10. Hukuk Dairesi 2013/1347 E. , 2013/17075 K. "İçtihat Metni" ...... Kurumu Başkanlığı adına Av. ...... Çalışkan ile ... adına vasisi ...... Açıkgöz aralarındaki dava hakkında ...... 2. İş Mahkemesinden verilen 28.11.2012 günlü ve 2012/179-2012/617 sayılı hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336/3. maddesi uyarınca kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi, bölge adliye mahkemesine vey
**10. Hukuk Dairesi 2013/1347 E. , 2013/17075 K.** **"İçtihat Metni"** ...... Kurumu Başkanlığı adına Av. ...... Çalışkan ile ... adına vasisi ...... Açıkgöz aralarındaki dava hakkında ...... 2. İş Mahkemesinden verilen 28.11.2012 günlü ve 2012/179-2012/617 sayılı hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336/3. maddesi uyarınca kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a yapılır. Aynı Yasa’nın 448. maddesi uyarınca bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. 336/3. maddesi, bu Kanun’un yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinden olmadığından, geçici 1. madde kapsamında da değildir. Dolayısıyla anılan davalılar vekilinin temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar vermeye yetkili mercii, temyiz incelemesi yapmakla görevli bulunan Dairemizdir. Bu çerçevede davalının adli yardım talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede, 6100 SK.’nun 335 vd. maddeleri uyarınca, adli yardım talebinde bulunan kimsenin, kendisiyle ailesini geçindirmek bakımından önemli bir zarurete düşürmeksizin davanın gerektirdiği giderleri ödemekten kısmen veya tamamen aciz içinde bulunduğunu (...... şartı) ve davasında veya savunmasında haklı olduğunu (haklı olma şartı) ispat etmesi gerekir. Aynı Yasa’nın 336/2. maddesine göre de talepte bulunan kişi, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Somut uyuşmazlıkta ise davalı tarafından sunulan adli yardım talebine ilişkin dilekçenin ekinde, talebini haklı gösterecek hiçbir bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. Bu durum karşısında Dairemizce davalının kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK’nun 337/2. maddesi uyarınca kesin olarak reddine karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle Dairemizce adli yardım talebinin kesin olarak reddine karar verildiğinden, bu kez mahkemece davalı vasisine, adli yardım talebinin reddedildiğinin bildirilmesi ve 1086 sayılı HUMK.’nun 5236 sayılı Kanun ile değişik 432. maddesi yollaması ile 426/D maddesi uyarınca peşin temyiz harcının ve dosyanın Yargıtay’a sevki giderinin ikmali gereklidir. Bu durum karşısında mahkemece, Dairemizin adli yardım talebinin reddi kararının da eklenmesi suretiyle davalı vasisine, HUMK.’nun anılan hükümleri uyarınca gerekli meşruhatı havi davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının adli yardım talebinin kesin olarak reddine, mahkemece, Dairemizin adli yardım talebinin reddi kararının da eklenmesi suretiyle, davalı vasisine gerekli meşruhatı havi davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi için dosyanın mahalline İADESİNE, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.