Başvuru, arsa vasfını haiz taşınmazın bir bölümü üzerinden kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, arsa vasfını haiz taşınmazın bir bölümü üzerinden kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Ekli tabloda sıralanan başvurulara ait başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemelerinden sonra başvurular Komisyonlara sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Konularının aynı olması nedeniyle ekli tabloda numaraları belirtilen başvuru dosyalarının 2017/30577 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirilmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular Halil Kaya, Ali İhsan Yılmaz, Abdullah Aydın, Fatime Kaya, Nuri Oduncu, İbrahim Öner, Hasan Oktay, sırasıyla 1937, 1973, 1971, 1937, 1964, 1955 ve 1949 doğumlu olup Batman'ın Gercüş ilçesinde ikamet etmektedirler. Başvurucuların Batman ili Gercüş ilçesi Pınarbaşı ve Bağlarbaşı mahallelerinde bulunan taşınmazlarının bir kısmı üzerinden kamulaştırma yapılmadan veya idari irtifak tesis edilmeksizin 1995 yılından itibaren farklı tarihlerde enerji nakil hattı geçirilmiş, ayrıca anılan kısma elektrik direği dikilmiştir. Başvurucular muhtelif tarihlerde Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) aleyhine Gercüş Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmışlardır. Başvurucular dava dilekçesinde; arsa vasfında olan taşınmazlarının değerli bir muhitte yer aldığını, taşınmazlarının enerji nakil hattının altında kalan kısmı yönünden tasarruf imkanlarının kısıtlandığını ifade etmişlerdir. Dilekçede, arsa vasfında olan taşınmazları üzerinde imar-inşa çalışmaları yapamadıklarını, taşınmazlarının değerinde ciddi anlamda değer düşüklüğü oluştuğunu, tazminat ödenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Davalı idare ise savunmasında, tazminata hükmedilmesi gerekiyorsa taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri dikkate alınarak dava tarihindeki değeri esas alınmak sureti ile tazminat miktarının belirlenmesini, işleyecek faize ise dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece muhtelif tarihlerde olay yerlerinde bilirkişilerle birlikte keşif yapılmıştır. İnşaat, elektrik ve ziraat mühendisi üç bilirkişi tarafından hazırlanan raporlarda öncelikle emsal alınması gereken satış bedeli tespit edilmeye çalışılmıştır. Bilirkişi raporunda özetle şu tespitlere yer verilmiştir:i. Emsal teşkil ettiği değerlendirilen taşınmazın daha gelişmiş ya da az gelişmiş bir mahallede bulunması, şehir merkezine daha yakın bir mesafede olması ve konut alanının içinde yer alması, emsal taşınmazın piyasada gördüğü rağbet ve satış kabiliyeti hususları dikkate alınarak başvurucuların taşınmazlarının değerinin emsal taşınmaza nazaran az ya da çok olduğu kanaati raporda açıklanmıştır. ii. Taşınmazların bir bölümü üzerinden enerji nakil hattının geçmesi nedeniyle bölgeye yaklaşımın kısıtlandığı, yüksek gerilimin meydana getirdiği manyetik alanın insan sağlığı ve elektronik aletlerin çalışmasını olumsuz yönde etkileyeceği belirtilmiştir.iii. Taşınmazların kullanım bütünlüğünün bozulması nedeniyle değer kaybı oluşacağı sonucuna ulaşılmıştır. iv. Sonuç olarak taşınmazlar ile emsallerinin birbirleriyle mukayeseleri ile bedelin tespitinde etkili olabilecek diğer objektif unsurlar (taşınmazların cinsi, nevi, yüz ölçümü, geometrik yapısı, kamulaştırma tarihinden önce yapılmış emsal satış bedelleri) göz önüne alınarak ödenmesi gereken tazminat miktarları belirlenmiştir. Mahkeme muhtelif tarihlerde davanın kabulü ile bilirkişi raporunu hükme esas alarak belirlenen maddi tazminatın davalı idareden alınarak irtifak hakkı tesis bedeli olarak başvuruculara ödenmesine, el atılan kısım üzerinde TEDAŞ Genel Müdürlüğü adına irtifak hakkı tesisine ve tapuya tesciline karar vermiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) muhtelif tarihlerde Mahkeme kararını onamıştır. Nihai kararlar başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, nihai kararın tebliği üzerine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Şevket Karataş (GK), B. No: 2015/12554, 25/10/2018, §§ 20-