11. Hukuk Dairesi 2010/15220 E. , 2011/15969 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Hasımsız olarak görülen davada Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2008 tarih ve 2008/439-2008/851 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm bel
**11. Hukuk Dairesi 2010/15220 E. , 2011/15969 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Hasımsız olarak görülen davada Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2008 tarih ve 2008/439-2008/851 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dosyaları ile müvekkilinin hamili olduğu Akbank saydam Şubesine ait 2.500 TL bedelli çekin zayi olduğunu ileri sürerek, söz konusu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davaya konu çekin ziyaı konusunda somut bir olay anlatmadığı ve bu konuda hiçbir delil sunmadığı, yasanın bu konuda tam bir ispat şartı aramasa da, izahın doğruluğunun inandırıcı olmasının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili, davaya konu çek müvekkilinin elinde iken zayi olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının yer, zaman, olay belirtmeksizin çekin zayi olduğunu bildirdiği ve bu durumun vakıanın doğruluğunu şüpheli kıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, davaya konu çek fotokopisini dosyaya sunamamakla birlikte çek keşidecisi ile arasında ticari ilişki olduğunu gösterir fatura ve tahsilât makbuzunu dosya içine sunmuştur. Öte yandan mahkemenin karar gerekçesinde de değinildiği üzere çek iptali davalarında, gerek uygulama gerekse doktrinde, sübut açısından tam bir ispat hali aranmamaktadır. Yabancı doktrinde “gerçeğe yakın ispat” olarak da adlandırılan bu durum, mahkemede ilgili konuda kanaat uyandırılması olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda, mahkemece, davacı tarafça ileri sürülen olay ve olgular göz önüne alınarak, işin esasına girilip, gerekli ilanların yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.