4. Hukuk Dairesi 2023/10489 E. , 2023/13979 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/45 - 2023/46 DAVA TARİHİ : 20.07.2017 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü - İtirazın kısmen kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak düzeltilmiş haliyle kabulün…
**4. Hukuk Dairesi 2023/10489 E. , 2023/13979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/45 - 2023/46 DAVA TARİHİ : 20.07.2017 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü - İtirazın kısmen kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak düzeltilmiş haliyle kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 04.07.2016 tarihli tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 6.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 6.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında bedel artırım yoluyla dava değerini 154.452,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun yetersiz olduğunu, davalının geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ (UHH) KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, "...başvurunun kabulü ile 130.381,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik, için 24.071,00 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 154.452,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta kuruluşundan alınarak başvurana verilmesine..." karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 30.03.2018 tarih ve 2018/İHK-2364 sayılı kararıyla; dosyada mevcut rapor, bilirkişi raporu ve hesaplamalar dikkate alınarak davalı vekilinin itirazının reddine davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulü ile hükmün bu yönden düzeltilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.10.2021 tarih, 2021/4225 Esas, 2021/7795 Karar sayılı ilamıyla; "... 04.07.2016 kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik" hükümleri esas alınması gerekirken kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenen raporun karara dayanak yapılması doğru olmamıştır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince,Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından " Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre iş gücü kaybının tespiti yönünden rapor alınıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir... Somut olayda; kaza tespit tutanağında davacının bulunduğu yer ve emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususu tespit edilemediği belirtilmiştir. Dava konusu kaza ile ilgili soruşturma ifadeleri de dosya kapsamında bulunmamaktadır. Davacının kazada oluşan yaralanmasının sağ humerus kırığı, vertebra kırığı, ulnar ve median sinir arızası olduğu, maluliyetinin de bu teşhisler nedeniyle meydana dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti'nce; öncelikle kaza ile ilgili başlatılan soruşturmada alınan ifadelerin ve gerekli belgelerin denetime elverişli olacak şekilde örneklerinin dosya içerisine alınması, davacıda oluşan maluliyetin KTK'nun 78. maddesi ve Karayollari Trafik Yönetmeliği'nin anılan hükümleri gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin takılması halinde de oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmadığı ve bu durumun maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, BK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir..." gerekçeleriyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; “...Müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra bulunan 454.906,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 19.501,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.952,80 TL geçici bakıcı gideri tazminatın 478.360,91 TL'dir. Bu miktar poliçe limitinin ve UHH tarafından hükmedilen miktarın üzerindedir. UHH kararına başvuran vekili yalnız avukatlık ücreti yönünden itiraz etmiş, heyetimizce verilen ret kararına davalı ... vekilinin temyizi üzerinde Yargıtay tarafından sair temyiz itirazlarının reddi ile maluliyet raporu ve müterafik kusur yönünden kararımız bozulmuş; bozma kararına uyularak yapılan işlemler sonucunda yukarıda belirtilen tazminat miktarları hesaplanmış olduğundan kazanılmış haklar gözetilerek , kararda herhangi bir değişikliğe gidilmesine gerek görülmemiş, heyetimizce verilen ilk kararın tekrarı ile yetinilmesi gerekmiştir...” gerekçesiyle"... Heyetimizce verilen 30.03.2018 gün 2017.E.45935 Esas ve 2018/İHK-2364 Karar sayılı kararın tekrarına, buna göre : 1. Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 26.12.2017 gün ve 2017.E.45935 Esas, K-2017/64791 Karar sayılı kararı sonuç bölümü 3 nolu maddesinde yer alan “3.021,00 TL” rakamının çıkarılarak yerine “15.105,00 TL” rakamının yazılmasına, 2. Kararın bu şekilde düzeltilmiş olarak yerine getirilmesine, ( icrasına ) 3. Sigorta şirketi vekilinin tüm itirazlarının reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesabında davalının kazanılmış hakları gözetilmeksizin güncel verilerin esas alınmasının hatalı olduğunu, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 nci maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da; “ ...yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği…’’ vurgulanmıştır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. 6100 sayılı HMK’nın 359 uncu maddesi “ (1) Karar aşağıdaki hususları içerir: a) Kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları. b) Tarafların ve davaya İlk Derece Mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti. ç) İlk Derece Mahkemesi kararının özeti. d) İleri sürülen istinaf sebepleri. e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep. f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi. g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları. ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/38 md.) Bölge Adliye Mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir.” şeklinde düzenleme içermektedir. Şu halde; İtiraz Hakem Heyeti kararı da Dairemizce bozulmuş, İtiraz Hakem Heyeti bozmaya uyarak yeniden bilirkişi raporları almış ve sonuç olarak davalının usulî kazanılmış hakkı gözetilerek, ilk kararda hüküm altın alınan tazminattan fazlasına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle ilk karar hükmü tekrar yazılmaksızın vekalet ücretine dair hüküm fıkrasının düzeltilmesiyle yetinilmişse de, Dairemiz bozma kararı İtiraz Hakem Heyeti kararları ortadan kalkmış olup İtiraz Hakem Heyetince 6100 sayılı HMK’nın 359 ve 360 ıncı maddeleri gözetilerek yeniden hüküm kurularak bir karar verilmesi gerekirken, bu durum gözardı edilerek tarafların hak ve borçlarını gösterir şekilde hüküm kurulmaması, HMK'nın 297 nci maddesine ve kamu düzenine aykırılık oluşturmuş, bu durum İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.