülga TTK 535. maddeleri gereğince zaman aşımından davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır. 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bununla birlikte limitet şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların mülga 818 s. BK'nın 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir. Somut olayda, limitet şirketin ortak sayısı 20’den azdır. Buna göre davanın yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir. Dava, şirket müdürleri tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır. Bu durumda mahkemece, HMK’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların muvafakatlerinin alınması veya vekaletnamelerinin ibrazı ve ortaklar kurulu kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.