2. Hukuk Dairesi 2021/5367 E. , 2022/2736 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.03.2022 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ... ge…
**2. Hukuk Dairesi 2021/5367 E. , 2022/2736 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.03.2022 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ... geldi. Karşı taraf davacı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemenin tarafsızlığı, adil yargılanma hakkının zımni bir unsuru olup, medeni yargıda hâkimlerin tarafsızlığını sağlayabilmek için muhtelif hükümler sevk edilmiştir. Bunların başında hakimin davaya bakmaktan yasaklı olması (6100 sayılı HMK m. 34-35) ve hâkimin reddi (m.36) kurumları sayılabilir. Diğer yandan mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemiş olması (HMK 375/1-a) ve davaya bakması yasaklı olan veya hakkındaki ret talebi merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin davaya bakarak hükmünü vermesi ve bilahare bu hükmün kesinleşmesi, yargılamanın iadesi sebebi olarak kabul edilmiş (m. 375/1-b) ve hâkimlerin kayırma, taraf tutma ya da taraflardan biriyle kin veya düşmanlığı nedeniyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar vermeleri ise sorumluluk sebebi sayılmıştır (m.46/1-a). Hâkimlerin tarafsızlığını sağlamaya yönelik bu hükümlerden 6100 sayılı Kanunun 34. maddesinde düzenlenen davaya bakması yasak olan hâkimin davaya bakmış olması kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen dikkate alınır ve davadan çekinmesi gereken hâkimin karar vermiş olması mutlak bozma nedenidir. Anılan Kanun’un 36. maddesine göre ise hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi, hâkim de bizzat çekilebilir. Bu hâllerde hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilmiştir. Bunlardan özellikle (c) bendinde, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olmak, hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli sebepler arasında sayılmıştır. Kararı veren istinaf mahkemesinin kanuna uygun şekilde teşekkül etmemiş olması da mutlak temyiz sebeplerinden biridir. Öte yandan, mutlak bozma sebebi dışında kalan usul hukukuna ilişkin aykırılıkların ise hüküm sonucunu etkileyecek nitelikte olması gerekir (HMK m. 371-1-ç). Dosyanın incelenmesinde, ilk derece mahkemesinde yargılamanın büyük bir kısmını yürüten hâkimin, bu kez bölge adliye mahkemesinde daire başkanı sıfatıyla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükme katılmış olduğu anlaşılmaktadır. Davalının temyiz sebepleri arasında bu hususa da yer verdiği görülmüştür.