Başvuru, kanun hükmünde kararname gereğince göreve son verme işleminin iptali talebiyle açılan davanın karar verilmesine yer olmadığına dair bir hükümle sonuçlanması nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kanun hükmünde kararname gereğince göreve son verme işleminin iptali talebiyle açılan davanın karar verilmesine yer olmadığına dair bir hükümle sonuçlanması nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 11/10/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Bireysel Başvuru Öncesi Başvurucunun araştırma görevlisi olarak görev yaptığı İzmir Üniversitesi (Üniversite) 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) ile kapatılmıştır. Başvurucunun görevine, görev yaptığı okulun kapatılması sebebiyle son verilmiştir. Başvurucunun, Üniversitenin kapatılması ve işine son verilmesine ilişkin işlemlerin iptali talebiyle açtığı davanın Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) tarafından 18/5/2017 tarihli kararı ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna (OHAL Komisyonu) gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir. Nihai karar başvurucuya 12/9/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 11/10/2017 tarihinde bireysel başvuru yoluna başvurmuştur.B. Bireysel Başvuru Sonrası OHAL Komisyonu tarafından 13/2/2018 tarihli ve 186521 sayılı karar ile uyuşmazlığın Komisyonun görevleri arasında yer almadığından bahisle dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. OHAL Komisyonu kararı gereğince yeniden yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 2/7/2018 tarihli kararıyla davanın idari davaya konu olabilecek bir işlemin varlığından söz edilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Başvurucunun istinaf talebi Ankara İdari Dava Dairesi Kurulunun 30/12/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucunun istinaf kararına karşı yapmış olduğu temyiz başvurusu Danıştay Beşinci Dairesinin 2019/1451 Esas sayılı dosyası üzerinden incelenmesine devam edilmektedir 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: "İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."