1. Hukuk Dairesi 2023/73 E. , 2024/1086 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/47 E., 2022/352 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, sü…
**1. Hukuk Dairesi 2023/73 E. , 2024/1086 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/47 E., 2022/352 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, Almanya’da yaşadığını, arada ülkeye geldiğini, maliki olduğu 351 ada 56 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1, 2 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin davalıya devir edildiğini, yapılan işlemlerde hukuki ehliyeti olmadığını, ehliyetsizlik ve hile yolu ile kandırılmak suretiyle tapuda işlem yapmak durumunda kaldığını, davalının taşınmazlara ipotek tesis ettireceğini söylediğini, davalıya herhangi bir bedel karşılığı hiç bir şekilde taşınmazları satmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiş, 05.08.2023 tarihinde ölmüştür. II. CEVAP Davalı, davacıyı ağabeyi vasıtası ile tanıdığını, davacının çektiği 20.000,00 TL tutarında bir krediye kefil olduğunu, davacının işlerinin bozulması nedeniyle kanser hastası olan kızının tedavi masraflarına yetişemediğini ve bir daireyi satmak istediğini söylediğini, kendisinin alabileceğini belirttiğini, 55.000,00 TL’ye anlaştıklarını, 50.000,00 TL kredi çektiğini ve kalan kısmı da öğrendiğini, davacının 2009 yılında kefil olduğu krediyi ödeyemeyeceğini ve diğer taşınmazları da satmak istediğini bildirdiğini, kefil olunan kredinin kalan kısmının ödenmesi ve üzerine 70.000,00 TL verilmesi karşılığında anlaştıklarını, kredi çektiğini, bir süre sonra çok borcu olması nedeniyle dükkanı dava dışı ...’e sattığını ve borçlarını kapattığını, davacının fiil ehliyetini haiz olduğunu ve kandırılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 22.04.2015 tarihli ve 2009/367 Esas, 2015/213 Karar sayılı kararıyla; davacının işlem tarihinde ehliyetli olduğu ve hilenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 28.11.2018 tarihli ve 2016/949 Esas, 2018/14969 Karar sayılı kararı ile; öncelikle ehliyetsizlik iddiasının incelenmesi gerektiği ve ehliyetsizlik iddiası yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemesince Bozma Kararı Sonrası Verilen Karar