3. Hukuk Dairesi 2016/4221 E. , 2017/15253 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile ... 16. Aile Mahkemesinin 2014/226 esas sayılı do…
**3. Hukuk Dairesi 2016/4221 E. , 2017/15253 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile ... 16. Aile Mahkemesinin 2014/226 esas sayılı dosyası ile boşandıklarını, kararın 12/11/2015 tarihinde kesinleştiğini, davaya ilişkin olarak 15/10/2014 tarihli ara kararla dava tarihi olan 06/05/2014'ten itibaren müşterek çocuk için aylık 6000 TL tedbir nafakasına hükmedildiğini, davalı tarafın tedbir nafakası ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle, davalı aleyhine ... 22. İcra Müdürlüğü 2014/37036 esas sayılı dosyası 42,000 TL asıl alacak, 1.356,66 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibi başlattığını, ancak davalının icra takibine ederek takibin durmasına neden olduğunu belirterek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, boşanma davasında müşterek çocuk için tedbir nafakası takdir edilen 15/10/2014 tarihli ara karardan iki hafta sonra anlaşmalı olarak boşandıklarını, davacı ile yapmış oldukları protokolde, müşterek çocuk için aylık 1.750 TL iştirak nafakası belirlendiğini, bunun dışında tarafların birbirlerinden başka bir nafaka talepleri olmayacağının belirtildiğini, her iki tarafın da sözleşme niteliğinde olan bu protokole uymakla yükümlü olduğunu ve buna göre davacının müşterek çocuk için hükmedilen tedbir nafakasını talep edemeyeceğini, kendisinin protokolde belirlenen iştirak nafakasını düzenli olarak ödediğini, ayrıca dava konusu tedbir nafakası dönemlerine ilişkin aylarda dahi müşterek çocuğun okul, sağlık vb giderlerini müvekkilinin karşıladığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, tarafların TMK 166/3 maddesi gereğince boşanma, velayet ve boşanmanın fer'i niteliğinde bulunan nafaka, maddi ve manevi tazminat hususlarında anlaşarak boşandıkları, arafların duruşmada alınan beyanlarında iştirak nafakası ve çocuğun okul giderlerinin karşılanması dışında nafaka talepleri olmadığını açıkça ifade ettikleri, mahkemenin de buna istinaden belirtilen iştirak nafakası dışında nafaka konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verdiği, takibe konu alacağın dayanağının ara karar olup bu konuda esas hakkında hüküm oluşturulmadığından ara kararından sarfinazar olunarak verilen hükmün kesinleştiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.