11. Hukuk Dairesi 2023/4858 E. , 2024/1997 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2023/132 Esas, 2023/247 Karar DAVACILAR :... Mirasçıları; A. ... B. ... C. ... D. ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR :1. ... 2.... 3. ... 4.... 5.... 6.... vekilleri ... 7.... vekili Avukat ... 8. ... 9. ... 10. ... Mirasçıları; A.... B.... vekilleri Avukat ... 11. Tusso İnşaat Kollektif Şti. vekili Avukat ... FERİ MÜDAHİL :Sinan İnşaat Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili …
**11. Hukuk Dairesi 2023/4858 E. , 2024/1997 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2023/132 Esas, 2023/247 Karar DAVACILAR :... Mirasçıları; A. ... B. ... C. ... D. ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR :1. ... 2.... 3. ... 4.... 5.... 6.... vekilleri ... 7.... vekili Avukat ... 8. ... 9. ... 10. ... Mirasçıları; A.... B.... vekilleri Avukat ... 11. Tusso İnşaat Kollektif Şti. vekili Avukat ... FERİ MÜDAHİL :Sinan İnşaat Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat ... HÜKÜM :Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin %25 hissesine ve tek başına temsil yetkisine sahip ortağı olduğunu, A. ... ile ...'ın da tek başına temsil yetkilerinin bulunduğunu, müvekkilinin katılmadığı ve bilgisi dışında yapılan 28.05.2002 tarihli toplantıda alınan kararla şirket adresinin taşındığını, şirketin bundan sonra diğer temsilciler tarafından yönetildiğini, şirkete ait Çankaya İlçesi 2 nci Bölge Emek Mahallesi 7560 ada 9 parsel ve 7561 ada 10 parsel sayılı taşınmazların şirket yetkilisi ... tarafından yakınlarına ve güveneceği kişilere düşük bedelle muvazaalı satıldığını, davalıların taşınmazı satın alabilecek maddi imkanlarının bulunmadığını ileri sürerek, 7560 ada 9 parsel sayılı taşınmazın muvazaalı satış işleminin iptali ile taşınmazın davalı şirket adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Islah ile 13.11.2003 tarihli satış işleminin iptaline, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın rayiç bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL' nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... İnş. Koll. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde, davalı şirket adına tescilli taşınmazda müvekkilince kat karşılığı inşaat yapıldığını, müvekkiline düşecek konutlardan 15 tanesinin davalı şirketçe satılması nedeniyle 15 konut ve 225 bin bedel karşılığı iş bu davaya konu taşınmaz ile 7561 ada 10 parseldeki taşınmazın 1/2' sinin müvekkillerine devredildiğini, 15 konut değeri de nazara alındığında rayiç bedelin ödendiğini, yine müvekkilleri ile davalı şirketin yetkilisi arasında bir akrabalık ilişkisinin de bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde, muvazaa şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2021 tarih ve 2020/92 E. ve 2021/133 K. sayılı kararıyla; davalılardan Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'nin davaya konu taşınmazın önceki maliki olduğu, muvazaa iddiasıyla tapunun iptali ve şirket adına tescili istendiğinden böyle bir davada şirkete ve işlemi yapan ...'a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile ... mirasçıları olan davalılar ... (mirasçıları), ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan usulden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davada şirket ana sözleşmesine göre şirketi temsile yetkili her ortağın tek başına taşınmaz satışını gerçekleştirebileceği, davacı tarafın satışın geçersizliğine ilişkin itirazları yerinde görülmediği, zira ...'ın tek başına temsile yetkili bulunduğu, diğer yandan şirketi temsile yetkili ... ve diğer davalıların muvazaalı olarak taşınmazın devrini gerçekleştirdiklerine dair taşınmazın satış tarihindeki rayiç değerinin azlığı dışında hiçbir delil sunulmadığı, bedeller arasında aşırı orantısızlık olması, muvazaanın varlığı ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2018/415 E., 2018/551 K. sayılı kararıyla; ilk derece mahkemesinin kararı hukuk ve yasalara uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 22.01.2020 tarih, 2018/3987 E. ve 2020/650 K. sayılı kararıyla davacının davalı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde, uyuşmazlık konusu 7560 ada 9 nolu parselde Tusso İnş. Koll. Şti.’nden 1/2 hisse devralan davalılardan ...’ın şirket yöneticisi müteveffa ... arasında akrabalık ilişkisi ve davalının ödeme koşulları husundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gizli bir bağış niteliğinde olup olmadığı ve davalı şirket adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle irade sakatlığı halinden söz edilip edilemeyeceği hususlarının tartışılması gereğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3.İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., Tusso İnş. Kollektif Şti. ve ... mirasçıları (..., ...) yönünden mahkemece verilen karar kesinleştiğinden bu davalılar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan davaya gelince, bir kısım davalıların miras bırakanı ve şirketi temsille yetkili ... tarafından taşınmazın 1/2 hissesinin 13.11.2003 tarihinde 105.000,00 TL bedelle davalı ...'a satış gösterilerek devredildiği, mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre, taşınmazın devir tarihindeki rayiç değerinin 3.823.215,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre devir tarihindeki taşınmazın 1/2 rayiç değeri 1.911.562,50 TL olduğu, her ne kadar taşınmazın davalı ...'a devir bedeli ile devrin gerçekleştiği tarihteki rayiç değeri arasında aşırı orantısızlık mevcut ise de, bu hususun tek başına muvazaalı işlemi kanıtlamaya yeterli olmadığı, muvazaa olgusunun başka delillerle desteklenmesi gerektiği, dinlenen davacı tanıklarının muvazaa olgusuna ilişkin somut bilgisi olmadığı, davalı ...'ın ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin duyumdan ibaret olup, görgüye dayalı olmadığı, satış hususunda doğrudan bilgileri bulunmadığı, devir işlemini gerçekleştiren ile devralan arasındaki akrabalık ilişkisi bulunmasının işlemin muvazaalı yapıldığını göstermeyeceği, Tusso Şirketi’nin ekonomik sıkıntıları nedeniyle taşınmazın satıldığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, herhangi bir irade sakatlığından söz edilmesinin de mümkün olmadığı, davalı ...'ın devraldığı 1/2 hisse yönünden devrin muvazaalı olduğu yada davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından bu davalı aleyhine açılan davanın da reddine karar verilmiştir. 4.Dairemizin 25.10.2022 tarih, 2021/5917 E. ve 2022/7381 K. sayılı kararıyla; davacı tarafından uyuşmazlık konusu 7560 ada 9 nolu parselde Tusso İnş. Koll. Şti.’nden 1/2 hisse devralan davalılardan ...’ın şirket yöneticisi müteveffa ...’ın eşinin kardeşinin oğlu olduğu ve esasında bu kişinin alım gücü bulunmadığı halde tapuda bu davalıya yapılan satış ve devir işleminin gerçeği yansıtmadığı ileri sürdüğü, mahkemece yapılan araştırma kapsamında devir bedeli ile taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri arasında açık bir oransızlık bulunduğu hususunun sabit olduğu, her ne kadar, bu durum tek başına muvazaaya delalet etmiyorsa da, davacının az önce bahsedildiği şekilde 1/2 pay devrinin gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddiasının denetlenmesi gerektiği, Dairemizin 22.01.2020 tarihli bozma kararı üzerine dinlenen tanık beyanları karşısında, davalı ...’ın şirket yöneticisi ...’ın kayın biraderinin oğlu olduğu ve bu yöneticinin ekonomik bakımdan davalıya yardımcı olduğunun belirtildiği, bu durum karşısında nüfus kayıtları da getirilerek davalı ... ile yönetici ... tanık anlatımlarında belirtildiği üzere akrabalık ilişkisinin belirlenmesi durumunda, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasındaki fark, yöneticinin davalı alıcıya ekonomik bakımdan yardımcı olması göz önüne alındığında, tapuda yapılan satış işleminin gerçekte gizli bir bağış niteliğinde olduğunu kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu davalı ... ... adına tescil edilen 1/2 hissedar kaynaklı davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., Tusso İnş. Kollektif Şti. ve ... mirasçıları (..., ...) yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu davalılar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dinlenen tanık anlatımlarından, 1/2 payı devredilen ...'ın alım gücünün bulunmadığı, şirket yöneticisi ...'ın kayın biraderinin oğlu olan bu davalıya ekonomik bakımdan yardımcı olduğu, nüfus kayıtlarına göre ...'ın, şirket yöneticisi ...'ın kayın biraderinin oğlu olduğu, taşınmazın bu davalıya 105.000,00 TL bedelle devredildiği, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre de devir tarihindeki 1/2 sinin rayiç değerinin 1.911.562,50 TL olduğu, bedeller arasında aşırı orantısızlık olduğu, tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesinden; satış işleminin gerçekte gizli bağış niteliğinde olduğu anlaşıldığı, davacıların ...'a devredilen 1/2 hisse yönünden muvazaa iddiaları haklı olduğundan, davaya konu 1/2 hissenin halen davalı üzerine kayıtlı olmaması nedeniyle davanın alacak istemi yönünden kabulüne, ıslah dilekçesi doğrultusunda 10.000,00 TL'nin devir tarihi olan 13.11.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davalı ... İnş. Koll. Şti.'ne verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının devir tarihi itibariyle 40 yaşını doldurduğu ve üniversite mezunu olduğunu, ekonomik gücünün olduğunu, taşınmazın davalı ...'a devir bedeli ile devrin gerçekleştiği tarihteki rayiç değeri arasında aşırı orantısızlık olmadığını, kaldı ki bu hususun tek başına muvazaalı işlemi kanıtlamaya yeterli olmadığını, muvazaa olgusunun başka delillerle desteklenmesi gerektiğini, dinlenen davacı tanıklarının muvazaa olgusuna ilişkin somut bilgisi olmadığını, tanıkların davalının ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin duyumdan ibaret olduğu ve görgüye dayalı olmadığını, satış hususunda doğrudan bilgileri bulunmadığını, devir işlemini gerçekleştiren ile devralan arasındaki akrabalık ilişkisi bulunmasının işlemin muvazaalı yapıldığını göstermeyeceğini, Tusso Şirketi’nin ekonomik sıkıntıları nedeniyle taşınmazın satıldığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, herhangi bir irade sakatlığından söz edilmesinin de mümkün olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının yöneticilikten azledildiğinden davayı açamayacak durumda olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali tescil olmadığı takdirde rayiç bedelin tespiti ile tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4271 sayılı Türk Medeni Kanun'un 1025 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.