(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/7566 E. , 2012/9729 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... köyü, 264 ada 4 parsel sayılı 2128,48 m², 236 ada 4 parsel sayılı 9664,57 m², 170 ada 6 parse…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/7566 E. , 2012/9729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... köyü, 264 ada 4 parsel sayılı 2128,48 m², 236 ada 4 parsel sayılı 9664,57 m², 170 ada 6 parsel sayılı 1425,59 m² ve 170 ada 4 parsel sayılı 938,72 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayalı olarak, tarla niteliğiyle davalı gerçek kişi adına tespit edilmiştir. Orman Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, Hazine de Orman Yönetimi yanında davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 264 ada 4, 336 ada 4 ve 170 ada 4 parsellerin tamamı ile 170 ada 6 parselin bilirkişi krokisinde (B) harfi ile işaretli 200,43 m²'lik bölümünün tespitlerinin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, mahkemece verilen bu ilk hüküm, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından 264 ada 4, 336 ada 4 ve 170 ada 4 parsellerle ilgili hüküm düzelterek onanmış, 170 ada 6 parselle ilgili hüküm ise bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.03.2011 gün ve 2011/1767-2285 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece çekişmeli 170 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Dosya arasında bulunan tarım bilirkişi raporundan, taşınmaz üzerinde 4- 5 adet kavak ile birer adet gürgen ve karaçam ağacının bulunduğu, başka ağaç ve ağaçcığın yer almadığı, toprağının ise 10- 15 seneden beri sürülüp ekilmediği, bu nedenle doğal çayır otları ile kaplı olduğu anlaşılmaktadır. Bu hali ile, taşınmazda ekonomik amacına uygun bir zilyetliğin varlığından söz edilemeyeceği gibi, bir an için bu tür bir zilyetliğin bulunduğu düşünülse dahi, bunun terk edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Ancak; dosya içeriğinden çekişmeli yerin 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde düzenlenen orman içi açıklığı niteliği taşıyıp taşımadığı anlaşılamamaktadır.