Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6510 E. , 2024/490 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/6510 Karar No : 2024/490 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Atatürk Eğit…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6510 E. , 2024/490 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/6510 Karar No : 2024/490 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisinde yapılan ağrı kesici enjeksiyon nedeniyle sol ayağında düşük ayak oluşmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla, 10.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine yönelik kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 24/11/2021 tarih ve E:2019/6808, K:2021/5809 sayılı kararıyla maddi tazminata ilişkin kısmının onanması, manevi tazminata ilişkin kısmı ile reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozulan kısımlar yönünden bozmaya uyularak, davacının manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya dair kısmının ise reddine ve reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine ilk karar tarihindeki maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI:Davacı tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu; davalı idare tarafından, enjeksiyon işleminden önce aydınlatma yapılması ve onay alınması şekil şartına bağlı olmadığından sözlü olarak gerçekleştirilme ihtimalinin olduğu ve ispatının mümkün olmadığı, somut olayda tazmin şartlarının oluşmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ :Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize Konu Kararın, Davanın Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmı ile Reddedilen Maddi Tazminat Nedeniyle Davalı İdare Lehine İlk Karar Tarihindeki Maktu Vekalet Ücretine Hükmedilmesine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı ile reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine ilk karar tarihindeki maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu Kararın, Faize Hükmedilmemesi Yönünden İncelenmesi: Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, uyuşmazlığa ilişkin ön karar başvurusunda bulunulduğu tarihteki haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır. Anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." kuralı yer almıştır. Anılan hükümde usul hukuku kuralı olan taleple bağlılık ilkesi düzenlenmiştir. Söz konusu ilke uyarınca hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceği açıktır. Ayrıca söz konusu Kanun hükmü, emredici hüküm olduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde 10.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalı idareden tahsili isteminde bulunulmasına rağmen, İdare Mahkemesince, hükmedilen manevi tazminat miktarına faiz işletilmediği görülmektedir. Buna göre, Mahkemece, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarına, taleple bağlılık ilkesi gereği dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, faize ilişkin hüküm kurulmamasında hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararının; davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarına faiz işletilmesine yönelik karar verilmemesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının ve reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine ilk karar tarihindeki maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. Davacı tarafından fazla yatırılan .. TL harcın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.