6. Ceza Dairesi 2008/13300 E. , 2010/9372 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2008 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre
**6. Ceza Dairesi 2008/13300 E. , 2010/9372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2008 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Uzlaşma; uzlaşmazlığın taraflarının bu süreçte anlaştırılması ve anlaşmaları anlamına gelir. Uyuşmazlığın tarafı devlet olup, fail ve mağdur ise sujedir. Anlaşma, uzlaşmada bunları taraf haline getirmektedir. Sujeler ancak uzlaşmada anlaşır. Fail ve mağdur karar sürecine katılmış olmakla, açıkladıkları irade esasa alınıp uyuşmazlık çözümlenmelidir. Uzlaşma kurumu onarıcı bir adalettir. Bu bağlamda somut olayda; 5395 sayılı Yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın suçunu ikrar etmediği biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması, 2-) Sanığın, ilköğretim okulunun pencere demir korkuluğunu sökmek ve camı kırmak suretiyle içeri girdiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 765 sayılı TCK’nun 493/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması, 3-) 29.07.2002 tarihli Olay Yeri İnceleme ve Tespit Raporunda; hizmetli ... beyanına dayanılarak depodan 6 koli süt çalındığının belirtildiği, aynı tarihli kolluk anlatımında müdür vekili ... ise, çalınan herhangi bir şeyin olmadığını söylediğinin anlaşılması karşısında; anlatımlar arasındaki çelişki giderilerek, eylemin tamamlanıp tamamlanmadığı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptandıktan sonra hukuki durumun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hırsızlık suçunun kalkışma aşamasında kabul edilmesi, 4-) Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 493/1, 522, 55/3. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-a, 31/3; 116/2, 31/3; 152/1-a, 31/3. maddelerinde öngörülen cezaların alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında; 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesi ile (5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254.) maddeleri uyarınca uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde 5237 sayılı Yasanın; gerçekleşmemesi durumunda ise, 765 sayılı Yasanın sanık lehine olduğunun gözetilmemesi, 5-) Kabul ve uygulamaya göre de; Suçun, geceden sayılan zaman dilimi içinde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden 765 sayılı Yasanın 492/1. maddesi ile uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 15.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.