Başvuru, beyanları mahkûmiyet kararında belirleyici ölçüde delil olarak kullanılan tanığın duruşmada sanık tarafından sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanları mahkûmiyet kararında belirleyici ölçüde delil olarak kullanılan tanığın duruşmada sanık tarafından sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. 1991 yılı doğumlu olan başvurucu, bireysel başvuru konusu olayların meydana geldiği tarihte Hatay ilinde astsubay olarak görev yapmaktadır. Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) hakkında Ağrı ve Körfez Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen farklı soruşturmalar kapsamında ifade veren şüpheliler T.K. ve O.Ç., başvurucu hakkında açıklamalarda bulunmuştur. Şüpheli O.Ç. beyanlarında özetle 2013-2014 yıllarında Balıkesir'de örgüt abisi Rıdvan kod adlı kişinin evinde örgütsel toplantılar gerçekleştirildiğini ve başvurucunun kendileriyle bu örgütsel toplantılara katıldığını belirtmiştir. Ayrıca şüpheli T.K. ifadesinde başvurucunun, Rıdvan kod adlı kişinin talebi üzerine örgüte himmet adı altında para verdiğini iddia etmiştir. Öte yandan dosya içerisinde yer alan 10/3/2020 tarihli Ankesör/Büfe Analiz Raporuna göre; başvurucunun kullandığı tespit edilen ..87 numaralı GSM hattının, FETÖ/PDY'nin Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) görevli örgüt üyelerinden sorumlu sivil imamlarının örgüt mensubu asker şahıslarla iletişimde kullandıkları ankesör-büfe-sabit hatlarından 23/9/2012–26/7/2015 tarihleri arasında İstanbul, Balıkesir ve Ankara illerinden 105 kez arandığı, ardışık olarak 20 grup ardışık aranma kaydının bulunduğu belirtilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başvurucuhakkında FETÖ/PDY'ye üye olma suçunu işlediği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu, soruşturma kapsamında alınan ifadelerinde tanık beyanlarını ve atılı suçlamayı reddetmiştir. Başsavcılık tarafından başvurucunun FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan cezalandırılması talebi ile 24/9/2020 tarihinde iddianame düzenlenmiştir. İddianamede; başvurucu hakkında aleyhe beyanda bulunan tanıklar O.Ç. ve T.K.nın beyanlarının yanı sıra başvurucunun kullandığı tespit edilen GSM hatlarının FETÖ/PDY'nin TSK'da görevli örgüt üyelerinden sorumlu sivil imamlarının örgüt mensubu asker şahıslarla iletişimde kullandıkları ankesör-büfe-sabit hatlarından İstanbul, Balıkesir ve Ankara illerinden 105 kez arandığı ve 20 grup ardışık aranma kaydına delil olarak yer verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen yargılamada başvurucu ve diğer iki sanık hakkında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili terör suçlarına bakmakla görevli Hatay Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Başvurucu hakkında yargılamaya Hatay Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) başlanmıştır. Mahkemece 11/11/2020 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda tanıklar O.Ç. ve T.K.nın dinlenilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasına, Hatay TEM Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak başvurucu hakkında iddianamede belirtilenler dışında tüm Türkiye çapında ardışık veya tekil arama kaydı olup olmadığı hususunda sorgulama yapılarak sorgu sonucunun gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Başvurucu ile ardışık arandığı bildirilen şahıslar ile ilgili soruşturma olup olmadığının bildirilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına ve başvurucunun kullanımında olan GSM hattının 1/1/2010 ile 31/12/2016 tarihleri arasındaki HTS kayıtlarının getirtilmesine, gelen kayıtların Hatay TEM Şube Müdürlüğüne gönderilerek başvurucu hakkında tüm Türkiye çapında ardışık veya tekil arama kaydı olup olmadığı, varsa buna ilişkin analiz raporunun oluşturulmasının istenmesine karar verilmiştir. Bununla birlikte FETÖ/PDY kapsamında incelenen diğer şahıslar veya şirketler ile mali ilişkisi olup olmadığı, hesaplarına vadeli veya vadesiz toplu para yatırılıp yatırılmadığı gibi ayrıca şüpheli para hareketleri gerçekleştirip gerçekleştirmediklerinin araştırılması ve düzenlenecek raporun gönderilmesi için Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığına müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Duruşmanın ilk celsesinin 28/1/2021 tarihinde görülmesi de kararlaştırılmıştır. Dosyaya gönderilen 10/3/2021 tarih ve 2020-892-72 sayılı MASAK Mali Analiz raporunda; başvurucu adına Bank Asya'da açılmış herhangi bir hesabın bulunmadığı ancak haklarında FETÖ/PDY'ye üye olmak suçundan işlem yapılan birçok şahısla para hareketleri olduğunun belirtildiği görülmüştür. Başvurucunun sabit hatlardan veya ankesörlü telefonlardan diğer örgüt üyesi olan askeri şahıslar ile ardışık olarak aranıp aranmadığı konusunda yapılan çalışma sonucunda düzenlenen sorgu ve analiz raporuna göre başvurucunun kullanıcısı olduğu GSM hattından 2012-2014 tarihleri arasında İstanbul ve Balıkesir illerinden kendisi gibi TSK mensubu astsubay rütbesinde birçok şahıs ile hafta içi mesai saatleri dışında ya da hafta sonları sabit hatlardan 21 kez ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. Yargılama kapsamında tanık O.Ç.nin ifadesi Karabük Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda 28/12/2020 tarihinde istinabe yoluyla alınmıştır. Tanık O.Ç. ifadesinde; Balıkesir Kara Kuvvetleri Komutanlığı Bakım ve Eğitim Merkez Komutanlığında görev yaptığı dönemde 2014 yılında başvurucuyla tanıştığını belirtmiştir. Dışarı çıktıklarında askerî öğrencilerle ilgilenen örgüte bağlı Rıdvan isimli şahsın onları örgüte bağlı evlere götürdüğünü, bu evlerde birkaç kez başvurucu ile karşılaştığını, örgüte ait evlerde sadece sohbet ettiğini, orada genelde Kur'an-ı Kerim ve örgüt elebaşısının kitaplarını okuduklarını anlatmıştır. Örgüte ait evlerde kurban zamanında kendilerinden kurban bağışı adı altında para istendiğini, kendisinin gönüllü olarak 300 TL verdiğini ancak başvurucunun himmet adı altında bağışta bulunup bulunmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını beyan etmiştir. Tanık T.K.nın ifadesi ise Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesi huzurunda 25/1/2021 tarihinde istinabe yoluyla alınmıştır. Tanık T.K. ifadesinde hazırlık beyanından farklı olarak; başvurucuyu örgütsel toplantılarda sadece bir kere gördüğünü ve başvurucunun örgütle başka herhangi bir bağlantısının olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını belirtmiştir. Mahkemenin 28/1/2021 tarihinde yapılan duruşmasına başvurucu, bulunduğu Ceza İnfaz Kurumundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) vasıtasıyla katılmıştır. Aynı tarihli duruşmada başvurucuya tanıklar O.Ç. ve T.K.nın istinabe yoluyla alınan beyanları okunmuştur. Başvurucu, müdafii eşliğinde savunmasını yapmıştır. Başvurucu savunmasında özetle tanıkların beyanlarının çelişkili olduğunu ifade ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Cumhuriyet savcısı esas hakkında mütalaasını sunarak başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasını talep etmiştir. Duruşma sonunda, başvurucu müdafiine esas hakkında savunmada bulunmak için süre verilmiştir. 25/3/2021 tarihinde yapılan son duruşmaya başvurucubulunduğu Ceza İnfaz Kurumundan SEGBİS vasıtasıyla katılmıştır. Gelen ardışık ve tekil arama kayıtları başvurucuya okunmuş; başvurucu en son tekil aranmasının arkadaşının kız arkadaşı tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini, bir kısmının devre arkadaşları tarafından olabileceğini, diğerlerini tam olarak hatırlayamadığını, ardışık arandığı iddia edilen kişilerden bir kısmını tanımadığını, neden arandığını da hatırlayamadığını belirtmiştir. Bu celse Başsavcılık esas hakkında mütalaasını sunmuş, başvurucu mütalaaya karşı savunma yaparak suçlamayı reddetmiştir. Mahkemece başvurucunun FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Kararda, istinabe yoluyla dinlenen tanıklar O.Ç. ve T.K.nın beyanları, MASAK Mali Analiz raporu ile başvurucu hakkında düzenlenen HTS analiz kayıtlarındaki ardışık ve tekil aramalara ilişkin tespit ve analizler Mahkemece delil olarak hükme esas alınmıştır. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Yukarıda yapılan açıklamalar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatını mahremiyet çerçevesinde sakladığı, HTS kayıtları kapsamında sanığın çeşitli tarihlerde askeri mahrem yapıya özgü şekilde kısa süreli sabit hattan arandığı, sanığın askeri mahrem yapı içerisinde örgütçe belirlenen gizlilik kurallara uyarak sohbet toplantılarına katıldığı ve mahrem örgüt sorumlusu ile görüştüğü, bu durumun tanık [O.Ç.] ve [T.K.] beyanlarıyla sabit olduğu, bu itibarla örgüt liderinin gizlilikle ilgili talimatlarına uyarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermesi dikkate alındığında sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılarak suçun işleniş biçimi, sanığın TSK içerisindeki görevi, konumu, suç işleme kastının yoğunluğu ve eylemin özellikleri nazara alınarak alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak sanığın eylemine uyan TCK 314/2, TMK 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." Hüküm, kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Başvurucu, istinaf ve gerekçeli temyiz dilekçelerinde -diğerlerinin yanı sıra- tanıkların hiçbirinin Mahkeme huzurunda dinlenmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Başvurucu10/2/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne, tanık sorgulama hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.