Ceza Genel Kurulu 2007/6-141 E. , 2007/208 K. "" İtirazname :KYB.173565 Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Sanık İ.E..’in hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hiçbir şey almadan olay yerinden ayrılması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCY’nın 145. maddesinin tatbikiyle takdiren ceza vermekten vazgeçilmesine ilişkin olarak Giresun 2. Asliye Ceza Mahkeme¬sinden verilen ve temyiz edilmeksizin kesin…
**Ceza Genel Kurulu 2007/6-141 E. , 2007/208 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname :KYB.173565 Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Sanık İ.E..’in hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hiçbir şey almadan olay yerinden ayrılması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCY’nın 145. maddesinin tatbikiyle takdiren ceza vermekten vazgeçilmesine ilişkin olarak Giresun 2. Asliye Ceza Mahkeme¬sinden verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiş bulunan 20.12.2005 gün ve 216-561 sayılı hükme karşı Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozma başvurusunda bulunulması üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi 03.04.2007 gün ve 16984-4291 sayı ile; “1- Hırsızlık suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda unsurlarının aynı olmadığı, iddianamedeki anlatım şekliyle eylemin aynı zamanda işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturacağı, bu haliyle de 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanığın lehine bulunduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un lehe olduğundan bahisle uygulama yapılmasında, 2- Kabule göre de, a) Sanığa isnat olunan suçun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunduğu cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi gereğince adı geçen sanık hakkında uzlaşma hükümleri uygulanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde, b) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 145. maddesindeki malın değerinin azlığı” kavramı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma halinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda sanığın gece saat 03.30 sırasında müştekiye ait işyerinin giriş kapısını tornavida ile kanırtmak suretiyle açarak içeri girdiği ve kilidi olmayan tahta çekmecede bulunan 5-6 milyon Türk lirası bozuk parayı aldığı nazara alındığında, suçun işlenmesindeki özellik gereği olayda 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde,