TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR AZİZ BULUNTU VE FIRAT SAV ĞA BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/22650) Karar Tarihi: 13/2/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/22650 Karar Tarihi : 13/2/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M.Emin KUZYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Pınar ARMA ĞAN YILDIRIM Başvurucular : 1. Aziz BULUNTU Vekili : Av. Mehmet Bedir DURNA 2. F ırat SAVĞA Vekili : Av. Muhammet Abdullah Özcan I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. B
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR AZİZ BULUNTU VE FIRAT SAV ĞA BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/22650) Karar Tarihi: 13/2/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/22650 Karar Tarihi : 13/2/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M.Emin KUZYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Pınar ARMA ĞAN YILDIRIM Başvurucular : 1. Aziz BULUNTU Vekili : Av. Mehmet Bedir DURNA 2. F ırat SAVĞA Vekili : Av. Muhammet Abdullah Özcan I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, ilave tediye alaca ğının tahsili amac ıyla aç ılan davan ın Yarg ıtay daireleri aras ında süregelen görü ş ayr ılığından dolay ı reddedilmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvurular 3/5/2017 ve 26/9/2017 tarihlerinde yap ılm ışt ır. 3. Başvurular, ba şvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinde n sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurular ın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. 2017/35600 numaral ı başvuru dosyas ının hukuki ve fiilî irtibat nedeniyle 2017/22650 numaral ı başvuru dosyas ı ile birleştirilmesine, incelemenin 2017/22650 numaral ı dosya üzerinden yürütülmesine ve di ğer dosyan ın kapat ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 7. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/22650 Karar Tarihi : 13/2/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucular Aziz Bulut ve F ırat Savğa s ıras ıyla Bozova ve Pervari Kaymakaml ığı Sosyal Yard ımlaşma ve Dayan ışma Vak ıflar ında (Vak ıf) hizmet akdine dayal ı olarak çal ışmaktad ır. 10. Başvurucular, kamu personeli olduklar ını ileri sürerek 4/7/1956 tarihli ve 6772 say ılı Devlet ve Ona Ba ğlı Müesseselerde Çal ışan İşçilere İlave Tediye Yap ılmas ı Hakk ında Kanun uyar ınca her bir y ıllık çal ışma süresi içinde ödenmesi gereken iki ayl ık tutar ındaki ilave tediye alaca ğının ödenmesi amac ıyla Vak ıflar aleyhine ayr ı ayr ı dava açm ışlard ır. 11. Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi, i ş mahkemesi s ıfat ıyla yapm ış olduğu yarg ılama sonunda 4/1/2017 tarihli kararla ba şvurucu Aziz Bulut'un davas ının kabulüne karar vermiştir. Gerekçeli kararda; davac ının daval ı Vakfa ba ğlı olarak 1/9/2006 tarihinden itibare n çal ışmaya başlad ığı, daval ı Vakf ın kamu kurumu niteli ğinde oldu ğu, 6772 say ılı Kanun kapsam ında bulunan kurumlarda çal ışanlara her y ıl için ilave tediye ödeme yap ılacağı açıklanm ıştır. 12. Daval ı, istinaf yoluna ba şvurmuştur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 9. Hukuk Dairesi 1/3/2017 tarihli kararla Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin emsal kararlar ına göre Vakf ın 6772 say ılı Kanun gere ğince kamu kurumu niteli ğinde olmad ığını belirterek ilk derece mahkemesi karar ını ortadan kald ırm ış ve kesin olarak davan ın reddine karar vermi ştir. 13. Pervari Asliye Hukuk Mahkemesi de yapm ış olduğu yarg ılama sonunda 14/3/2017 tarihli kararla ba şvurucu F ırat Savğa'n ın açt ığı davan ın kabulüne karar vermi ştir. Gerekçeli kararda davac ının daval ı Vakfa ba ğlı olarak 2004 y ılında çal ışmaya başlad ığı, daval ı Vakf ın kamu kurumu niteli ğinde oldu ğu, 6772 say ılı Kanun kapsam ında buluna n kurumlarda çal ışanlara her y ıl için ilave tediye ödeme yap ılacağı belirtilmi ştir. 14. Daval ı, hükme kar şı istinaf yoluna ba şvurmuştur. Gaziantep BAM 7. Hukuk Dairesi 19/7/2017 tarihli kararla Vakf ın 6772 say ılı Kanun gere ğince kamu kurumu niteliğinde olmad ığını belirterek ilk derece mahkemesi karar ını ortadan kald ırm ış ve kesin olarak davan ın reddine karar vermi ştir. 15. Başvurucular 3/5/2017 ve 26/9/2017 tarihlerinde bireysel ba şvurularda bulunmuşlard ır. IV.İLGİLİ HUKUK 16.İlgili hukuk için bkz. Yasemin Bodur, B.No:2017/29896, 25/12/2018 14-32. V.İNCELEME VE GEREKÇE 17. Mahkemenin 13/2/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: Başvuru Numaras ı: 2017/22650 Karar Tarihi : 13/2/2020 4A. Başvurucular ın İddialar ı 18. Başvurucular; Yarg ıtay ın 7. ve 9. Hukuk Dairelerinin benzer davalarda ilave tediye ödenmesi gerekti ği yönünde kararlar verdi ğini, benzer uyu şmazl ıklar ın farkl ı şekilde sonuçlanmas ının daha önce bu uyu şmazl ıklar ın temyiz incelemesini yapan Yarg ıtay daireleri aras ındaki görü ş ayr ılığından kaynakland ığını, bu bağlamda Yarg ıtay ın 7. ve 9. Huku k Dairelerinin kendileri ile ayn ı statüde bulunan ki şileri kamu i şçisi olarak kabul edip ilave tediye alaca ğına hak kazand ıklar ı yönündeki kararlar ına rağmen Yarg ıtay 22. Huku k Dairesinin bu ki şileri kamu i şçisi olarak kabul etmemesi nedeniyle ilave tediye alaca ğı isteklerinin reddine karar verdi ğini belirtmi şlerdir. Ba şvurucular, ayn ı statüdeki i şçiler için açılan davalarda Gaziantep 8. ve 9. Hukuk Dairelerinin ilave tediye alacaklar ının ödenmesi yönünde karar verirken daha sonra 9. Hukuk Dairesinin vakf ın kamu kurumu olmad ığı gerekçesiyle taleplerinin reddine karar verdi ğini ve içtihat fark ı nedeniyle yarg ıya olan güvenlerinin zedelendi ğini belirterek adil yarg ılanma haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmüşlerdir. B. Değerlendirme 19. Anayasa n ın "Hak arama hürriyeti" kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: ''Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 20. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucular ın iddialar ının özünün adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinden biri olan hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ına ilişkin olduğu ve bu kapsamda bir inceleme yap ılmas ı gerektiği değerlendirilmi ştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden21. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Genel İlkeler 22. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında; herkesin yarg ı organlar ına davac ı ve daval ı olarak ba şvurabilme ve bunun do ğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yarg ılanma hakk ı güvence alt ına al ınm ıştır. 3/10/2001 tarihli ve 4709 say ılı Kanun'un Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ına "adil yarg ılanma" ibaresinin eklenmesine ili şkin 14. maddesinin gerekçesine göre değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınm ış olan adil yarg ılama hakk ı metne dâhil edilmiştir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 36. maddesinde " herkesin adil yarg ılanma hakk ına sahip olduğu" ibaresinin eklenmesinin amac ının Sözleşme'de düzenlenen adil yarg ılanma hakk ını anayasal güvence alt ına almak oldu ğu anlaşılmaktad ır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 54). Başvuru Numaras ı: 2017/22650 Karar Tarihi : 13/2/2020 523. Adil yarg ılanma hakk ı, uyuşmazl ıklar ın çözümlenmesinde hukuk devleti ilkesinin gözetilmesini gerektirmektedir. Anayasa'n ın 2. maddesinde Cumhuriyet'in nitelikleri aras ında say ılan hukuk devleti ilkesi, Anayasa'n ın tüm maddelerinin yorumlanmas ı ve uygulanmas ında gözönünde bulundurulmas ı zorunlu olan bir ilkedir. 24. Hukuk kurallar ının ne şekilde yorumlanaca ğı veya birden fazla yorumunun mümkün oldu ğu durumlarda bu yorumlardan hangisinin benimsenece ği derece mahkemelerinin yetkisinde olan bir husustur. Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuruda derece mahkemelerince benimsenen yorumlardan birine üstünlük tan ımas ı veya derece mahkemelerinin yerine geçerek hukuk kurallar ını yorumlamas ı bireysel ba şvurunun amac ıyla bağdaşmaz. Anayasa Mahkemesinin kanunilik ilkesi ba ğlam ındaki görevi, hukuk kurallar ının birden fazla yorumunun varl ığının hukuki belirlilik ve öngörülebilirli ği etkileyip etkilemedi ğini tespit etmektir ( Mehmet Arif Madenci, B. No: 2014/13916, 12/1/2017, 81). 25. Yarg ısal kararlardaki de ğişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemeleri n yaklaşımlar ını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yans ıtmas ı yönüyle olumludur. Ancak uygulamadaki birlikteli ği sağlamas ı beklenen yüksek mahkemeler içinde yer alan dairelerin benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe göstermeksizin farkl ı sonuçlara ula şmas ı, bir karar ın belirli bir daireye dü ştüğü takdirde onanaca ğı, başka bir daire taraf ından ele alındığı takdirde bozulaca ğı gibi ihtimale dayal ı ve birbirine z ıt sonuçlar ı ortaya ç ıkar ır. Bu ise hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters dü şecektir. Ayr ıca böyle bir alg ının toplumda yerle şmesi hâlinde bireylerin yarg ı sistemine ve mahkeme kararlar ına duymalar ı beklenen güven zarar görebilir ( Türkan Bal [GK], B. No: 2013/6932, 6/1/2015, 64). 26. Anayasa Mahkemesi; bu noktada derece mahkemelerinin hukuk kurallar ını yorumlamas ından kaynaklanan içtihat fark ının süregelen bir hâl ald ığı, başka bir anlat ımla kısa say ılamayacak bir zaman dilimi içinde uygulamada birli ğin sağlanamad ığı durumlarda uygulamadaki tutars ızlıklar ı ortadan kald ıracak nitelikteki tedbirlerin önemine i şaret etmektedir. 27. Hukukun üstünlü ğü ilkesi gere ği yarg ı sistemine olan güveni sa ğlamak ve korumakla yükümlü olan devlet, ayn ı yarg ı koluna dâhil mahkemeler aras ındaki derin ve süregelen içtihat farkl ılıklar ını ortadan kald ırabilecek nitelikte bir mekanizmay ı kurmak ve bu mekanizman ın etkin bir şekilde işleyişini sağlayacak düzenlemeler yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinden biri olarak kabul edilmelidir. (Engin Selek , B. No: 2015/19816, 8/11/2017, 58). 28. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, içtihat farkl ılığını değerlendirdi ği bir karar ında Yarg ıtay ın istikrarl ı olarak uygulanan içtihattan ayr ılarak yeni bir yakla şımı benimsemesi hâlinde kamuoyu nezdinde yarg ıya olan güvenin muhafaza edilmesi bak ımından yeni yakla şımın istikrarl ı bir şekilde uygulanmas ı gerektiğine dikkat çekmi ş ve içtihat de ğişikliği sonucunda benimsenen yakla şımın uygulamada birli ği sağlamakla görevli yüksek mahkemeler taraf ından istikrarl ı olarak uygulanmamas ının adil yarg ılanma hakk ını ihlal edebilece ğine karar vermi ştir (Hakan Alt ıncan [GK], B. No: 2016/13021, 17/5/2018, 48). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 29. Somut ba şvurunun konusu, benzer ko şullarda çal ışan işçiler taraf ından aç ılan davalar ın bölge adliye mahkemeleri hukuk daireleri aras ındaki görü ş ayr ılığı nedeniyle farkl ı sonuçland ığı ve bu hususun hakkaniyete ayk ırı olduğu iddias ıdır. Başvuru Numaras ı: 2017/22650 Karar Tarihi : 13/2/2020 630. Başvurucular; 3294 say ılı Kanun un 7. maddesi uyar ınca, muhtaç olan vatandaşlar ile herhangi bir nedenle ülkede bulunan ayn ı durumdaki ki şilere yard ım etmek, sosyal adaleti sa ğlayan tedbirler almak, sosyal yard ımlaşma ve dayan ışmay ı temin etmek amac ı taşıyan Vak ıfta hizmet sözle şmesine ba ğlı olarak çal ışmaktad ır. Başvurucular; an ılan Vakf ın niteliği, kuruluş amac ı ve yönetim şekli itibar ıyla kendilerinin kamu i şçisi olduğunu ileri sürerek kamu personeline belirli şartlar alt ında yap ılan ilave tediyeden yararlanmak amac ıyla dava açm ışlard ır. 31. Başvurucular taraf ından dosyaya eklenen karar örneklerinden ayn ı işyerinde çal ışan işçiler taraf ından ayn ı nedene dayal ı olarak aç ılan davalar ın bir k ısm ı işçiler lehine sonuçlanm ışken baz ı davalar ın da işçiler aleyhine sonuçland ığı saptanm ıştır. Yine Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen belge ve bilgilerden ülkenin ba şka yerlerinde faaliyette bulunan benzer vak ıflarda çal ışan personel taraf ından aç ılan davalar ın bu tür uyuşmazl ıklar ın öteden beri temyiz mercii olan Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesi ve sonradan bu görev verilen (kapat ılan) Yarg ıtay 7. Hukuk Dairesi taraf ından kabul edildi ği görülmü ştür. Her iki Daire de niteli ği itibar ıyla 6772 say ılı Kanun kapsam ında sayd ıklar ı vak ıf çal ışanlar ının kamu i şçisi olduğunu ve şartlar ı uygunsa idare taraf ından ödenmesine karar verilen ilave tediye alaca ğından yararlanacaklar ına dair kararlar vermi ştir. Buna kar şılık 2011 yılında kurulan Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesi, an ılan vak ıflar ın özel hukuk tüzel ki şisi statüsünde oldu ğunu, dolay ısıyla kamu personeli s ıfat ı bulunmayan çal ışanlar ının ilave tediyeden yararlanmayaca ğını istikrarl ı olarak hüküm alt ına alm ıştır. Başvurucular ın hizmet akdi ile çal ıştıklar ı Vakf ın niteliğini de ele alan İBK'y ı değerlendiren Yarg ıtay daireleri, önceki görü şleri doğrultusunda kararlar vermeye devam etmi ştir. 32. 7144 say ılı Kanun'un 7. maddesi ile 3294 say ılı Kanun'un 7. maddesine eklenen fıkray ı değerlendiren Yarg ıtay HGK'n ın 30/5/2018 tarihli karar ı sonras ında Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesi, yürürlü ğe giren kanunlar ın geçmişe ve kesin nitelik kazanm ış hukuksal durumlara etkili olamamas ının hukukun genel ilkelerinden kazan ılmış haklar ın korunmas ı ilkesinin gere ği olduğunu aç ıklayarak 7144 say ılı Kanun'un 7. maddesinin yürürlük tarihinden önceki döneme ili şkin davalar bak ımından sosyal yard ımlaşma ve dayan ışma vak ıflar ının özel hukuk tüzel ki şiliğine sahip, ayr ı işyeri niteli ğinde ve ba ğıms ız işveren olduğunun belirlendi ği ve taraflar ı bağlay ıcı Yarg ıtay İBK'n ın bulundu ğu gerekçesiyle ilave tediye istemlerinin reddine karar vermi ştir. 33. Bu ba ğlamda Yarg ıtay ın ilgili daire ve kurullar ı taraf ından istikrarl ı olarak uygulanan bir içtihattan ayr ılma söz konusu olmad ığından somut olay ın yukar ıda an ılan Hakan Alt ıncan başvurusundan farkl ı olduğuna işaret etmek gerekmektedir. 34. Yarg ıtay daireleri aras ındaki derin ve süregelen içtihat fark ının faaliyete gire n istinaf mahkemesi niteli ğindeki BAM daireleri aras ında da sürdürüldü ğü saptanm ıştır. Öte yandan Yarg ıtay, işveren konumundaki vak ıflar ın hukuki statüsünün belirlenmesi amac ıyla içtihad ı birleştirme yoluna gitmi ş, ancak an ılan kararda vak ıflar ın özel hukuka tabi tüzel ki şi olduğu tespiti yap ılm ışsa da çal ışan personelin ilave tediye alaca ğına ilişkin bir değerlendirme yap ılmam ıştır. Nitekim Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesi, bu belirlemenin kendi görüşü doğrultusunda oldu ğuna ilişkin aç ıklamalar yaparken Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesi İBK'n ın ilave tediye alaca ğına ilişkin olarak olumsuz bir etkisinin olmad ığı kanaatiyle görüşünde herhangi bir de ğişiklik yapmam ıştır. 35. Yarg ıtay daireleri ve BAM, vermi ş olduğu birbirine z ıt kararlarda vard ıklar ı sonuca hangi nedenle ula şıldığını başvurucular ve üçüncü ki şiler taraf ından objektif olarak anlaşılmas ına imkân verecek yeterli gerekçeler sunmaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2017/22650 Karar Tarihi : 13/2/2020 736. Somut olaya konu sosyal yard ımlaşma ve dayan ışma vakf ı çal ışanlar ının ilave tediye alaca ğına hak kazan ıp kazanmayaca ğı hususunda yedi y ıldan beri süren içtihat farkl ılığının derinleşmiş ve sürekli bir nitelik kazanm ış olmas ı, dairelerin ve buna ba ğlı olarak alt dereceli mahkemelerin vard ığı sonucun davalar ın somut özelli ğinden kaynaklanmamas ı ve hukuki belirsizli ğe yol açan bu durumun ortadan kald ırılmas ını sağlayacak içtihad ı birleştirme karar ı gibi elveri şli bir mekanizma bulunmas ına rağmen bunun işletilmemesi neticesinde uyu şmazl ığın çözümünde görev alan daire ve kurula göre farkl ı ve birbiriyle çeli şkili kararlar ortaya ç ıkm ıştır. Başka bir anlat ımla derin ve süregelen farkl ılıklar ı ortadan kald ırmaya elveri şli bir mekanizma niteli ğindeki içtihad ın birleştirilmesi yolunun i şletilmemesi nedeniyle var ılan sonucun ba şvurucular için öngörülemez oldu ğu ve bu hususun hükümden ba ğıms ız olarak yarg ılaman ın hakkaniyetini zedeledi ği sonucuna ulaşılm ıştır. 37. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucular ın Anayasa n ın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yarg ılanma haklar ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 38. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir... (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 39. Başvurucu Aziz Buluntu; ihlalin tespitine, maddi tazminata karar verilmesini, başvurucu F ırat Savğa ise ilave tediye alaca ğına ilişkin tazminat talebinde bulunmu şlard ır. 40. 6216 say ılı Kanun un 49. maddesinin (6) numaral ı fıkras ına göre esas inceleme kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edilip edilmedi ği ve varsa ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı belirlenmektedir. Ayn ı Kanun un 50. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ise ihlal karar ı verilmesi hâlinde gerekli görüldü ğü takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir. Buna göre ihlal sonucuna var ıldığında ilgili temel hak ve hürriyetin ihlal edildi ğine karar verilmesinin yan ında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağının belirlenmesi , diğer bir ifadeyle ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yapılmas ı gerekenlere hükmedil mesi de gerekir ( Mehmet Do ğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, 54). 41. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hak ve hürriyetin ihlal edildi ğine kara r verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için teme l kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin Başvuru Numaras ı: 2017/22650 Karar Tarihi : 13/2/2020 8sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulmas ı, ihlale konu karar ın veya işlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin alınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55). 42. Bununla birlikte 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilirken idari eylem ve i şlem niteli ğinde karar verilemez. Anayasa Mahkemesi ihlalin ve sonuçlar ının nas ıl giderilece ğine hükmederken idarenin, yarg ısal makamlar ın veya yasama organ ının yerine geçerek i şlem tesis edemez. Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlar ının nas ıl giderilece ğine hükmederek gerekli i şlemlerin tesis edilmesi için karar ı ilgili mercilere gönderir ( Şahin Alpay (2) [GK], B. No: 2018/3007, 15/3/2018, 57). 43.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kayna ğının belirlenmesi gerekir. Buna göre ihlal; idari eylem ve işlemler, yarg ısal işlemler veya yasama i şlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kayna ğının belirlenmesi uygun giderim yolunun belirlenebilmesi bak ımından önem ta şımaktad ır (Mehmet Do ğan, 57). 44.İhlalin derece mahkemelerinin ilgili kanunu yorumlamas ından kaynakland ığı baz ı hâllerde tazminata hükmedilmesi ihlalin bütün sonuçlar ıyla giderilmesi için yeterlidir. Ancak bireysel ba şvurunun amac ına uygun olarak benzer ihlallere yol açan yorumun ayn ı yarg ı kolundaki en üst yarg ı mercii taraf ından ele al ınarak uygulamadaki içtihat da ğınıklığına engel olacak nitelikte birtak ım tedbirlerin al ınmas ı da gerekmektedir. 45.İncelenen ba şvuruda Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. Somut olayda ihlalin ayn ı hukuki nedene dayal ı olarak benzer konumdaki ki şiler taraf ından aç ılan davalarda aradan geçen uzun zamana ra ğmen bölge adliye mahkemeleri hukuk daireleri aras ındaki görü ş fark ının ortadan kald ırılıp uygulama birliğinin sağlanmamas ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. Diğer bir ifadeyle ihlal, başvurucunun ayn ı anda iki farkl ı yorumu yürürlükte bulunan ve bu nedenle belirlilik kriterini ta şımayan bir hukuk kural ına tabi tutulmas ından kaynaklanmaktad ır. 46. Anayasa Mahkemesince yap ılan ihlal tespitinin derece mahkemesi karar ının sonucuna yönelik olmad ığının ve derece mahkemesince var ılan sonuçtan ba ğıms ız olduğunun altı çizilmelidir. Hâl böyle olunca ihlalin giderilmesi için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmamaktad ır. Aksi durum yani ihlalin giderim şekli olarak yarg ılaman ın yenilenmesine hükmedilmesi, bu yorumlardan birine üstünlük tan ınarak taraflardan biri lehine tercihte bulunulmas ı anlam ına gelebilecektir. Bu da var olan ihlali gidermeyece ği gibi derece mahkemesinde görülen uyu şmazl ığın diğer taraf ı aleyhine yeni ihlallerin do ğmas ına yol açabilecektir. Dolay ısıyla somut olayda, yarg ılaman ın yenilenmesi ihlalin sonuçlar ını ortadan kald ıracak nitelikte bir yol olarak kabul edilemeyece ğinden, ba şvurucular ın manevi tazminat talep etmedikleri de dikkate al ınarak yaln ızca ihlalin tespitine karar verilmesi gerekir. 47. Ayr ıca benzeri yeni ihlallerin önüne geçilebilmesi için ihlale yol açan bu durumun gözden geçirilmesi konusunda 4/2/1983 tarihli ve 2797 say ılı Yarg ıtay Kanunu'nun 45. maddesinin ikinci f ıkras ı uyar ınca Yarg ıtay Birinci Ba şkanl ık Kuruluna bildirimde bulunmak gereklidir. Böyle bir durumda ayn ı yarg ı koluna dâhil mahkemeler aras ındaki derin Başvuru Numaras ı: 2017/22650 Karar Tarihi : 13/2/2020 9ve süregelen içtihat farkl ılıklar ı içtihad ı birleştirme yoluyla ortadan kald ırılarak yeni ihlallere neden olacak uygulaman ın önüne geçilmesi de mümkün olacakt ır. 48. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara ayr ı ayr ı ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı yönünden içtihad ı birleştirme karar ına gerek bulunup bulunmad ığı hususunda bilgi edinmesi ve takdiri için Yarg ıtay Birinci Ba şkanl ığına GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucular ın diğer taleplerinin reddine, E. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin BA ŞVURUCULARA AYRI AYRI ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 13/2/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Recep KÖMÜRCÜ Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Üye Üye M.Emin KUZ Y ıldız SEFERİNOĞLU