Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6558 E. , 2024/2261 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/6558 Karar No : 2024/2261 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : ... Bölge Bilirkişi Listesine kayıtlı olan davacı tarafından, bi…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6558 E. , 2024/2261 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/6558 Karar No : 2024/2261 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : ... Bölge Bilirkişi Listesine kayıtlı olan davacı tarafından, bilirkişilik süresinin dolması üzerine yapılan yenileme başvurusunun reddine ilişkin işleme karşı yapılan itirazın reddine yönelik İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararının kendisine yönelik kısmının iptali istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında.... Asliye Hukuk Mahkemesince kadastro ve fen bilirkişi olarak atandığı E:2020/290 sayılı dosya kapsamında yapılan keşifte taşınmaz üzerinde bulunan binanın bağımsız bölümlerinin ölçümlerinin yapılmadığı gerekçesiyle keşfin yenilenmesine sebebiyet verdiğinden bahisle hakkında başlatılan idari soruşturma neticesinde İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile altı ay süreyle geçici olarak bölge bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına karar verildiği, davacı tarafından anılan karara karşı dava açılmadığı, bu hâliyle davacının 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 10. maddesinde düzenlenen bilirkişiliğe kabul şartlarından, "daha önce kendi isteği dışında bilirkişilik sicilinden çıkarılmamış olmak" şartını haiz olmadığı anlaşıldığından yeniden bilirkişi listesine yazılmasına yönelik yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin hakkındaki altı ay süre ile bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına yönelik karardan, e-tebligattan kaynaklanan sorundan dolayı haberdar olamadığı, aynı fiil nedeniyle ceza davasından beraat ettiği, geçici süreyle çıkarılma kararının gerekçesi görevi kabul etmeme ve süresinde rapor sunmama iken, davaya konu başvurunun reddine gerekçe olarak müvekkilinin liyakatsizliğinin gösterildiği, İdare Mahkemesi kararında ise daha önce kendi isteği dışında sicilinden çıkarılmamış olma şartını taşımadığından bahisle davanın reddedildiği, Mahkemece idari işlemden çok farklı bir gerekçeye dayanıldığı, dava konusu işlemde hiçbir şekilde belirtilmeyen bir husus dikkate alınarak karar verildiği, dava konusu işlemde liyakatsizliğe konu olan gerekçelerin ve dayanakların gösterilmediği, dava konusu işlemde ve işlemdeki gerekçeden bambaşka bir nedenle davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeyerek ve 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : "10.01 Harita ve Harita Bilgileri, Üretimi", "10.04 İmar Uygulamaları", "10.03 Tapu ve Mülkiyet" ve "10.02 Kadastro" alt uzmanlık alanlarında İzmir Bölge Bilirkişi Listesine kayıtlı olarak bilirkişilik görevini icra eden davacı hakkında, kadastro ve fen bilirkişisi olarak atandığı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasındaki tutum ve davranışlarından dolayı açılan idari soruşturma sonucunda İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile altı ay süre ile geçici olarak bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı dava açılmamıştır. Bu süreçte, mevzuatta öngörülen bilirkişilik süresi dolan davacı tarafından, bilirkişilik süresinin yenilenmesi amacıyla yapılan başvuru, "6754 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ve liyakat kriterleri kapsamında" reddedilmiştir. Bu işleme karşı davacı tarafından yapılan itiraz başvurusu ise İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından, İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının kendisine yönelik kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 24/11/2016 tarih ve 29898 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun; "Bilirkişiliğe kabul şartları" başlıklı 10. maddesinde, (1) Bilirkişilik faaliyetinde bulunacak gerçek kişilerde aşağıdaki şartlar aranır: a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak. b) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak. c) Daha önce kendi isteği dışında bilirkişilik sicilinden çıkarılmamış olmak. ç) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da sanat icrasından veya mesleki faaliyetten geçici ya da sürekli olarak yasaklanmamış olmak. d) Başka bir bölge kurulunun listesine kayıtlı olmamak. e) Bilirkişilik temel eğitimini tamamlamak. f) Bilirkişilik yapacağı uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen çalışmış olmak ya da daha fazla çalışma süresi belirlenmiş ise bu süre kadar fiilen çalışmış olmak. g) Meslek mensubu olarak görev yapabilmek için mevzuat tarafından aranan şartları haiz olmak ve mesleğini yapabilmek için gerekli olan uzmanlık alanını gösteren diploma, mesleki yeterlilik belgesi, uzmanlık belgesi veya benzeri belgeye sahip olmak. ğ) Bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşımak. ..." hükmüne; "Bilirkişiliğe başvuru, seçilme usulü ve sicile kayıt" başlıklı 11. maddesinde, "(1) Bilirkişiliğe başvuru, ilgilinin yerleşim yerinin veya mesleki faaliyetlerini yürüttüğü yerin bağlı olduğu bölge kuruluna ilgili belgeler eklenmek suretiyle yapılır. Başvuru şekline ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. (2) Başvuru dilekçesine eklenmesi zorunlu belgelerin eksik olması hâlinde, başvuru sahibine belgeleri tamamlaması için on beş gün süre verilir. Eksik belgelerin tamamlanması hâlinde bölge kurulu tarafından başvuru hakkında karar verilir. (3) Bölge kurulu karar verirken sicile kayıt bakımından öncelikle başvuranın 10 uncu maddedeki şartları taşıyıp taşımadığını değerlendirir ve şartları taşıyanlar arasından başvuranın mesleki tecrübesini, katıldığı meslek içi eğitimleri veya uzmanlığı gösteren belgeleri dikkate alarak en liyakatli olanları seçer. (4) Bilirkişiliğe kabul edilenler, sicile üç yıl için kaydedilir." hükmüne; "Bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Bilirkişiler, aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarılır: a) Bilirkişiliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya sicile kabul tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi. b) Kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi. c) Bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması. ç) 3 üncü maddede belirtilen temel ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunulması. d) Bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması. e) Bilirkişilik süresinin dolmasına rağmen süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmaması. f) Bilirkişinin sicilden çıkarılmayı talep etmesi. (2) Birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir." hükmüne; "İtiraz ve dava hakkı" başlıklı 15. maddesinde, "(1) Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Somut olaya baktığımızda, davalı idare tarafından dava konusu işleme gerekçe olarak liyakat esası ile performans değerlendirilmesi (aslında sicilden ve listeden çıkarılma sebepleri arasında düzenlenmiştir) gösterilmiştir. İdare Mahkemesi ise davanın reddine karar vermiş ve bu kararı, davacı hakkında geçici olarak bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma kararı bulunmasının, Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki şartın kaybedilmesi sonucunu ortaya çıkardığı değerlendirmesine dayandırmıştır. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 11. maddesine göre, bilirkişilik siciline ve listesine kayıt başvurularında, Kanun'un 10. maddesinde belirtilen şartları taşıyanlar arasından mesleki tecrübe, katılmış olunan meslek içi eğitimler veya uzmanlığı gösteren belgeler dikkate alarak en liyakatli olanların seçileceği hüküm altına alınmıştır. Kanun, 10. maddedeki şartları taşıyan herkesin doğrudan bilirkişi olabileceğini tek başına kabul etmemiş, bilirkişilerin seçiminde idareye takdir hakkı sunmuştur. İdarenin bu takdir hakkını olumlu ya da olumsuz şekilde kullandığı durumlarda, gerekçesini ortaya koyması gerektiği de açıktır. Bilirkişi olarak sicile ve listeye kaydedilen kişiler hakkında uygulanacak idari yaptırımlar da Kanun'un 13. maddesinde düzenlenmiştir. Bu yaptırımlar; bilirkişilik sicilinden ve listesinden süresiz çıkarılma, bilirkişilik sicilinden ve listesinden bir yıla kadar geçici süreyle çıkarılma ve uyarmadır. Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi dikkate alındığında, süresiz olarak bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma yaptırımının süresizliğinin esas olması amacıyla daha önce kendi isteği dışında bilirkişilik sicilinden çıkarılmış olanların sicile ve listeye tekrar kaydedilemeyeceği kurala bağlanmıştır. Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "bilirkişilik sicilinden çıkarılmamış olmak" ifadesinden, süresiz olarak çıkarılmamış olmanın anlaşılması gerekmektedir. Geçici süre ile sicilden ve listeden çıkarılmış bir bilirkişinin yenileme başvurusunun bu kapsamda değerlendirilmesi hâlinde, yaptırımların hukuki etkileri ve sonuçları bakımından süresiz ya da geçici süreyle çıkarılma arasında bir fark kalmayacaktır. Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Davalı idarenin gerekçesi bakımından dava konusu işlemin irdelenmesi gerekmektedir. Bilirkişilik Bölge Kurullarının, bilirkişileri en liyakatli eşit kişiler arasından seçmeye yetkili olduğunda; ancak bu yetkinin de hukuka ve mevzuata uygun bir şekilde kullanılması gerektiğinde şüphe bulunmamaktadır. Davacı, bir dava dosyasındaki tutum ve davranışlarından dolayı geçici süre ile bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkartılmış ve cezasını tamamlamış bir bilirkişidir. Davacının yenileme başvurusunun reddedilmesinin gerekçesi ortaya konulurken, daha önce aldığı cezadan farklı bir durumun olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde belli bir fiili nedeniyle yaptırım uygulanan ve süresiz çıkarılmaya maruz kalmayan davacının, aynı fiilden dolayı sicile ve listeye kaydedilmemesi sonucu ortaya çıkmış olacaktır. Bu durumda, yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında ve bu kararı hukuka uygun bulan Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediğinden; dava konusu işlemin gerekçesi, idarenin takdir hakkının kapsamı, davacı hakkında uygulanan idari yaptırım ile kayıt başvurusunun reddine yönelik yeni bir fiili ve hukuki durum oluşup oluşmadığı hususları bir arada değerlendirilerek mevzuat hükümleri çerçevesinde yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 29/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.