12. Ceza Dairesi 2020/7693 E. , 2023/5370 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/102 E., 2015/133 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde…
**12. Ceza Dairesi 2020/7693 E. , 2023/5370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/102 E., 2015/133 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2015/102 Esas, 2015/ 133 Karar sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci fıkrası gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına , 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.09.2020 tarihli ve 2016/37687 sayılı, hükmün sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden bozulması, katılma talep eden vekilinin temyiz isteminin reddi görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Müdahale talep eden vekilinin temyiz istemi; Müvekkil şirkete ait araçla sanığın kaza yaptığına, ileride suçtan doğrudan zarar görme ihtimalleri bulunduğuna, Yerel Mahkemenin katılma talebinin reddine ilişkin kararın bozulması gerektiğine ve saire ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın Bodrum'a ilk kez geldiğine, olaydan önceki gece 02.00 sıralarında kalacakları otele vardıklarına, olay sabahı 06.30 sıralarında kazaya karışan aracın escortluğunda ... Otele geldiklerine ve gece çıkış yapana kadar otelde çalıştıklarına, kazanın meydana geldiği yolda aydınlatma, trafik işareti bulunmadığına, keskin viraj nedeniyle görüşün kısıtlı olduğuna, sanığın bilmeden ters yola girdiğine, kazadan sonra otelin çıkışına trafik işareti konduğuna, sanığın yanında yolcu olarak bulunan tanık ...'ın dahi yolun tek yönlü olduğunu anlamadığına, sanığın gideceği Milas yönüne en yakın kavşağın 700 metreden uzak mesafede olduğuna, bu mesafede ulaşılacak kavşak için bilerek ters yönde gitmenin mümkün olmadığına,kazadan sonra Karayolları tarafından yerleştirilen iki tabelanın çıkışta yanılma olabileceğinin göstergesi olduğuna, ölenlerin kemer takmamasının da sonuca etkili olduğuna, cezanın fazla olduğuna ve saire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Mahkeme gerekçesinde; ''Olay gecesi saat 02.00 sularında sanık ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı Ford marka panelvan tipi ... ile yanında iş arkadaşı olan ve mahkemece tanık olarak dinlenen ... ile birlikte ... Otel'deki işlerini bitirdikten sonra otelin nizamiye kapısından çıktıkları, daha sonra 2 yönlü orta refüj ile ayrılan duble yol niteliğindeki Bodrum-Milas Karayolu'na çıktığı, ancak aracını otelden çıktıktan sonra bölünmüş yolda nizamiye kapısından sağa hareket etmesi gerekirken, Milas istikametine gideceğinden aracını bölünmüş yolda Milas istikametinden gelen araçlara ayrılan yola, sol tarafa yönelttiği ve kendisine göre ters şerit içerisinde seyretmeye başladığı, yola çıktıkları ... Otel'den yaklaşık 100 metre ileride maktul ...'un sevk ve idaresinde bulunan Milas-Bodrum istikametindeki yolda maktulün kendisine ayrılmış yolda ... plaka sayılı Fiat Doblo marka ticari taksi ile seyrettiği sırada ters yönden gelen sanık ...'ün sevk ve idaresindeki minibüsün çarpması sonucu ... plakalı ticari takside bulunan ve aracın ön kısmında oturan sürücü ... ve yolcu ...'nın ölümüne neden olduğu, yine aynı ... içerisinde bulunan ... ile sanığın aracı içerisinde bulunan ...'in ise meydana gelen kazada yaralandıkları, ... ve ...'in yaralanmaları ile ilgili olarak alınan ifadelerinde şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri, gerek soruşturma aşamasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu, gerekse kovuşturma aşamasında mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarında, sanık ...'ün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84 maddesinin b fıkrasında belirtilen "taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş kara yolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme" kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunun belirtildiği görülmekle, toplanan deliller, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu, sanık savunmaları ve tanık beyanlarıyla tüm dosya kapsamından; sanık ...'ün bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen taşıt trafiğine ayrılan karayoluna ters istikamete girerek asli kusurlu bir şekilde maktul ...'un sevk ve idaresindeki araca çarpmak suretiyle ticari ... sürücüsü maktul ... ile yanında yolcu olarak bulunan ...'nın ölümüne neden olduğu, sanığın bölünmüş karayoluna girmek suretiyle karşı yönden her zaman ... gelebileceği ve kazaya ve ölüme neden olunabileceğini öngörmesine rağmen yola çıkıp gittiği ve bu şekilde kazanın meydana geldiği, sanığın bilinçli taksirle maktullerin ölümüne neden olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, sanığın sabit olan bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölüme neden olmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 85/2, 22/3 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. TCK’nın 61. maddesi uyarınca sanık hakkında takdiren, teşdiden ceza tayin edilirken; suçun işleniş şekli, işlendiği yer ve zaman ile sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve olay nedeniyle meydana gelen neticenin ağırlığı dikkate alınmış, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlemesi nedeniyle cezasında TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca artırım yapılmış; sanığın mahkemedeki saygılı tutum ve davranışları lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasında TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca indirim yapılmış, yasal olanak bulunmadığından sanık hakkında TCK'nın 51. ve CMK'nın 231. maddeleri tatbik edilmemiştir. Her ne kadar sanık müdafii Adli Tıp Kurumu'ndan veya Teknik Üniversite'den kusur konusunda rapor alınmasını, müvekkilinin 20 saate yakın çalıştığını, yorgun bir şekilde olay gecesi yola çıktığını, yolun bölünmüş yol olduğunun müvekkili tarafından bilinmediği, yolun orta refüjünde bulunan bitkilerin bölünmüş yol konusunda müvekkilini yanılttığını, Bodrum'a ilk defa geldiklerini ve sabahın erken saatlerinde gelip geç saate kadar, gece yarısına kadar çalıştıklarını, yolu kısaltma düşüncesiyle bölünmüş yolda ters istikamette gitmediğini, yolun ne kadar kısalacağı konusunda bilgi sahibi olmadığını, bu nedenle ters yöne yolu kısaltmak amacıyla girmiş olamayacağını, kendi şeridinde sağ şeritte gittiği düşüncesiyle hareket ettiğini iddia etmiş ise de; olay tarihinden bir gün önce Milas istikametinden Bodrum ilçesine gelirken sanıkların aynı yolu kullanarak geldikleri, Bodrum ilçesine başkaca gelen bir karayolunun bulunmadığı, dolayısıyla Bodrum'a gelen bütün herkesin aynı yolu kullanarak Bodrum'a gelmek zorunda oldukları, sanığın da 1 gün önce saat 07.00 sularında bölünmüş karayolunu kullanarak Bodrum'a geldiği, bu nedenle yolun bölünmüş yol olduğunu bilmediği savunmasının doğru olmadığı, alınan her 2 bilirkişi raporu ve (esasen sanığın da savunmasında belirttiği şekilde) bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen taşıt trafiğine ayrılan yola ters istikamete girerek kazaya neden olması karşısında asli kusurlu olduğu, bu nedenle Adli Tıp Kurumu'ndan ya da üniversiteden rapor aldırılmasını gerektirir bir neden bulunmadığı, sanığın bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen taşıt trafiğine ayrılan yola ters istikamete girerek bu yolda ilerlediği, bölünmüş karayolunda ters istikamete girmesi nedeniyle Bodrum'un mevsim itibariyle trafik yoğunluğu, nüfus kalabalığı, başkaca Bodrum'a gelen, ulaşımı sağlayan karayolunun bulunmaması karşısında her zaman için karşı yönden gelen ... ile kaza yapma ve ölüme neden olunabileceğini öngörmesine rağmen hareket ettiği ve bu şekilde bilinçli taksir halinde maktüllerin ölümüne neden olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, sanık müdafiinin ve sanığın savunmalarına itibar edilmemiş; açıklanan nedenle Adli Tıp Kurumu'ndan ve üniversitelerin ilgili bölümünden kusur konusunda rapor alınmamıştır. denilmiştir. 2. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir. 3. Sanık savunmasında; "Ben Ankara ilinde ses ve ışık sistemi kurulumu konusunda çalışmaktayım. Kendime ait şirketim vardır. Ayrıca bu konuda teknisyen olarak çalışıyorum. Olaydan yaklaşık 2 gün kadar önce aynı konuda faaliyet gösteren ve Ankara'da bulunan RL isimli şirketten beni arayarak Bodrum'da bir işlerinin olduğunu ancak başka işleri nedeniyle bu işe yetişemeyeceklerini söyleyip bizim yerimize sen gider misin dediler. Ben de bu teklifi kabul ettim. ... benim arkadaşım olur. Bodrum'a gelişte bana yardımcı olacağını, olaydan bir gün önce Ankara'dan Murat ile birlikte bana ait ... ile yola çıkarak Bodrum ilçesine geldik. Geceleyin saat 02:00 sıralarında ... Otel'e yaklaşık 5 km mesafede bulunan ... Otel isimli otele yerleştik. RL isimli şirketin çalışanları da bizden bir gün önce Bodrum'a gelmişler ve bu otelde kalıyorlardı. Sabahleyin saat 06:30'a kadar otelde kaldık ve bu saatte kalkarak Murat ile birlikte ... Otel'e gittik. Sabah gittiğimizde güneş doğmamıştı, hava tam olarak aydınlık değildi. Erken saatte de çıktığımız için trafikte başka her hangi bir ... yoktu. ... Otel'e gittikte n sonra çalışmaya başladık. Hatırladığım kadarıyla geceleyin saat 02:00-03:00'a kadar ... Otel'de çalıştık. İş henüz bitmemişti. Otele dönmeye karar verdik. Benim aracımda malzemelerimiz bulunuyordu ve aracım küçüktü. RL şirketine ait Fort Transit marka aracı ben aldım. Benim aracımı ise RL şirketi çalışanlarında kaldı. Aracı ben kullanıyordum. Arkadaşım ... ön yolcu koltuğunda oturuyordu. Kemerlerimiz bağlıydı. bu araçla otelden çıkış yaptık. Ben otelden çıktıktan sonra her hangi bir işaret levha ve ışık bulunmadığı için yolun sol tarafına döndüm. Daha önceden bodrum ilçesine hiç gelmemiştim. Yolun da bölünmüş yol olduğunu bilmiyordum. Sola döndükten sonra yolun sağ kısmına geçip yola devam ettim. Hava karanlıktı, trafikte ... olduğunu görmedim. Kaza anında yaklaşık 1 saniye kadar önce karşı taraftan ışığın geldiğini gördüm. Ardından çarpışma meydana geldi. Benim aracımın sağ ön kısmı karşı aracın sağ ön kısmı ile kafa kafaya çarpıştı. Olay bir anda meydana geldi. Sonrasında ben araçtan aşağıya indim ve otel güvenlik görevlisinden ambulans çağırmasını istedim. Daha sonra aracın yanına geldim, karşı aracın kapısını açmak istedim ancak açamadım. Sersemlemiştim. Daha sonra beni karakola götürdüler. Kaza tahminimce otelden çıktıktan yaklaşık 100 metre sonra meydana geldi. aracımın hızı yaklaşık 30-40 km civarındaydı. Ben buranın bölünmüş yol olduğunu bilmiyordum. ... Otele geldiğim şekilde geri dönmek amacıyla otelden çıkınca yolun sol tarafına dönmüştüm" şeklinde beyanda bulunmuştur. 4.Tanık ...; "Sanık ... benim arkadaşım olur. Birlikte Ankara'dan Bodrum'a geldik. Olaydan önceki gece saat 02:30 gibi Bodrum'a geldik. Bodrum'a yaklaşık 10-15 km uzakta bir otelde kaldık. Sabah saat 07:30 gibi uyanarak ... Otele yola çıktık. Hava aydınlanmıştı. Bizim gittiğimiz esnada yolda trafik yoktu. ... otele ...'in arabasıyla geldik. Burada geceleyin birlikte saat 00:30 sıralarına kadar çalıştık. Dönüşte ...'in aracıyla değil RL isimli şirkete ait ... ile kaldığımız otele geri dönüyorduk. ... otelde yapılacak iş henüz bitmemişti. Ertesi gün yeniden ... Otele gelecektik. Ben araçta ...'in yanında sürücü koltuğunda oturuyordum. Otelden çıktık ve sola döndük. Otelin çıkışında her hangi bir trafik levhası, ışık bulunmuyordu. Yolun bölünmüş yol olduğunu bilmiyorduk. Hava karanlıktı ve ışıklandırma yoktu. Ortada ağaç tarzı bir şeyler olduğunu hatırlıyorum. Sola döndükten çok kısa bir süre sonra yolun karşısından bir taksinin üzerimize doğru geldiğini gördüm. ... aracı sola doğru kırdı. Ancak çarpışmayı engelleyemedi. Karşıdan gelen taksi ile kafa kafaya çarpıştık. Hemen araçtan inerek kazaya karışan diğer aracı kontrol ettik. Araçtaki şahısların vefat ettiğini gördük. Ardından ambulans ile hastaneye götürüldük. Ben daha önceden Bodrum'a hiç gelmedim. ...'in gelip gelmediğini bilmiyorum. yolun bölünmüş yol olduğunu fark etmedik. Olay hakkındaki bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. 5.Tanık ... ; "Olay günü ben, ... ve ... ile birlikte ... 'nın yönetimindeki taksi ile Bodrum'dan Milas'a gittik. Bir kısım eşyalarımı Milas'ta bulunan kardeşime bırakacaktık. Eşyaları bıraktık. Geceleyin sat 02:30 sıralarında Milas'tan Bodrum'a dönüyorduk. Aracı ... kullanıyordu. ... ise ön yolcu koltuğundaydı. Ben ise aracın arka koltuğundaydım. Birşeyler atıştırıyordum. hızımızın ne kadar olduğunu hatırlayamıyorum ancak şoförümüz ... Abi aracı gayet dikkatli bir şekilde kullanıyordu. Bu nedenle hızımızın 70-80 km'den yüksek olduğunu zannetmiyorum. Kazanın nasıl meydana geldiğini hatırlamıyorum. Kazadan sonra bilincimi kaybetmiştim. Beni hastaneye kaldırmışlar. 6 gün Bodrum Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüm daha sonra tedavime Muğla'da devam edildi. Soruşturma aşamasında bilincim kapalıyken kolluk görevlileri eşim Hatice'nin huzurunda sanıktan şikayetçi olmadığıma dair benim beyanımı almışlar. Ancak ben bu beyanı kesinlikle kabul etmiyorum. Kazadan sonra bilincim yerinde değildi. Kolluk görevlileri hakkında gerekli görüldüğü takdirde yasal işlem yapılmasını talep ediyorum. Kazadan sonra böbreklerimi kaybettim. Çok mağdur oldum" şeklinde beyanda bulunmuştur. 6.Tanık Abdullah Aktaşlı keşif mahallindeki beyanında; "Olay tarihinde kaza ihbarı nedeniyle geldim. Şu anda size gösterdiğim kaza mahallinde kazaya karışan her 2 aracın yerini ve bulunduğu durumu tespit edip kaza tespit tutanağında arkadaşımla birlikte belirttik. Sanığın kullandığı Transit marka ... ... Otel’den çıkıp bölünmüş yolda ters istikamete doğru girip yolun kendi gidiş yönüne göre sağından giderken bölünmüş yolda karşı yönden gelen ticari taksiyle size gösterdiğim yerde ... Oteli’nin bulunduğu yere gelmeden 50 metre kadar geride kafa kafaya çarpışmışlardı. Kazanın olduğu yol bölünmüş bir yoldu. Buna göre kaza tespit tutanağı ve kusura ilişkin görüşümüzü belirttik. Kaza noktasını gösteriyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. 7.Soruşturma aşamasında olayın akabinde keşfe binaen alınan 18/05/2015 tarihli trafik bilirkişisi raporunda;''... 06 FK 1668 plakalı kamyonet sürücüsü ...'ün bölünmüş yolda karşı yönden gelen trafiği kullandığı şeride girdiği, 2918 sayılı Kanun'un 84 maddesinin b fıkrasında "taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme" halinde ... sürücülerinin trafik kazalarında asli kusurlu sayılacaklarına hükmedildiği, sürücünün bu eylemi ile kazanın oluşumunda asli (esas) kusurlu olduğu, ... plakalı ticari otomobil sürücüsü maktül ...'un kendine ayrılmış bölümde seyir halinde olduğu, bölünmüş yolda karşı istikametten bir ... gelebileceğinin kendisi açısından öngörülebilir olmadığı, kazanın karşı yönden gelen şüpheli idaresindeki kamyonetin asli kusurlu hareketinden meydana geldiği anlaşıldığından kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı'' kanaati belirtilmiş, yine kovuşturma sırasında keşfe binaen alınan raporda ve kaza tespit tutanağında bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen taşıt trafiğine ayrılan yola ters istikamete girerek kazaya neden olması karşısında asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. 8.Olay yeri tespit ve ölü muayene tutanağında; ... ve ...'un ölüm sebebinin trafik kazasına bağlı kafa travmasından kaynaklı beyin kanaması olduğunun belirtildiği görülmüştür. 9. Kazaya ilişkin cd içerinde kamera görüntüsü ile cd inceleme tutanağının dosyada olduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE Olay günü saat 03.00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonetle ... Otelin nizamiye kapısından çıkıp bölünmüş yolda ters istikamette 111 metre ilerledikten sonra, kendi istikametinde ticari taksi ile seyreden ... 'un sevk ve idaresindeki araçla kafa kafaya çarpıştıkları, kaza nedeniyle ... ile yanında yolcu olarak bulunan ...'nın öldüğü olayda; mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. 1.Tebliğname yönünden; Sanığın refüjle bölünmüş yolda ters istikamette 111 metre ilerledikten sonra kaza yaptığı, refüjün yön algısı oluşturmaya yeterli olduğu, sanığın kazadan önceki gün Bodrum ilçesine, kaza sabahı da Milas'tan ... Otele aynı yolu kullanarak geldiği, Bodrum ilçesine başkaca gelen bir karayolunun bulunmadığı, dolayısıyla Bodrum'a gelen bütün herkesin aynı yolu kullanarak Bodrum'a gelmek zorunda olduğu anlaşıldığından sanığın bilerek ters yöne girmediği savunmasına itibar edilmemiş, teblignamede bu konuda bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2.Müdahale talep eden vekilinin temyiz istemi yönünden; Mağdur" kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 08.11.2016 tarihli ve 830-412, 03.05.2011 tarihli ve 155–80, 04.07.2006 tarihli ve 127-180, 22.10.2002 tarihli ve 234–366 ile 11.04.2000 tarihli ve 65–69 sayılı kararlarında; "dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez" şeklinde açıkça ifade edildiği anlaşılmakla; Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen müdahale talep edenin katılan sıfatı, dolaysıyla hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 3.Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; A. Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiği yönünden; 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir. B. Ceza miktarı yönünden; Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olarak asli kusurlu olarak 2 kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, suçun işleniş şekli de değerlendirilerek tayin edilen ceza miktarında isabetsizlik görülmemiştir. C. Sair nedenler yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR 1.Müdahale talep eden vekilinin temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünde 1 nolu bentte açıklanan nedenle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2015/102 Esas, 2015/ 133 Karar sayılı kararı sayılı kararına yönelik müdahale talep eden velinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2015/102 Esas, 2015/ 133 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.