6. Hukuk Dairesi 2024/2057 E. , 2024/5224 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2007/96 E., 2021/172 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul-Açılmamış Sayılmasına-Kabul Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan, ... ve sözleşme sırasında sağ olan...ile diğer davalı yüklenici ...arasında, 21.12.1995 tarihli noterden düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını; sözleşmede belirtildiği üzere, son katın tamamının yüklenciye bırakıldığını; davalı…
**6. Hukuk Dairesi 2024/2057 E. , 2024/5224 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2007/96 E., 2021/172 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul-Açılmamış Sayılmasına-Kabul Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan, ... ve sözleşme sırasında sağ olan...ile diğer davalı yüklenici ...arasında, 21.12.1995 tarihli noterden düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını; sözleşmede belirtildiği üzere, son katın tamamının yüklenciye bırakıldığını; davalı yüklenici...’un binanın son katında bulunan 12 no.lu daireyi müvekkiline, 9.12.1997 tarihli noterden düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satıp bedelini aldığını ve hiçbir alacağının kalmadığını da beyan ettiğini, müvekkilinin, 1998 Ağustos ayından itibaren, dava konusu taşınmazda fiilen ikamet ettiğini, telefon, su ve elektrik aboneliklerinin kendi adına olduğunu; davalılardan, yüklenici ...ve arsa sahipleri arasındaki anlaşmazlık nedeniyle, dava konusu taşınmazın tapusunun müvekkiline verilmediğini ileri sürerek, Ankara Yenimahalle, 2. Bölge, Varlık Mahallesi 9925 ada, 25- 26 parsellerde kayıtlı binanın 12 no.lu bağımsız bölümün müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Ankara 2 Tüketici Mahkemesi'nin 2009/181 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; miras bırakan ...’nın Ankara Varlık Mahallesi 9925 ada 36 parselde bulunan 10 ve 11 no.lu daireleri yükleniciden satın aldığını, ancak bugüne kadar tescilin sağlanmadığını ileri sürerek, dava konusu 10 ve 11 no.lu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptalini ve ... mirasçıları adına tapuda tescilini talep etmiştir. Birleşen Ankara 15. Tüketici Mahkemesi'nin 2014/2996 Esas dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; miras bırakan ...'nın sağlığında Ankara Yenimahalle Varlık Mahallesi 9925 ada 36 parsel sayılı arsa üzerinde yapılmakta olan binanın 10 ve 11 numaralı dairelerini satın aldığını, ...'nın 22.05.2002 tarihinde vefat ettiğini, söz konusu dairelere ilişkin tapu kayıtlarının sağlanamadığını ileri sürerek dava konusu 10 numaralı bağımsız bölümün ... ile...mirasçıları ...adına tapu kaydının iptaline, 10 numaralı bağımsız bölümün ... mirasçıları olan eşi ..., çocukları...ve ... adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalı arsa sahipleri ..., ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraflarla bir sözleşme yapılmadığını, bu nedenle müvekkilleri açısından davanın husumet nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının oturmakta olduğu dairenin bulunduğu binada kat irtifakına dahi geçilmemiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı yüklenici ...vekili cevap dilekçesinde özetle; halen kat irtifakına geçilmediğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, müvekkilinin tapu vermeyi vaad ettiği zamanda inşaatı bitirdiğini ve oturulabilecek hale getirdiğini, arsa sahiplerinin yasa dışı davranışı ve müvekkilinden haksız menfaat temin etmek istediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/421 Esas, 2011/28 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine dair verilen kararın, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2001/3315 Esas, 2001/4673 Karar sayılı kararı ile davacının arsa payının belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda, 4822 sayılı Kanunda değişiklik yapılarak, 3/c maddesinde konut amaçlı taşınmaz malların da Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamına alınması ve aynı Kanunun 23. maddesi gereği bu kanundan kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Tüketici mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, binanın tamamlanma oranının bilirkişi raporuna göre %98 oranında olduğu, davacıya eksik işler bedeli, iskan masrafları ve SGK borçlarını depo etmesi için kesin mehil verildiği, davacının kesin sürede bedeli depo ettiği, taşınmazın iki adet tek katlı ev ve arsa vasıflı ana taşınmaz olup, kat mülkiyeti/ irtifakı kurulmadığı, davacıya satılan daireye düşecek arsa payının 24.04.1978 tarihli, 19878/3-4 Esas ve Karar sayılı İBK uyarınca tespit edildiği, davacının sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği, ancak davalılar tarafından dava konusu arsa payı tapusunun davacı adına tescil edilmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne; birleşen davaların taraflarca takip edilmediği, bu nedenle 12.09.2017 tarihli celsede dosyaların yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, üç aylık sürede de yenilenmediği gerekçesiyle birleşen davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin asıl davadaki kararına karşı davalı arsa sahipleri...mirasçıları vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca mahkemelerce verilen kararların infaza elverişli olması gerekir. Bir kararın infaza elverişli olup olmadığı hususu da, aynen tarafların talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi kuralında olduğu gibi temyiz ve karar düzeltme incelemelerinde Yargıtayca re'sen gözetilmelidir. Bu kurala uyulmamış olması da, mutlak bozma sebebidir. Diğer taraftan, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 12 vd. maddeleri uyarınca kat irtifakı ve kat mülkiyetine geçilmesi idari bir kararla gerçekleştirilir. İstisnaen Sulh Hukuk Mahkemesi'nce de kat irtifakının kurulmasına karar verilmesi mümkünse de, bu yönde bir dava açılması zorunludur. Kat irtifakına geçiş işleminin kural olarak idari bir işlemle gerçekleştirilebilecek bir iş olması nedeniyle, bu konuda mahkemece dolaylı olarak kat irtifakı tesis edilmesine yol açacak şekilde karar verilmesi kabul edilemez. Kat mülkiyeti veya kat irtifakının kurulmadığı, ancak fiili olarak bağımsız bölümlerin oluştuğu taşınmazlarda, tapu iptali ve tescil isteminde bulunulması halinde, bilirkişilerden rapor alınarak, kat irtifakı kurulmasına esas teşkil edecek şekilde bağımsız bölümlerin arsa payları ve bu bağımsız bölümlerle irtifak paylarının bağlantısı belirlenmeli, böylelikle tarafların hak ettiği arsa paylarının bağımsız bölümlerle irtibatları da gösterilmek suretiyle infazı kabil olacak şekilde arsa payları üzerinden tescil kararı verilmesi gerekir. Oysaki, yukarıda gösterildiği üzere, mahkemece kat irtifakı kurulmadığı halde bağımsız bölümlerin sadece arsa paylarının gösterildiği, arsa paylarının bağımsız bölümlerle irtibatı gösterilmeden tapuda tescil ve teslime karar verildiğinden, karar infaza elverişli nitelikte bir karar olmamış ve bu yönden bozulması gerekmiştir. 2- Öte yandan yüklenicinin temlikine dayanan tapu iptali ve tescil davalarında, arsa sahibi ile yüklenici arasında bulunan sözleşmeye konu olan taşınmaz talep edilmekte ve çoğu zaman da taşınmaz arsa sahibi üzerine kayıtlı bulunmaktadır. Yine temlik alanın yüklenici yerine geçerek talepte bulunması karşısında, arsa sahibinin yükleniciye karşı sahip olduğu itiraz ve def’ileri ancak bu davada ileri sürmesi söz konusu olmaktadır. Bu itiraz ve def'ilerin ileri sürülmesi de ancak arsa sahibinin davada yer alması halinde mümkündür. Yüklenicinin de arsa sahibi ile aralarında bulunan sözleşme gereğince açılan davada yer alması zorunludur. Bu nedenle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan temliken tescil davalarının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafları olan yüklenici ve arsa sahibine karşı birlikte yöneltilmesi gerekir. Diğer yönden, bu zorunluluk gereği olarak arsa sahibi davada yer aldığından ve dava açılmasına da sebebiyet vermediğinden vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekir. Bu nedenle, mahkemece davalı arsa sahipleri aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3-Bu durumda mahkemece yapılacak iş, Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen 2019/148 Esas sayılı dosyasında verilen karar da gözetilmek suretiyle bilirkişilerden ek rapor alınarak kat irtifakına esas teşkil edecek şekilde bağımsız bölümün arsa payları ve bağımsız bölümle irtifak paylarının bağlantısını belirletmek, böylelikle davacının hak ettiği arsa payının bağımsız bölümle bağlantısı da gösterilmek suretiyle infazı kabil olacak şekilde, davalı arsa sahipleri aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmeden bir karar verilmesinden ibarettir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı arsa sahipleri...mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen dosyada davalı...mirasçılarına iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 26.12.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.