10. Hukuk Dairesi 2023/10200 E. , 2023/11081 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/121 E., 2023/407 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde Kurum işleminin iptali ve aylık bağlanması davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.…
**10. Hukuk Dairesi 2023/10200 E. , 2023/11081 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/121 E., 2023/407 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde Kurum işleminin iptali ve aylık bağlanması davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 2009 yılı itibariyle eşinden boşandığını ve babasından ölüm aylığı bağlandığını, davalı kurum tarafından davacıya bağlanan ölüm aylığının, eşinden boşandığı halde eşiyle birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların aylıklarının kesileceğine dair 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine dayanılarak kesildiğini, oysa davacının boşanmasının samimi bir boşanma olduğunu, boşandığı eşi ile görüşmediğini, konuşmadığını, çocukların velayeti ile ilgili olarak belirli aralıklarla zorunlu olarak görüştüklerini, davacı ile eşinin İkametgahlarının farklı olduğunu, müvekkilinin uzun süredir kızı ... ile yaşadığını, bu nedenle davalı Kurum tarafından tesis edilen 60991618-HTI.3/1413894 sayılı, 25.06.2014 tarihli Ölüm aylığının kesilmesine dair işlemin iptalini ve davacıya yeniden ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Pendik SGM tarafından gönderilen belgelerden 05.03.2012 tarih, 2012/51 sayılı raporla alınan ifadelerden ve yapılan çevresel soruşturmadan hak sahibinin boşandığı eşiyle yaşadığı kanaatine varıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış aylıklarının kesileceği ve bu kişilere ödenmiş olan tutarların 96 ncı madde hükümlerine göre alınacağı hükmünü amir olduğu, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, haksız ve dayanaksız açılan davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2016 tarih, E.2014/431, K.2016/227 sayılı kararıyla; "Tanık beyanları, araştırma sonuçları, rapor, bilirkişinin isabetli görülen tercih ve kanaati ile bu doğrultuda raporun sonuç kısmındaki 1. ihtimalin dosya kapsamına daha uygun olması, boşanmaya rağmen eşlerin devam eden anne-baba rolleri, eş olma dışındaki rollere bağlı sorumlulukların karşılanması gereğine bağlı ilişki ihtiyacı, bu konuda toplumun anlayışı ve beklentileri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu maaşın elde edilebilmesi için danışıklı olarak boşanılmak suretiyle fiilen birlikte yaşamaya devam edilerek haksız çıkar sağlandığı hususunun sübuta ermediği ve bu iddiaya dayalı Kurum işleminin dayanaksız olup, iptal edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı" gerekçesiyle; "1-Davanın kabulü ile Kurum tarafından davacının aylığının kesilmesine dair 60991618 - HTI.3/1413894 sayılı ve 25.06.2014 tarihli işlemin iptaline ve davacıya yeniden ölüm aylığı bağlanmasına" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 23.10.2017 tarih ve E.2017/4560, K.2017/7120 sayılı kararında; "...Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; Kurum denetmeni tarafından bilgilerine başvurulan, aynı bina daire 3, daire 10, daire 8'de oturan kişilerin tespit edilmek suretiyle beyanlarının alınmadığı anlaşılmaktadır. Davacı ve boşanmış olduğu eşi, kızları ...'un, babada kaldığı yönünde beyanda bulundukları halde, davacının yanında kaldığını beyan ettiği kızları ...’in, kız kardeşi ...’un annesi ile birlikte kendi evlerinde kaldıkları yönünde beyanda bulunmuşlardır. Beyanlar arasında çelişki oluşmuştur. Mahkemece, Kurum denetmeni tarafından bilgilerine başvurulan ve dinlenilmeyen kişiler tespit edilerek, yersiz aylık ödemesi yapılan uyuşmazlık konusu dönem itibariyle davacı ve boşanmış olduğu eşinin birlikte yaşayıp yaşamadıkları hususunda dinlenilmeli, yukarıda belirtilen beyanlar arasındaki çelişkiler giderilerek tüm dosya kapsamı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının boşandıktan sonra eşinden ayrı (kızının yanında) yerleşim yeri adresi olduğu, boşandığı eşi ile aynı tarihte ve aynı hastanede tedavi kaydına rastlanmadığı, dinlenen tanıkların denetim raporundaki tespitlere aykırı şekilde davacı ...'ın boşandığı eşi ... ile boşanma sonrasında birlikte yaşamadıklarına yönelik beyanda bulundukları, Denetmen Raporunda boşanmadan sonra birlikte yaşandığına dair beyanda bulunduğu belirtilen kişilerin tutanakta imzalarının olmadığı, bozma ilamında belirtilen daire sakinlerine ulaşmanın mümkün olmadığı, sadece ...'e mahkemece ulaşılarak beyanının alındığı, beyanında davacıyı tanımadığını bildirdiği, kaldı ki bu kişilerinde Denetmen Raporu eki tutanaklarda imzalarının olmadığı, Yargıtay kararında çelişkili beyan olarak belirtilen davacının kızı ...'un babası ile kaldığı, hafta sonları ablası ...in yanında yaşayan annesinin yanında kaldığı tespiti ile çelişkinin giderildiği, böylece 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanakta, tutanak tanıklarının imzalarının olmaması nedeni ile içeriğinin aksinin ispat edildiği" gerekçesiyle, "Davanın kabulüne, 1-Davalı Kurum tarafından davacının aylığının kesilmesine dair 25.06.2014 tarihli ve 60991618 - HTI.3/1413894 sayılı işlemin iptaline ve davacıya yeniden ölüm aylığı bağlanmasına" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Kurum vekili, verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile yeniden bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.