11. Hukuk Dairesi 2024/4401 E. , 2025/2803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/586 Esas, 2024/827 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/161 E., 2022/3 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâki
**11. Hukuk Dairesi 2024/4401 E. , 2025/2803 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/586 Esas, 2024/827 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/161 E., 2022/3 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 2020/111289 başvuru numarası ile "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalı tarafından başvurunun kısmen kabulü ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-(b,c) hükümleri uyarınca "Sınıf 41:Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Sınıf 44:Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri." bakımından kısmen reddedildiğini, müvekkilinin itirazlarını sunduğunu, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından itirazların incelenmesi neticesinde başvurunun SMK’nın 5/1-(b) hükmü uyarınca kısmen reddi kararının yerinde görülmediği, ancak aynı Kanun'un 5/1-c hükmü uyarınca kısmen reddinin isabetli olduğu kanaatine varıldığını, “...” markasının ilgili sektörde tanımlayıcı bir terim olmamakla beraber günümüzde "..." ibaresi ve “...” markasının özellikle Türkçe kaynaklı sitelerde, televizyon programlarında vb. haber ağlarında ve diyete ilişkin bilgilerin tercümesinin bulunduğu yabancı dil kaynaklı sitelerde esasen müvekkili ile özdeşleştiğinden, YİDK kararının somut olay ve şartlara uygun olmadığını, “...” ibaresinin tanımlayıcılık içermediği, "..." ibaresinin tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri alanlarında bilinir hale gelmesinde müvekkilinin faaliyet gösterdiği tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri alanlarında 2016 yılından itibaren "..." ibaresini içeren markasını tanıtmasından kaynaklandığını, 2016/79200 numaralı başvuru ile “...” markasının müvekkili adına tescil edildiğini, "Aristodiyeti.com.tr" domain ve internet adresine dair tescilin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin "... ..." adlı kitabı bulunduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021/M-1950 sayılı kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; SMK'nın 5/1 (c) hükmünde aranan şartların somut olayda gerçekleştiğini, davacının 2020/111289 sayılı marka başvurusunun “Aristodiyeti” ibaresinden oluştuğunu, YİDK kararında da isabetle belirtildiği üzere, başvurunun ihtiva ettiği "...” ibaresinin, çiğ sebze-meyve tüketme üzerine kurulu bir diyet türünün adı olduğunu, internet üzerinde yapılan araştırmada çok sayıda Türkçe kaynaklı sitede hakkında bilgiye rastlandığını, yaygın biçimde kullanılmakta olduğunu, piyasada, tasviri olarak yaygın kullanıldığını, YİDK kararının tüm yönleriyle hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... başvurusunun reddedilen sınıflar açısından tanımlayıcı olmadığı, davacıya ait 2016/79200 başvuru numaralı marka tescilinin tek başına yoğun bir kullanım olduğunu göstermeyeceği, davaya konu markasal kullanımın çoğunlukla 2018 yılından itibaren günümüze doğru olduğu, bu hali ile geçmişten gelen kesintisiz bir kullanımdan söz edilemeyeceği, tanıtım ve reklam kampanyalarına delil niteliğinde bilgi ve belgenin veya piyasa araştırmasının dosya kapsamında bulunmadığı, bu hali ile davacının SMK'nın 5/2 hükmündeki istisnadan yararlanamayacağı, 2020/111289 numaralı davacı şahıs markasının, reddedilen 41. sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile 44. sınıftaki “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri.” açısından SMK'nın 5/1-c hükmü kapsamında, tescil engeli içinde kalmadığı, davacı yanın SMK'nın 5/2 hükmündeki istisnadan yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2021/M-1950 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...+..." ibareli başvurunun, reddedilen 41. sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile 44. sınıftaki “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri.” açısından SMK'nın 5/1-c hükmü kapsamında tescil engeli içinde kalmadığı, zira “...” ibaresinin reddedilen hizmetler karşısında kavramsal bir bağının bulunmadığı, tescili reddedilen hizmetlerin özelliklerini doğrudan belirtmediği, ilgili tüketici kesiminin, söz konusu hizmetlerin makul düzeyde bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı ortalama tüketicilerinin algısında ayırt edilebilme işlevini yerine getirebileceği, herhangi bir bilgilendirme algısı yaratmadığı, tüketici tarafından davaya konu işaret görüldüğünde refleks olarak mal ve hizmet ile işaret arasında bağlantı kurulamayacağı, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacınınn 2020/111289 "..." ibareli marka tescil başvurusunun kısmen kabul reddine karşı yapılan itirazın reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 2021/M-1950 sayılı kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.