Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya gönderilen mektubun bir kısmının sakıncalı görülerek verilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya gönderilen mektubun bir kısmının sakıncalı görülerek verilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/4/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunan başvurucuya A.E.E. isimli kişi tarafından bir mektup gönderilmiştir. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 7/12/2016 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla iletinin gelen posta olduğu belirtilmişse de bu durumun aksine karar içeriğinde mektubun başvurucu tarafından gönderilmek istenen bir mektup olduğu şeklinde bir açıklama yapılarak mektubun bir kısmının sakıncalı bulunması nedeniyle alıkonulmasına karar verilmiştir. Karar gerekçesinde, söz konusu mektup ile terör örgütü mensuplarının örgütsel anlamda haberleşmelerine neden olunduğu vurgulanmıştır. Disiplin Kurulu kararına karşı başvurucu tarafından yapılan itiraz Bolu İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) 6/1/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Ancak kararda, kapalı zarf içindeki mektubun bir kısmının başvurucuya iadesine karar verildiği de belirtilmiştir. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) 12/1/2017 tarihli İnfaz Hâkimliğine hitaben yazdığı yazıda; itiraza konu sakıncalı mektubun gönderildiği zarf açıldığında içinden birden çok kişinin -birden çok kişiye- gönderdiği iletinin bulunduğu ve İnfaz Hâkimliğinin kararından zarftan çıkan hangi iletinin sakıncalı bulunduğu, hangi iletinin sakıncalı bulunmayıp iadesi gerektiğinin açıkça anlaşılmadığı belirtilmiştir. Bir başka ifade ile hükmün infazında tereddüt yaratmayacak şekilde bir karar verilmesi amacıyla İnfaz Hâkimliğinin anılan kararını yeniden değerlendirmesi istenmiştir. Başsavcılık talebi kabul edilerek İnfaz Hâkimliği tarafından yapılan yeniden değerlendirme sonucu 20/1/2017 tarihli ek kararla başvurucunun itirazının kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararda; başvurucuya gönderildiği anlaşılan mektup içeriğindeki 28/11/2016 tarihli Sevgili A. Heval ve 30/11/2016 tarihli Dembaş Hevale Delal A. ile başlayan iki adet iletinin alıkonulmasına, diğer dört adet iletinin başvurucuya verilmesine karar verilmiştir. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı Bolu Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz 31/3/2017 tarihli kararla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; Suriye'nin kuzeyinde yaşanan olaylardan bahsedilen, örgüt üyeleri arasında bilgi akışını sağlamak ve örgüt üyeleri arasındaki bağı diri tutmak amacıyla yazıldığı anlaşılan iletilerin alıkonulmasına ilişkin olarak İnfaz Hâkimliğinin ek kararının usul ve kanuna uygun olduğu değerlendirmesine yer verilmiştir. Başvurucu, imzadan imtina ederek nihai kararı 6/4/2017 tarihinde tebliğ almıştır. Başvurucu 18/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz (B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20) başvurusu hakkında verilen karar.