Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4335 E. , 2024/1094 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4335 Karar No : 2024/1094 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen …
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4335 E. , 2024/1094 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4335 Karar No : 2024/1094 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, tür değişikliği öncesi oluşan geçmiş yıl zararlarının tamamının kurum kazancından indirilmesi gerektiği yönündeki ihtirazi kaydıyla verilen 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine, ihtirazi kayda itibar edilmeyerek tahakkuk ettirilen ve yıl içinde kesinti yoluyla ödenen vergiler ile geçici vergiye mahsuben ödenen 486.345,66 TL tutarındaki kurumlar vergisinin kaldırılması ve tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından ihtirazi kaydın kabul edilmeme sebebi olarak, ihtirazi kayıtla dilekçe verilmesi gerekirken özel beyan usulü seçilerek beyanname verilmesi gösterilmesine karşın uyuşmazlık konusu döneme ait beyannamenin ihtirazi kayıtla verildiği gibi beyan edilen zarar miktarına ilişkin olarak da ihtilaf bulunmadığı belirtildiğinden tür değişikliği öncesinde oluşan geçmiş yıl zararlarının kurum kazancından indirilebileceği açık olduğu gerekçesiyle dava konusu kurumlar vergisi tahakkuku kaldırılmış, ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının beyanlarını düzeltmesi yönünde herhangi bir zorlayıcı işlem tesis edilmediğinden beyan ettiği matrah ile bu matrah üzerinden tarh edilen vergiye karşı dava açılamayacağı, tür değişikliğinin devir niteliğinde olması nedeniyle değişiklik öncesinde oluşan zararın özsermaye tutarını aşan kısmının mahsup edilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Zarar mahsubuna ilişkin özsermaye kısıtlamasının sadece devir halinde söz konusu olduğu, anonim şirkete dönüşen kurumlarının tür değiştiren limited şirketin devamı olduğundan yapılan işlemin devir olarak nitelendirilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 03/01/2019 tarih ve 9737 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ilana göre, ... Kozmetik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 180 ila 193 maddeleri uyarınca tür değiştirmesi suretiyle davacı şirketin kurulduğu, davacı tarafından ... Kozmetik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi bünyesinde oluşan toplam 2.304.957,12 TL zararın tür değişikliği tarihindeki özsermaye tutarına isabet eden 91.472,43 TL'lik kısmının 2018 yılı kurum kazancından mahsup edildiği, söz konusu zararın özsermaye tutarını aşan kısmının dönem kazancından indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine yapılan kurumlar vergisi tahakkukunun kaldırılması ile yıl içinde peşin ödenen vergilere mahsuben ödenen verginin tecil faiziyle iade edilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 'zarar mahsubu' başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında, kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesinde her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararların indirim konusu yapılacağı, Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrası çerçevesinde devralınan kurumların devir tarihi itibarıyla öz sermaye tutarını geçmeyen zararlarının mahsup edilebilmesi için son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin kanunî süresinde verilmiş olması ve devralınan kurumun faaliyetine devir veya bölünmenin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az beş yıl süreyle devam edilmesi şartlarının ayrıca aranacağı, 'devir, bölünme ve hisse değişimi' başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında, Kurumlar Vergisi Kanununun uygulanmasında, birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanunî veya iş merkezlerinin Türkiye'de bulunması ve münfesih kurumun devir tarihindeki bilânço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilânçosuna geçirilmesi şartıyla birleşmelerin devir hükmünde olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında ise 1. fıkrada belirtilen şartlar dahilinde tür değiştirmelerin de devir hükmünde olduğu hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 5520 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümlerine göre devralınan kurumların geçmiş yıl zararlarının devir tarihi itibarıyla belirlenen öz sermaye tutarına isabet eden kısmının kurum kazancından mahsup edilebileceği açık olduğu gibi Kurumlar Vergisi Kanunu'nun uygulanması bakımından, maddede belirtilen şartlar dahilinde yapılan tür değişikliklerinin de devir hükmünde olduğu kurala bağlandığından tür değişikliği öncesinde oluşan geçmiş yıl zararlarının devir tarihi itibarıyla belirlenen öz sermaye tutarını aşan kısmının kurum kazancından mahsubunun mümkün olmadığı sonucuna varıldığından ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkukta hukuka aykırılık görülmemiş olup yazılı gerekçeyle tahakkuk eden vergiyi kaldıran ve iadesine hükmeden Vergi Mahkemesi Kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 04/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.