Hukuk Genel Kurulu 2013/2362 E. , 2014/420 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 19. İş Mahkemesi TARİHİ : 19/06/2013 NUMARASI : 2013/527-2013/561 Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 19. İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.11.2012 gün ve 2012/543 E., 2012/909 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 25.02.2013 gün ve 2013/766 E., 2013/3277 K. sayıl…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/2362 E. , 2014/420 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 19. İş Mahkemesi TARİHİ : 19/06/2013 NUMARASI : 2013/527-2013/561 Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 19. İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.11.2012 gün ve 2012/543 E., 2012/909 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 25.02.2013 gün ve 2013/766 E., 2013/3277 K. sayılı ilamı ile; (...1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre, davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş kazası sonucu vefat eden A.. R.. Y.. nedeniyle davacıların manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Davalı işveren TİGEM in % 20 oranında kusurlu olduğu, % 80 oranında genetik faktörler, bünyesel durum, beslenme şekli ve alışkanlıklar gibi hususların etkili olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece, F.. Y.. için 15.000,00 TL, H..İ.. Y.. ve A.. Y.. için ayrı ayrı 6.000,00' er TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 ) Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen davacı F.. Y.. için 15.000,00 TL, H..İ.. Y..ve A.. Y.. için ayrı ayrı 6.000,00' er TL manevi tazminatların bir miktar fazla olduğu ortadadır.