TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MUHARREM PINARBA ŞI BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2020/91) Karar Tarihi: 4/10/2023 Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Muharrem PINARBA ŞI Vekili : Av. Semih TÜFEK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, alaca ğın tahsili amac ıyla borçlu aleyhine ba şlatılan icra takibi sıras ı
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MUHARREM PINARBA ŞI BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2020/91) Karar Tarihi: 4/10/2023 Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Muharrem PINARBA ŞI Vekili : Av. Semih TÜFEK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, alaca ğın tahsili amac ıyla borçlu aleyhine ba şlatılan icra takibi sıras ında tahsil edilen bedelin nemas ının alacakl ıya ödenmek yerine Hazineye irat kaydedilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 23/12/2019 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 7. Başvurucu 1956 do ğumlu olup Mu ğla'da ikamet etmektedir. 8. Antalya 13. İcra Dairesi Müdürlü ğünde (İcra Dairesi) borçlular F.P. ve M.P. aleyhine 7.500.000 TL'lik bono içeri ğindeki alacak için kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi ba şlatılm ıştır. Bononun lehtar ının kim oldu ğu ve başvurucunun lehtar olup olmad ığı bireysel ba şvuru dosyas ından anla şılamamaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 39. Borçlular 17/10/2016 tarihinde Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, takibe konulan senedin teminat amaçl ı olduğunun tespiti amac ıyla alacakl ı aleyhine menfi tespit davas ı açm ıştır. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 19/10/2016 tarihinde teminat yat ırılmas ı kayd ıyla takibin tedbiren durdurulmas ına karar verilmi ştir. 10. Alacakl ı 17/4/2017 tarihinde İcra Dairesine müracaat ederek Anayasa Mahkemesinin Fatma Y ıldırım (B. No: 2014/6577, 16/2/2017) karar ına da at ıfta bulunmak suretiyle bu paran ın nemaland ırılmas ını talep etmi ştir. İcra Dairesi, talebi kabul ederek 18/4/2017 tarihinde paray ı vadeli bir mevduat hesab ına yat ırm ıştır. 11. Başvurucu -kendi beyan ına göre- 23/10/2018 tarihinde alaca ğın devri sözleşmesiyle takip konusu alaca ğı devralm ıştır. Başvurucu ile borçlular 10/12/20018 tarihli muvafakatnameyle İcra Dairesi hesab ındaki 540.000 TL ile bu paraya i şleyen 42.018,41 T L faizin başvurucuya ödenmesi konusunda uzla şmıştır. Başvurucu ayn ı tarihte İcra Dairesine müracaat ederek muvafakatname do ğrultusunda i şlem tesis edilmesini talep etmi ştir. Ancak İcra Dairesi 11/12/2018 tarihli i şlemiyle, tedbirin kalkmas ını müteakip anaparan ın alacakl ıya ödenmesine, i şleyen faizin ise Hazineye aktar ılmas ına karar vermi ştir. 12. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 12/12/2018 tarihinde feragat nedeniyle menfi tespit davas ı hakk ında karar verilmesine yer olmad ığına karar vermi ştir. 13. Başvurucu, İcra Dairesinin bu karar ının iptali istemiyle 17/12/2018 tarihinde Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesinde ( İcra Hukuk Mahkemesi) şikâyet yoluna müracaat etmiştir. Şikâyet dilekçesinde, icra dosyas ındaki paran ın nemas ının onunla hiçbir ilgisi olmayan Hazineye aktar ılmas ının mülkiyet hakk ını ihlal ettiğini ileri sürmü ştür. 14.İcra Hukuk Mahkemesi 10/9/2019 tarihinde şikâyeti esastan reddetmi ştir. Karar ın gerekçesinde 9/6/1932 tarihli ve 2004 say ılı İcra İflas Kanunu'nun 134. maddesinde yaln ızca şikâyet süreci içinde nemaland ırmaya ili şkin hükmün yer ald ığı, bunun d ışında nemaland ırmaya ili şkin bir hükmün kanunda yer almad ığı, memurun kendili ğinden paray ı nemaland ırma yetkisinin bulunmad ığı belirtilmi ştir. Kararda; İcra Dairesinde Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ına at ıfla para nemaland ırılm ış ise de neman ın alacakl ıya ödenmesinin yasal dayana ğının bulunmad ığı, bu sebeple Hazineye ödenmesi gerekti ği vurgulanm ıştır. 15. Başvurucu, bu karara kar şı istinaf yoluna ba şvurmuştur. İstinaf dilekçesinde başvurucu, Anayasa Mahkemesinin Fatma Y ıldırım karar ına özellikle at ıf yapm ış; bu karar uyar ınca neman ın alacakl ıya ödenmesi gerekti ğini iddia etmi ştir. 16. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince (Bölge Adliye Mahkemesi) 23/10/2019 tarihinde istinaf istemi esastan reddedilmi ştir. Karar ın gerekçesinde 2/7/1964 tarihli ve 492 say ılı Harçlar Kanunu'nun 36. maddesine at ıfta bulunularak icra dairelerince takip i şlemlerinden dolay ı herhangi bir sebeple al ınm ış paralar ın bankaya yat ırılmas ı hâlinde bu paralara ili şkin faiz, ikramiye ve sair menfaatlerin devlete ait olaca ğı belirtilmiş; an ılan hüküm gözetildi ğinde neman ın Hazineye ödenmesinin hukuka uygun olduğu ifade edilmi ştir. 17. Nihai karar 27/11/2019 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. Başvurucu 23/12/2019 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 4IV.İLGİLİ HUKUK 18. 492 say ılı Kanun'un 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Mahkemeler, hakimler, C. savc ılar ı ve icra iflas daireleri taraf ından adli ve idari işlemlerle takip i şlemlerinden dolay ı herhangi bir sebeple al ınm ış olan paralar ın bankaya yat ırılmas ı halinde bu paralara ait faiz, ikramiye ve sair menfaatleri Devlete aittir." 19. Anayasa Mahkemesinin 492 say ılı Kanun'un 36. maddesinin birinci f ıkras ının iptaline ili şkin 5/4/2023 tarihli ve E.2023/48, K.2023/72 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "5. 492 say ılı Kanun un 36. maddesinin itiraz konusu birinci f ıkras ında mahkemeler, hâkimler, Cumhuriyet savc ılar ı ve icra iflas daireleri taraf ından adli ve idari i şlemlerle takip işlemlerinden dolay ı herhangi bir sebeple al ınm ış olan paralar ın bankaya yat ırılmas ı hâlinde bu paralara ait faiz, ikramiye ve di ğer menfaatlerin devlete ait oldu ğu hükm e bağlanm ıştır. An ılan maddenin ikinci f ıkras ında ortakl ığın giderilmesi neticesinde tahsil edilen para, tereke paras ı k ısıtlı veya gaip ad ına bankaya yat ırılan paralar bundan müstesna tutulmu ştur. Buna göre mahkemeler, hâkimler, Cumhuriyet savc ılar ı ve icra iflas dairelerinin -ortakl ığın giderilmesi neticesinde tahsil edilen para, tereke paras ı ve k ısıtlı veya gaibe ait paralar haricinde- görevleri sebebiyle kendilerine tevdi edilen paralar ı bankaya yat ırmas ı durumunda bu paralar ın bankaya yat ırılmas ından dolay ı her ne a d alt ında olursa olsun elde edilen nema paran ın sahibine de ğil, Hazineye ait olmaktad ır. ... 7. Mahkemeler, hâkimler, Cumhuriyet savc ılar ı ve icra iflas dairelerine tevdi edilen paralar ın Anayasa'n ın 35. maddesi kapsam ında mülk te şkil ettiği aç ıktır. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 35. maddesinde öngörülen güvencelerin itiraz konusu kural yönünden uygulanabilir oldu ğu anlaşılmaktad ır. ...9. Paran ın bir başkas ına kulland ırılmas ı karşılığında elde edilen menfaatler onun semeresi mahiyetindedir. Dolay ısıyla paran ın başkas ına kulland ırılmas ı sonucu has ıl olan semerelerden yararlanma yetkisi de paran ın malikine aittir. Nitekim 22/11/2001 tarihli v e 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu nun 685. maddesinin birinci f ıkras ında Bir şeyin maliki, onun ürünlerinin de maliki olur. denilmek suretiyle e şyan ın malikinin onun semeresine de malik olaca ğı kabul edilmi ştir. 10. Paran ın bankaya yat ırılmas ı, bankan ın söz konusu paray ı kullanmas ına imkâ n sağlad ığından bunun kar şılığında banka taraf ından paran ın sahibine faiz, ikramiye vey a benzeri adlar alt ında birtak ım menfaatler temin edilebilmektedir. Bankaya yat ırılan paran ın mahkemeler, hâkimler, Cumhuriyet savc ılar ı ve icra iflas dairelerinin kontrolünde buluna n bir para olmas ı ve bu paran ın an ılan otoritelerce bankaya yat ırılmas ı, elde edilen nemadan yararlanma hakk ının paran ın malikine ait oldu ğu kural ını değiştirmez. Bununla birlikte itiraz konusu kural, özel ki şilere ait olup mahkemeler, hâkimler, Cumhuriyet savc ılar ı ve icra iflas dairelerine tevdi edilen paralar ın bankaya yat ırılmas ı sonucu elde edilen faiz, ikramiye ve di ğer menfaatlerin bankaya yat ırılan paran ın sahibi olan özel ki şilerin yerine devlete ait olmas ını öngörmek suretiyle mülkiyet hakk ını sınırlamaktad ır. ... Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 512. İtiraz konusu kural özel hukuk ki şisine ait olan paran ın kamu otoriteleri taraf ından bankaya yat ırılmas ı sonucu elde edilen semerenin Hazineye gelir olarak aktar ılmas ını öngörmektedir. Özel hukuk ki şisine ait olan paran ın semeresinin Hazineye aktar ılmas ı malikin semere miktar ınca mülkten yoksun kalmas ına yol açmaktad ır. Dolay ısıyla somut kuraldaki s ınırlaman ın mülkten yoksun b ırakma biçimindeki ikinci kural kapsam ında incelenmesi gerekecektir. ...16. Anayasa Mahkemesi, icra iflas dairelerinin borçlulardan tahsil etti ği paran ın durumunu inceledi ği Fatma Y ıldırım karar ında borçludan tahsil edilen bedelin alacakl ıya ödendiği ana kadar borçlunun veya alacakl ının para üzerinde tasarrufta bulunma, paray ı kullanma veya paran ın değerinin enflasyon kar şısında aşınmas ını önleyici tedbirler alma imkân ı olmad ığının alt ını çizerek borçludan tahsil edilen bedelin bu süreçte henüz icra müdürlüğünün kontrolü alt ında bulundu ğunu, dolay ısıyla bu paran ın enflasyon kar şısında kıymet yitirmesini önleyebilecek olan ın da para üzerinde tasarrufta bulunma kudretin i elinde bulunduran icra dairesi oldu ğunu belirtmi ş; tahsil edilen paran ın al ım gücünü kaybetmesini engellemenin yolunun da bunun nemaland ırılmas ı olduğunu ifade etmi ştir (Fatma Y ıldırım, 60, 61). Anayasa Mahkemesi sonuç olarak cebri icra organlar ının tahsil ettiği paray ı bir mevduat hesab ına yat ırılmas ı biçiminde alaca ğı basit bir tedbirle icra sürecinin h ızlı işlememesinin borçlu üzerinde olu şturduğu olumsuz etkileri asgari seviyey e indirememesinin mülkiyet hakk ının devlete yükledi ği koruma pozitif yükümlülü ğünün ihlali sonucunu do ğurduğunu kabul etmi ştir (Fatma Y ıldırım, 60-63). ... 18. Bununla birlikte kural; mahkemeler, hâkimler, Cumhuriyet savc ılar ı ve icra iflas dairelerinin -ortakl ığın giderilmesi neticesinde tahsil edilen para, tereke paras ı ve k ısıtlı veya gaibe ait paralar hariç- kendilerine tevdi edilen paralar ı bankaya yat ırmalar ı durumunda bu paralar ın bankaya yat ırılmas ından dolay ı elde edilen neman ın devlete ait olmas ını öngörmektedir. 19. Borçludan tahsil edilen para dahil olmak üzere mahkemeler, hâkimler, Cumhuriyet savc ılar ı ve icra iflas dairelerine verilen paralar ın enflasyon kar şısında değer yitirmesini önlemeye yönelik bir tedbir olarak vadeli mevduat hesab ına yat ırılmas ı neticesinde eld e edilen neman ın Hazineye irat kaydedilmesi kar şılıksız yararlanma hükmünde olup bunun herhangi bir hakl ı temeli bulunmamaktad ır. Devletin zorlay ıcı nedenler olmaks ızın özel bi r kişinin mal varl ığından kar şılıksız yararlanmas ı düşünülemez. Devletin sundu ğu yarg ı ve takip hizmetleri kar şılığında zaten harç al ınmakta, ayr ıca yap ılan yarg ılama ve taki p giderleri de ilgili taraflardan tahsil edilmektedir. Bu durumda bankaya yat ırılan paran ın nemas ının Hazineye irat kaydedilmesinin sunulan yarg ı ve takip hizmetlerinin giderinin kısmen ilgililere yükletilmesi amac ı taşıdığı da söylenemez. Dolay ısıyla mahkemeler, hâkimler, Cumhuriyet savc ılar ı ve icra iflas dairelerine tevdi edilen ve özel hukuk ki şilerine ait olan paralar ın nemas ının Hazineye intikal ettirilmesinin anayasal aç ıdan meşru bir amaca dayanmad ığı anlaşılmaktad ır. 20. Sonuç olarak mahkemeler, hâkimler, Cumhuriyet savc ılar ı ve icra iflas dairelerin e herhangi bir sebeple teslim edilen ve özel hukuk ki şilerine ait olan paralar ın nemas ının Hazineye intikal ettirilmesinin me şru bir amac ı olmad ığından kural mülkiyet hakk ını ihlal etmektedir. ..." Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 6V.İNCELEME VE GEREKÇE 20. Anayasa Mahkemesinin 4/10/2023 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 21. Başvurucu, İcra Dairesince tahsil edilen paran ın nemas ının Hazineye aktar ılmas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Anayasa Mahkemesinin Fatma Y ıldırım karar ına değinen başvurucu 2004 say ılı Kanun'un 134. maddesinde icra dairesindeki paran ın nemaland ırılacağına ilişkin bir hüküm olmasa da bunu açıkça yasaklayan bir hükmün de mevcut olmad ığını, alacakl ı ve borçlunun haklar ını korumakla yükümlü olan icra dairesinin paray ı nemaland ırmas ının anayasal bir mecburiyet olduğunu iddia etmi ş; olayda mülkiyet hakk ının ve adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini savunmuştur. 22. Bakanl ık görüşünde, borçludan tahsil edilen paran ın nemas ının alacakl ıya ödeneceğine ilişkin bir kanun hükmü veya içtihat bulunmad ığından başvurucunun mülkünün mevcut olmad ığı ileri sürülmü ştür. Esasa ili şkin olarak ise ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmiş ve bunlar ın dikkate al ınarak mülkiyet hakk ı ihlali şikâyetinin incelenmesi gerekti ği ifade edilmi ştir. Hazine ve Maliye Bakanl ığının Bakanl ık arac ılığıyla gönderdi ği görüşünde alacakl ıdan tahsil edilen paran ın nemas ının Hazineye intikal ettirilmesinin 2004 say ılı Kanun'un 134. maddesine uygun oldu ğu savunulmu ştur. 23. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında esas itibar ıyla başvuru formundaki iddialar ını tekrarlam ıştır. B. Değerlendirme 24. Anayasa'n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 25. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucular taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucu adil yarg ılanma hakk ının da ihlal edildiğini iddia etmi ş ise de şikâyetin özünün borçludan tahsil edilen paran ın nemas ının Hazineye aktar ılmas ına yönelik oldu ğu anlaşılmakla bütün iddialar ın mülkiyet hakk ının ihlali iddias ı kapsam ında incelenmesi uygun görülmü ştür. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden26. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 72. Esas Yönünden 27. Somut olayda borçludan tahsil edilen 540.000 TL'ye i şleyen 42.018,41 TL faiz alacakl ıya ödenmemi ş, Hazineye gelir olarak kaydedilmi ştir. Borçludan tahsil edilen ve borç ilişkisinin taraflar ının alacakl ıya ödenmesi konusunda uzla ştığı neman ın Hazineye irat kaydedilmesi bir kamu müdahalesidir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 tarihli ve E.2023/48, K.2023/72 say ılı karar ında, borçluya ait paran ın nemas ının Hazineye aktar ılmas ını düzenleyen kural negatif yükümlülükler kapsam ında incelenmi ştir. Bununla birlikte Hazineye irat kaydedilen neman ın iki özel ki şi aras ındaki borç uyu şmazl ığının çözümlenmesi amac ıyla başlatılan icra takibinin neticesinde ortaya ç ıktığı ve nemaland ırman ın esas itibar ıyla mülkün korunmas ı pozitif yükümlülü ğü kapsam ında gerçekleştirilen bir i şlem olduğu gözetildi ğ inde somut olaydaki şikâyetin devletin mülkiyet hakk ına ilişkin pozitif yükümlülükleri yönünden incelenmesinin daha uygun olaca ğı değerlendirilmi ştir. a. Mülkün Varl ığı 28. Anayasa'n ın 35. maddesinin birinci f ıkras ında "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir." denilmek suretiyle mülkiyet hakk ı güvenceye ba ğlanm ıştır. Anayasa'n ın anılan maddesiyle güvenceye ba ğlanan mülkiyet hakk ı, ekonomik de ğer ifade eden ve parayla de ğerlendirilebilen her türlü mal varl ığı hakk ını kapsamaktad ır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). Bu ba ğlamda mülk olarak de ğerlendirilmesi gerekti ğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunlar ın üzerinde tesis edilen s ınırlı ayni haklar ve fikrî haklar ın yan ı sıra icras ı kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakk ının kapsam ına dâhildir ( Mahmut Duran ve di ğerleri , B. No: 2014/11441, 1/2/2017, 60). 29. Somut olayda takibe konu bono içeri ğindeki alaca ğı başvurucunun 23/10/2018 tarihinde devrald ığı hususunda bir tart ışma bulunmamaktad ır. Başvurucunun devrald ığı alacağın Anayasa'n ın 35. maddesi kapsam ında mülk te şkil ettiği aç ıktır. b. Genel İlkeler 30. Mülkiyet hakk ının korunmas ının devlete birtak ım pozitif yükümlülükle r yüklediği hususu Anayasa'n ın 35. maddesinin lafz ında aç ık bir biçimde düzenlenmemi ş ise de bu güvencenin sadece devlete atfedilebilen müdahalelere yönelik s ınırlamalar getirdi ği, bireyi üçüncü ki şilerin müdahalelerine kar şı korumas ız b ırakt ığı düşünülemez. Poziti f yükümlülüklerin ortaya ç ıkmas ının nedeni gerçek anlamda koruma sağlamakt ır. Buna göre anılan maddede bir temel hak olarak güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının gerçekten ve etkili bir şekilde korunabilmesi yaln ızca devletin müdahaleden kaç ınmas ına bağlı değildir. Gerçek anlamda koruma sa ğlanmas ı için devletin negatif yükümlülükleri d ışında poziti f yükümlülüklerinin de olmas ı gerekir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 5. ve 35. maddeleri uyar ınca devletin mülkiyet hakk ının korunmas ına ilişkin pozitif yükümlülükleri bulunmaktad ır. Bu bağlamda söz konusu pozitif yükümlülükler, kimi durumlarda özel ki şiler aras ındaki uyuşmazl ıklar da dâhil olmak üzere mülkiyet hakk ının korunmas ı için belirli tedbirlerin alınmas ını gerektirmektedir ( Türkiye Emekliler Derne ği, B. No: 2012/1035, 17/7/2014, 34-38; Eyyüp Boynukara , B. No: 2013/7842, 17/2/2016, 39-41; Osmanoğlu İnşaat Eğitim Gıda Temizlik Hizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi , B. No: 2014/8649, 15/2/2017, 43). Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 831. Mülkiyet hakk ının devlete tahmil etti ği pozitif yükümlülükler, devletin koruyucu ve düzeltici önlemler almas ını gerektirebilmektedir. Koruyucu önlemler mülkiyete müdahale edilmesini önleyici; düzeltici önlemler ise müdahalenin etkilerini giderici, di ğer bir ifadeyle telafi edici yasal, idari ve fiilî tedbirleri kapsamaktad ır. Pozitif yükümlülükler mutlak olmay ıp bunlar ın ne tür koruyucu ve düzeltici edimleri kapsad ığı ve bu edimlerin derecesi her somut olay ın kendi ko şullar ı içinde belirlenebilir ( Osmanoğlu İnşaat Eğitim G ıda Temizli k Hizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi , 47). 32. Mülkiyet hakk ına üçüncü ki şiler taraf ından müdahalede bulunulmas ı durumunda bu müdahalenin malik üzerinde do ğurduğu olumsuz sonuçlar ın mümkünse eski hâle döndürülmesini, mümkün de ğilse malikin zarar ve kay ıplar ının telafi edilmesini sağlayan idari veya yarg ısal birtak ım hukuki mekanizmalar ın oluşturulmas ı devletin poziti f yükümlülüklerinin bir gere ğidir. Bu ba ğlamda hak ihlalinin sonuçlar ının giderilmesi bak ımından ne tür hukuki mekanizmalar ın öngörülece ği hususu devletin takdirindedir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin tercih edilen idari veya yarg ısal mekanizman ın malik üzerinde do ğurduğu olumsuz etkilerin düzeltilmesi bak ımından yeterli ve elveri şli olup olmad ığı hususundaki denetim yetkisi sakl ıdır. Bu bağlamda düzeltici bir mekanizman ın hiç oluşturulmamas ı veya olu şturulan mekanizman ın müdahaleden önceki durumu tesis edici veya oluşan kay ıplar ı giderici bir nitelik arz etmemesi durumunda mülkiyet hakk ının devlete yüklediği pozitif yükümlülükler ihlal edilmi ş olur ( Osmanoğlu İnşaat Eğitim G ıda Temizli k Hizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi , 49). c.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 33. Somut olayda 7.500.000 TL'lik bono içeri ğindeki alacak için borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi ba şlatılm ıştır. Buna kar şılık borçlular da borçsuzlu ğun tespiti amac ıyla menfi tespit davas ı açm ıştır. Bu davada teminat kar şılığında ihtiyati tedbir karar ı verilmiştir. Alacakl ı, Fatma Y ıldırım karar ına da at ıfta bulunarak borçlular ın İcra Dairesine yat ırdığı 540.000 TL'nin nemaland ırılmas ı için talepte bulunmuştur. İcra Dairesi talebi kabul ederek 18/4/2017 tarihinde paray ı vadeli bir mevduat hesab ına yat ırm ıştır. Bono içeri ğindeki alaca ğı 23/10/2018 tarihinde devralan ba şvurucu ile borçlular aras ında uzla şmaya var ılmas ının akabinde menfi tespit davas ından feragat edilmiştir. Menfi tespit davas ının feragat nedeniyle ortadan kalkmas ı üzerine taraflar 540.000 TL ile bu paraya i şleyen 42.018,41 TL faizin alacakl ıya ödenmesi hususunda uzla şmas ına rağmen İcra Dairesi sadece 540.000 TL'yi ba şvurucuya ödemi ş, neman ın ise Hazineye aktar ılmas ına karar vermi ştir. Başvurucunun şikâyetini inceleyen İcra Hukuk Mahkemesi; İcra Dairesince tahsil edilen paran ın nemaland ırılacağına ilişkin bir hükmün bulunmad ığını, bu sebeple neman ın Hazineye aktar ılmas ı gerektiğini belirterek davay ı reddetmemi ştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise 492 say ılı Kanun'un 36. maddesine at ıfta bulunarak İcra Dairesinin borçluya ait paray ı nemaland ırmas ı hâlinde neman ın Hazineye ait olaca ğını ifade edere k istinaf istemini reddetmi ştir. 34. Anayasa Mahkemesinin Fatma Y ıldırım karar ında vurguland ığı üzere özel borç ilişkileri bağlam ında mülkiyetin korunmas ı ödevi, somutla şmış ve icra edilebilir hâle gelen ancak borçlu taraf ından r ızaen ödenmeyen alacaklar ın devlet taraf ından kamu gücü kullan ılmak suretiyle borçludan tahsil edilebilmesini gerektirmektedir. Cebri icra, devlete yüklenen bu ödevin ifas ı kapsam ında kurulan hukuksal bir mekanizmad ır. R ızaen ödenmeyen alacaklar ın tahsili amac ıyla oluşturulan ve bu çerçevede kamu gücü yetkileriyle donat ılan cebri icra organlar ının -bu görevini yerine getirirken- mülkün (somutla şmış alacağın) korunmas ına yönelik birtak ım tedbirler almas ı gerekebilir. Al ınmas ı gereken tedbirlerin neler Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 9olduğu, her somut olay ın kendi ko şullar ı içinde de ğişebilmektedir. Ancak bu çerçevede, cebri icra organlar ından olağanın ötesinde bir tedbir almas ı beklenmemelidir ( Fatma Y ıldırım, 57, 58). 35. Devletin cebri icra sürecini makul bir sürede sonuçland ırma yükümlülü ğü altında oldu ğu gözetildi ğinde cebri icran ın uzamas ı hâlinde gerek borçlunun gerekse alacakl ının hak ve menfaatlerinin korunmas ı amac ıyla somut olay ın gerektirdi ği her türlü tedbirin al ınmas ı devletin sorumlulu ğundad ır. Özellikle icra sürecinde devletin hâkimiyeti ve kontrolü alt ında bulunan borçlu veya alacakl ıya ait mal ve haklar ın ekonomik de ğerini koruyucu ve idareye normal idari i şleyişin d ışında bir külfet yüklemeyecek tedbirlerin alınmamas ı somut olay ın koşullar ı çerçevesinde koruma yükümünün ihlali olarak yorumlanabilir ( Fatma Y ıldırım, 59). 36. Anayasa Mahkemesi Fatma Y ıldırım karar ında, borçludan tahsil edilen bedelin alacakl ıya ödendi ği ana kadar alacakl ının para üzerinde tasarrufta bulunma, paray ı kullanm a veya paran ın değerinin enflasyon kar şısında aşınmas ını önleyici tedbirler alma imkân ı olmad ığının alt ını çizerek alacakl ıdan tahsil edilen bedelin bu süreçte henüz icra müdürlüğünün kontrolü alt ında bulundu ğunu, dolay ısıyla bu paran ın enflasyon kar şısında kıymet yitirmesini önleyebilecek olan ın da para üzerinde tasarrufta bulunma kudretini elinde bulunduran icra dairesi oldu ğunu belirtmi ş; tahsil edilen paran ın al ım gücünü kaybetmesini engellemenin yolunun da bunun nemaland ırılmas ı olduğunu ifade etmi ştir (Fatma Y ıldırım, 60, 61). Anayasa Mahkemesi sonuç olarak cebri icra organlar ının ihale bedelinin vadeli bir mevduat hesab ına yat ırılmas ı biçiminde alaca ğı basit bir tedbirle icra sürecinin h ızlı işlememesinin ba şvurucu üzerinde olu şturduğu olumsuz etkileri asgari seviyeye indirememesinin mülkiyet hakk ının devlete yükledi ği koruma pozitif yükümlülü ğün ihlali sonucunu do ğurduğunu kabul etmi ştir (Fatma Y ıldırım, 60-63). 37. Somut olayda İcra Dairesi; borçludan tahsil etti ği paray ı Anayasa Mahkemesinin an ılan karar ını gözeterek nemaland ırm ış ise de nemay ı başvurucuya ödememiş, Hazineye aktarm ış, yarg ı mercileri de İcra Dairesinin bu i şlemini hukuka uygun bulmuştur. 38. Belirtmek gerekir ki Anayasa Mahkemesince İcra Dairesinin borçludan tahsil ettiği paran ın enflasyon sebebiyle de ğer yitirmesini önleyici bir tedbir olarak paray ı nemaland ırmas ının anayasal bir yükümlülük oldu ğunu tespit etmesine ra ğmen İcra Hukuk Mahkemesinin paran ın nemaland ırılmas ını öngören bir kanun hükmünün bulunmad ığını belirterek davay ı reddetmesi anayasal ilkeleri gözard ı eden bir yorum olarak değerlendirilmi ştir. 39. Mahkemelerin hukuk kurallar ını yorumlama yetkisi, bunlar ın Anayasa hükümleri ışığında yorumlanmas ı yükümlülü ğünü de beraberinde getirmektedir. Buna göre mahkemeler, önlerindeki uyu şmazl ığa uygulayacaklar ı mevzuat hükümlerini anayasal ilke ve güvenceleri gözeterek yorumlama mecburiyeti alt ındad ır. Bir mevzuat hükmünün birden farkl ı biçimde yorumlanmas ının mümkün oldu ğu hâllerde Anayasa'ya ayk ırı olan yorumun benimsenmesinden kaç ınılmas ı Anayasa'n ın üstünlü ğü ilkesinin bir gere ğidir. Diğer bir ifadeyle Anayasa'ya uygun yorum ilkesi hâkimin hukuk kurallar ını yorumlama serbestîsinin sınırını oluşturmaktad ır. Dolay ısıyla hâkimin bir hukuk kural ının anlam ve kapsam ını tespit ederken Anayasa'y ı ve anayasal ilkeleri hesaba katmamas ı Anayasa'n ın normlar hiyerarşisinin tepesinde yer almas ını anlams ız hâle getirir. Bu ba ğlamda Anayasa kâ ğıt üzerinde kalan bir metin de ğil yaşayan, hukuk sistemini yönlendiren, her türlü kamusal Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 10tasarrufta gözetilmesi gereken hukuki bir belgedir ( Mehmet Fatih Bulucu [GK], B. No: 2019/26274, 27/10/2022, 76). 40.İcra Dairesinin paran ın icra sürecinin uzamas ına bağlı olarak de ğer kaybetmesini önleyici tedbirler almas ı anayasal bir yükümlülük olup paran ın nemaland ırılmas ını yasaklayan aç ık bir kanun hükmü bulunmad ığına göre derece mahkemelerinin hukuk kurallar ını icra dairesinin bu anayasal yükümlülü ğünün ihlal edilmesini önleyecek şekilde yorumlamas ı Anayasa'n ın üstünlü ğü ilkesinin bir gere ğidir. Bu bağlamda İcra Hukuk Mahkemesinin yorumunun Anayasa'n ın üstünlü ğü ilkesi ile hukuk kurallar ını Anayasa'ya uygun olarak yorumlama ödeviyle uyumlu oldu ğunu söylemek mümkün de ğildir. 41. Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesinin İcra Hukuk Mahkemesinin gerekçesini değiştirdiği ve 492 say ılı Kanun'un 36. maddesine dayanarak istinaf istemini reddetti ği görülmektedir. An ılan maddede, icra daireleri taraf ından takip i şlemlerinden dolay ı herhangi bir sebeple al ınan paralar ın bankaya yat ırılmas ı hâlinde bu paralara ili şkin faizlerin devlete ait olduğu belirtilmi ştir. Bölge Adliye Mahkemesi bu hükmün somut olayda borçlunun yat ırdığı paran ın nemas ının İcra Dairesi taraf ından başvurucuya ödenmesine engel te şkil ettiğini değerlendirmi ştir. 42. Sözü edilen f ıkran ın metni dikkate al ındığında Bölge Adliye Mahkemesinin bu yorumunun bariz takdir hatas ı veya keyfîlik te şkil ettiği söylenemez. Bu durumda yoruma açık olmayan bir kanun hükmünün varl ığından söz edilmesi mümkündür. Nitekim Anayasa Mahkemesi 5/4/2023 tarihli ve E.2023/48, K.2023/72 say ılı karar ında, kural ın özel hukuk kişisine ait olan paran ın kamu otoriteleri taraf ından bankaya yat ırılmas ı sonucu elde edilen semerenin Hazineye gelir olarak aktar ılmas ını öngördü ğünü tespit ederek anayasall ık denetimini bu anlam ve kapsam üzerinden yapm ıştır (bkz. 19). 43. Sözü edilen kararda, yoruma aç ık olmayan ve borçludan tahsil edilen bedelin nemas ının Hazineye intikalini öngören bu hükmün Anayasa'n ın 35. maddesine ayk ırı olduğunu tespit etmi ş ve hükmün iptaline karar verilmi ştir. Kararda, borçludan tahsil edilen paran ın enflasyon kar şısında değer yitirmesini önlemeye yönelik bir tedbir olarak vadeli mevduat hesab ına yat ırılmas ı neticesinde elde edilen neman ın Hazineye irat kaydedilmesinin karşılıksız yararlanma hükmünde oldu ğu ve herhangi bir hakl ı temelinin bulunmad ığı vurgulanm ıştır. Kararda ifade edildi ği üzere devletin zorlay ıcı nedenler olmaks ızın özel bir kişinin mal varl ığından karşılıksız yararlanmas ı düşünülemez. Devletin sundu ğu yarg ı ve takip hizmetleri kar şılığında zaten harç al ınmakta, ayr ıca yap ılan yarg ılama ve takip giderleri de ilgili taraflardan tahsil edilmektedir. Bu durumda bankaya yat ırılan paran ın nemas ının Hazineye irat kaydedilmesinin sunulan yarg ı ve takip hizmetlerinin giderinin k ısmen ilgililere yükletilmesi amac ı taşıdığı da söylenemez. Kararda netice itibar ıyla icra iflas dairelerine tevdi edilen ve özel hukuk ki şilerine ait olan paralar ın nemas ının Hazineye intikal ettirilmesinin anayasal aç ıdan meşru bir amaca dayanmad ığı belirtilmi ştir. 44. Ayr ıca vurgulamak gerekir ki derece mahkemeleri Anayasa'ya uygun olarak yorumlanmas ı mümkün olmayan bir kanun hükmünün uygulanmas ı konusunda çaresiz değildir. Anayasa'n ın 152. maddesinin birinci f ıkras ında, bir davaya bakmakta ola n mahkemenin uygulanacak bir kanunun veya Cumhurba şkanl ığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya ayk ırı görmesi hâlinde söz konusu hükmün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla ba şvuru imkân ını haiz oldu ğu belirtilmi ştir. Anayasa'ya ayk ırı olduğu düşünülen bir hükmün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine ba şvurulmas ı derece Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 11mahkemeleri yönünden bir yetki olman ın yan ında ayn ı zamanda da görevdir. Anayasa'ya ayk ırı olduğu hâlde kanun hükmüne kar şı itiraz yoluna gidilmeyerek uyu şmazl ığın çözüme kavuşturulmas ı o davada görevli mahkemenin Anayasa ile kendisine verilen görevi yerine getirmedi ği anlam ına gelir ve Anayasa ile korunan temel hak ve hürriyetlerin de ihlaline sebebiyet verir (benzer yöndeki de ğerlendirme için bkz. Hulusi Y ılmaz [GK], B. No: 2017/17428, 1/12/2022, 52). 45. Diğer taraftan anayasa koyucu, kanunla insan haklar ı alan ındaki milletleraras ı sözleşmelerin ayn ı konuda farkl ı hükümler içermesi durumunda ç ıkabilecek uyu şmazl ıklarda özel bir çat ışma kural ı ihdas etmi ştir. Anayasa'n ın 90. maddesinin son f ıkras ına 7/5/2004 tarihli ve 5170 say ılı Kanun'un 7. maddesiyle eklenen cümle "Usulüne göre yürürlü ğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ili şkin milletleraras ı andlaşmalarla kanunlar ın ayn ı konuda farkl ı hükümler içermesi nedeniyle ç ıkabilecek uyu şmazl ıklarda milletleraras ı andlaşma hükümleri esas al ınır." hükmünü içermektedir. Nitekim an ılan maddenin gerekçesinde de "Uygulamada usulüne göre yürürlü ğe konulmu ş insan haklar ına ilişkin milletleraras ı andlaşmalar ile kanun hükümlerinin çeli şmesi halinde ortaya ç ıkacak bir uyuşmazl ığın hallinde hangisine öncelik verilece ği konusundaki tereddütlerin giderilmesi amac ıyla 90 ıncı maddenin son f ıkras ına hüküm eklenmektedir." denilmiştir. Dolay ısıyla bir dava s ıras ında uygulanacak kanun hükmünün temel hak ve özgürlüklere ili şkin milletleraras ı andlaşma hükümlerine ayk ırı olmas ı durumunda milletleraras ı andlaşma hükümleri esas alınarak da uyu şmazl ık çözümlenebilir. Bireysel ba şvuru bak ımından Anayasa ile Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) ortak koruma alan ında yer alan temel hak ve özgürlüklerin kapsam ına özel olarak dikkati çekmek gerekir. Ortak koruma alan ında bulunan Sözleşme'de yer alan hak ve özgürlükler zaten Anayasa hükümleri ile korundu ğu için yukar ıdaki çat ışma kural ının uygulanmas ından önce somut norm denetimine ba şvurulmas ının ayr ı bir önemi vard ır (Hulusi Y ılmaz, 53). 46. Sonuç olarak borçludan tahsil edilen paran ın nemas ının Hazineye intikal ettirilmesinin me şru bir amac ı olmad ığından bu durum Anayasa'n ın 35. maddesini ihlal etmektedir. Öte yandan Anayasa'n ın 35. maddesine aç ıkça ayk ırı uygulaman ın dayana ğını teşkil eden 492 say ılı Kanun'un 36. maddesinin birinci f ıkras ının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla ba şvuru yap ılmam ış olmas ı da mahkemelerin Anayasa'n ın 152. maddesinden kaynaklanan yükümlülüklerinin ihlal edilmesi sonucunu do ğurmuştur. 47. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence altına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. Giderim Yönünden 48. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir. (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 12Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 49. Başvurucu, ihlalin tespiti ile yeniden yarg ılamaya hükmedilmesini talep etmi ştir. 50. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 51. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirme nin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 52. Somut olayda ihlal, 492 say ılı Kanun'un 36. maddesinin birinci f ıkras ının yoruma aç ık olmayan hükmünün uygulanmas ından kaynaklanmaktad ır. Bununla birlikte Anayasa'n ın 152. maddesi de hâkime davada uygulayaca ğı kanun hükmünün Anayasa'ya uygun olup olmad ığını inceleme ve Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla ba şvuru yapma görevi yükledi ği gözetildi ğinde ihlalin ayn ı zamanda mahkeme karar ından da kaynakland ığı söylenebilir. Ayr ıca ihlale yol açan hüküm bireysel ba şvurunun yap ıldığı tarihten sonra Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 tarihli ve E.2023/48, K.2023/72 say ılı karar ıyla da iptal edildiğini belirtmek gerekir. Bu durumda, iptal karar ında belirtilen hususlar da dikkate alınmak suretiyle yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulundu ğundan karar ın bir örneğinin Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekir. 53. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve 18.800 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 19.164,60 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının giderilmesi için Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesine (E.2018/135, K.2019/244) GÖNDER İLMESİNE, Başvuru Numaras ı: 2020/91 Karar Tarihi : 4/10/2023 13D. 364,60 TL harç ve 18.800 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 19.164,60 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemenin karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 4/10/2023 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.