3. Hukuk Dairesi 2016/8319 E. , 2016/9796 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde;taraflar arasında görülen boşanma davasının derdest ol
**3. Hukuk Dairesi 2016/8319 E. , 2016/9796 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde;taraflar arasında görülen boşanma davasının derdest olduğunu,davacıya takılan ziynetlerin davalının ailesi tarafından alınıp davalının ailesine ait kasaya konulduğunu,sonrasında ise davacı ve davalının davaya konu edilen ziynet eşyalarını alarak bankada kiralık kasaya koyduklarını,davacının düğün videosunu izlediğinde tüm ziynet eşyalarının kendisine teslim edilmediğini tespit ettiğini,tarafların 31.08.2012 tarihinde tatil için gittikleri otelde tartıştıklarını,davalının davacıyı darp edip terk ettiğini ve İzmir'de bulunan müşterek haneden tüm eşyalarını,paraları, ziynetleri ve bankadaki kiralık kasanın anahtarını da alarak gittiğini,sonrasında da bankadaki kasada bulunan tüm ziynet eşyalarını aldığını belirterek,şimdilik 10.000 TL'lik takı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkemece;taraflar arasında görülen İzmir 15.Aile Mahkemesi'nin ... dosyası ile birleşen ... sayılı dava dosyasında davacı ... ...tarafından bu dosyada dava konusu edilen ziynet eşyalarının talep edildiği,bu dosyada yargılamanın devam ettiği,HMK'nun 114/ı bendi uyarınca derdest dosya bulunduğu,her ne kadar davacı vekilince duruşmada ...sayılı dosyasında ziynetler yönünden ayrı harç yatırılarak dava açılması gerektiği tespit edildiği için ayrı bir dava açtıkları yönünde beyanda bulunulmuş ise de,... Mahkemesi'nde ziynet eşyalarının tahsilinin talep edildiği,bu talepten vazgeçildiği vb. bir beyanın bulunmadığı,boşanma talebi ile birlikte olması nedeniyle harcın Harçlar Kanunu uyarınca tamamlanabileceği gerekçe gösterilerek davanın HMK'nun 114/ı bendi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ./.. -2- Mahkemenin red kararına gerekçe gösterdiği HMK'nın 114/1-ı maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmaması da dava şartları arasında düzenlenmiştir. Derdestlik; dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte ise, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir. Çünkü; aynı konuda iki dava açılmasında davacının korunmaya layık bir menfaati yoktur. Daha önce HUMK m.187/4'de bir ilk itiraz olarak nitelenen bu husus HMK m. 114/1-ı hükmü ile dava şartı haline getirilmiştir. Burada anılan dava şartlarından maksat, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için varlığı ya da yokluğu hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca da noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülebilen hallerdir. Aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması konusu eş söyleyişle derdestlik iddiası bir olumsuz dava şartı haline getirilmiş ve bu suretle derdestlik itirazı ilk itiraz olmaktan çıkartılıp; dava şartına ilişkin usuli bir itiraza dönüştürülmesi sağlanmıştır. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukuki korunma sürecini başlatmıştır. Artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı kalmamıştır; bu bağlamda hukuken korunma ihtiyacı içinde bulunmamaktadır ve onun yapacağı iş davanın sonucunu beklemektir. Davayı açmaktaki yarar hukuki olmalıdır; ideal veya ekonomik yarar tek başına yeterli değildir. Derdestlik itirazının korunmasının temelinde aynı davanın tekrar açılıp görülmesinin sağlanmasında davacının hiçbir hukuki yararının bulunmadığı düşüncesi yatmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında;mahkemece her ne kadar ... sayılı dosyası ile birleştirilen... Mahkemesi'nin... sayılı dosyasında da davaya konu edilen ziynetlerin tahsilinin talep edildiği ,bu şekilde derdest dava bulunduğu gerekçesi ile HMK'nun 114/ı bendi uyarınca davanın reddine karar verilmiş ise de;dosya kapsamında yer alan ... sayılı kararı incelendiğinde de görüleceği üzere birleşen ... sayılı dosyasında talep edilen ziynetler yönünden ''takı alacağının tahsili için harcı yatırılarak usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına'' şeklinde hüküm tesis edilmiş ve söz konusu ilamın temyiz edilmesi neticesinde ise karar ziynet talebi ve boşanma yönünden kesinleşmiş olmakla kesinleşen bu ilama göre ziynetlere ilişkin olarak usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığı sabit olmakla, eldeki davada derdestlik durumunun söz konusu olmadığı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca mahkemece;yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle ... sayılı kararı ile mahkemece harcı yatırılarak usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı tespit edilmiş ve bu karar kesinleşmiş olmakla derdestlik durumunun eldeki davada söz konusu olmadığı gözetilmek suretiyle işin esasına girilmesi gerekirken,eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir. ./.. -3- SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...