(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13175 E. , 2009/13885 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 07.02.2006 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar in…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13175 E. , 2009/13885 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 07.02.2006 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 205, 207, 221 ve 278 parsellerin tapu kaydındaki “Sinanpaşa Vakfı” şerhinin terkini istemi ile açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir. Davacılar ...ve ..., sözü edilen tapu kayıtlarında 1/4’er pay maliki olan ... ve ... mirasçılarıdır. Kayıtlarda başkaca paylı malikler de bulunmakta olup bu kişiler davaya dahil edilmiştir. Usul Hukukumuzda davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmasına ilişkin bir hüküm mevcut olmayıp, bu suretle aslında davacı sıfatı olmayan kişiler lehine hüküm tesisi doğru olmamıştır. Çekişmenin esasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece ... Vakfı’na ait “Vakıfname” getirtilmemiştir. Bilirkişi, sadece tapu kayıtlarındaki durum itibariyle vakfın niteliği hakkında yorumda bulunmuş, bilirkişinin yeterli olmayan raporu ile hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. Öncelikle vakıfname getirilerek bu eksiklik tamamlanmalıdır. 27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı ... Kanununun 18.maddesi hükmü gereğince; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir. Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, mukataalı vakıf; zemini vakfa üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder. Hal böyle olunca somut uyuşmazlığın çözümü için, kayda işlenen vakfın mukataalı veya icareteynli vakıflardan olup olmadığının veya miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmeyen ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlardan bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılması gerekir. Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı olacağından bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının keşfen incelenmesi, taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada kadim köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi, vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra görüş bildirilmesi zorunludur.